takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

6 Eylül 2019 - 10:12:13 - 358 Okunma

YAZ BİTİYOR…

Yolda kalanlar ve yolda yürüyenler. Seyahat öncesi ve sonrasında iş ve işlemlerin geniş tahlililerinin yapıldığı dakikaların sessizliğinde gülümsüyorum. Oldum olası seyahatleri seviyorum. Hangi mevsim olursa hayır demiyor, sıcak ayları da tercih ediyorum.

Kurban bayramı sonrasında ilk defa köydeki yazlıkta güzel günler yaşıyorum. Ankara’ya dönüş vakti geldiğinde eşim bahçeyi son kontrolünde “Osman Bey, birkaç gün daha kalsaydık, toparlanacak işler vardı. Çiçekler ne güzel değil mi?” evet her şey çok güzel. Her şey doğal, ne kadar uzak kalmışız ve özlemişiz.

“Akşamın serinliği yıldız yıldız tenimde.” Güneşin onca ısı ve ışığının altında günün her saniyesine şükür eden bir kültürün var olan ve yaşayanları olarak mutluluğumuzu çevremizle paylaşıyoruz.

“ Her sabah ve öğleden sonra evin önündeki yoldan sürekli aynı saatlerde geçenler. “ Hocam günaydın. Nasılsın. Bugün de sıcağa duracak gibi.” “ hocam bugün de mesaiyi tamamladım. Bamya toplamak için her gün aynı saatlerde tarlaya giden ve eve dönüş yapan komşu güneşli günlerden memnun.

İstanbul’da yaşayan orta yaş gurubundan komşum bahçe kapısında duruyor, “ Hocam ben seni hem takip ediyor, hem de okuyorum.” Eyvallah. Günün önemli bölümünde balkondayım. Canlı bir sokaktayız. Tarlaya gidenler, evlerine dönenler ve Erbaa’ya gitmek üzere ana yola çıkanlarla hemen her gün sohbet ediyoruz. Merak ettiklerimle ve uzun yıllar görüşmediklerimizle süre uzuyor.

“Evine barkına kurban olduğum,

Bayramdan bayrama köye gidelim.

Huzuru, güveni orda bulduğum,

Bayramdan bayrama köye gidelim.”

 

Elin ayağın çekildiği saatlerde Kelkit’in kenarında oturup çekirdek çıtlatıyoruz. Nazlı nazlı akan suların aralıklarla ses verip bize gülümsediğini, hal hatır sorduğunu biliyor, biz de söz atıyoruz. Sohbet başladığında akıntıya kürek çekmeden, sevgimizi ve muhabbetimizi iletip yürüyüşe geçiyoruz.

Günlerdir çarşı pazardan bir şey almadık. “ Komşu incirler erişti. Teklifsiz uğrayın ve tadına bakın.” “ Sen de bu köyün çocuğusun ama bizi pek tanımıyorsun. Elmalar oldu, üzümleri yemeğe başladık. Sebzeye daralmayasın hepsi var. ” Yol üzerinde olan bahçelere uğruyor ihtiyacımız kadar alıyoruz. Bu ve buna benzer cümleleri söyleyenlerin sayısı bayağı var. Akraba ablalardan bir tanesi meslektaşım olan kardeşiyle birlikte uğrayıp balkonda kahve içerken; “Ne zaman isterseniz saç kuralım. Çökelekli, soğanlı ve kıymalı pide ve yağlı yapalım. Sen semaveri yak yeter.”

Tütünü tarladan yaprak yaprak kırarak eve götürme işlemi gecenin öteki yarısında başlıyor, sabah güneş kızdırmadan eve dönecek şekilde planlanıyor. Kurutmak için iplere dizilmesi kolay ve iyi kurusun diye kırma işi gece yapılıyor. Gençlik yıllarımda bu çileli ve zor olan saatleri neşeli hale getirmek ve komşu tarlalarla muhabbeti oluşturmak üzere maniler söylenirdi. Tamamen yerli ve kendilerinin ürettiği manilerdi. Ben en iyi tütün dizenlerdendim.

Düğünlerde davul zurna eşliğinde oynadığımız akşamlarda bizi izlemek için gelenlerden gece mani ve şarkılar dinlemek için çalıştıkları tarlaların etrafında dolanırdık. Toy kurulduğu,  kocaman kazanlarda yemeklerin piştiği, uzun havaların söylendiği, canlardan hediye işlemeli mendil ulaştığı anlardı.

“Elinden dilinden şifa alınca

Çiçekle bülbülden nasip var güzel

Umutlar huzurla birlik olunca

Akşamı sabaha eklersin güzel.”

 

Sabahı akşamı doğru, güvenilir, dinlendirici ve gülümseyen günlerin tatlı alıntılarıyla

yeniden yollardayız. Yollar araçlarla dolu, yollar sıcak, yollar uzun, yollar…

Ankara’ ya dönüyoruz. Özlemişiz. Evin, arkadaşların ve dostların olduğu her yer özleniyor…

Hasat mevsiminin tüm güzelliklerini, bolluğunu, bereketini ve doğallığını köyde bırakıyoruz.

Yaz bitiyor…

"Osman Baş" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?




PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku