takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

15 Kasım 2019 - 10:11:55 - 220 Okunma

YARAMAZ (!)

Bu kelimenin hepimizin hayatında mutlaka bir yeri vardır. Kimi zaman sevimli, kimi zaman hırçın, kimi zaman şirin bir ifadenin yansıması olarak bizi hep meşgul etmiştir.

Bazen yaramaz kelimesini sevimli çocuklar için kullanırız. Bir yerde durmayan, çevresine rahatsızlık vermekten çok meşgul etmeye çalışan, bütün dikkatleri kendi üzerinde toplamak isteyen, şirin, tatlı, sevimli ve cin gibi çocuklara “Ne yaramaz çocuk!” deriz. Aslında tam da “Ne şirin bir çocuk!” anlamında kullanırız.

Bazen “sevimli” anlamını ön plana çıkararak evimizde beslediğimiz, kediler, köpekler, kuşlar ve çeşitli hayvanlar için kullanırız.

Aynı kelimenin olumsuz manası da vardır. İşe yaramaz, ele avuca sığmaz, son derece zararlı, ortalığı kasıp kavuran, çevresine zarar veren ve huysuz manası da yok değildir.

Dün bir okula uğradım, kitaplarımı öğretmenler odasındaki masanın üzerine koydum. Bildiğiniz tanıdığınız kitaplar. Tuna’ya Doğru, Kutsal Vatanın Mukaddes Yolcuları, Karun’un Hazineleri, Şeker Tarlası, Kadife Yürekli Kız, Horoz Profesörü gibi…

Pek çok öğretmen arkadaşım, iltifatta kusur koymadı. Teşekkür ettiler. Hoş geldiniz dediler. İkramda bulundular. Konuştuk, sohbet ettik… Herkes derse girdi… Neden sonra elli-elli beş yaşlarında kır saçlı, gri bir ceket giyen öğretmen arkadaşlardan biri eli cebinde kitaplara yaklaştı… Göz ucuyla kitaplara şöyle bir baktı. Suratını ekşitti. “ Bunlar kitap mı?” , “Evet!” . “Yaramaz!…”

Şok oldum. Bir öğretmenin ağzından kitaplar için “”Yaramaz!””  yani “Hiç bir kıymeti yok. Boş, faydasız.” anlamında “yaramaz” kelimesini duymak inanın beni şaşırtmıştı.

“O nasıl söz hocam, kitapların ne zararını gördünüz? Kitaplardan daha faydalı ne var?…” soruma cevap bile vermedi.  Bir şey demedim, diyemedim. Kim bilir belki de bir sorunu vardı. Belki de artık eğitim camiasındaki görevinin bittiğine, artık her şeyin boş, bomboş olduğuna inanmış biriydi. Öyleyse bu cıvıl cıvıl gelecek kokan, sevimli yaramazların sınıfları heyecanla doldurduğu okulda ne işi vardı? Kendi kendime soramadan edemedim.

Bunca yıl eğitim camiasının içindeyim. Bir öğretmenin ağzından ilk kez kitaplar için olumsuz anlamda “yaramaz” kelimesi kullanılmıştı. Kitap-Tokat projesinin uygulandığı bir şehirde böyle düşünen birinin olması ne garip…

Öyle ya herkes kitabı sevecek değil ya!…

Şuna yürekten inandım: Biri kendini sevmiyorsa, kendisiyle barışık değilse, kitapları niye sevsin ki…

Demek ki yaramazlık kavramı sadece çocuklar için değil, bazen büyükler de “yaramaz” oluyor.

Öğretmenler gününe doğru hızla yaklaştığımız şu günlerde, ebediyete göçen bütün öğretmenlerimizi rahmetle anıyor, yaşayanlara gönül dolusu sevgiler sunuyorum.

"Mehmet Emin Ulu" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır.

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku