takip et takip et takip et
Gündem

6 Ocak 2020 - 438 Okunma

TÜRKAV’DA SARIKAMIŞ SOHBETİ

Abone Ol

Prof. Dr. Demir: “Askerlerin birbirini çekememesi gibi sebeplerden dolayı harekat planları her zaman aksıyor. Aslında kağıt üzerinde çok iyi planlanmış ama bazen planların ötesinde Allah’ın takdiri var.”

Türkiye Kamu Çalışanları ve Dayanışma Vakfı (TÜRKAV) Tokat Şubesi’nce Sarıkamış Harekatının Yıldönümü vesilesiyle Şehitleri Anma etkinliğinde tertip edildi. 04 Ocak Cumartesi günü vakfın konferans salonundaki sohbet etkinliğinde tarihçi akademisyen Prof. Dr. Alpaslan Demir, edebiyat öğretmeni Mahmut Hasgül, emekli eğitimciler Şerare Yağcıoğlu Kıvrak, Burhan Kurddan, şair Rasim Yılmaz ve gazeteci Fatih Kılıç konuşmacılardı.

BAŞKAN METİN TAYARER:

“ÜLKÜMÜZÜ SICAK TUTMALIYIZ”

TÜKRAV Tokat Şube Başkanı Metin Tayarer etkinliğe dair kısa bir bilgilendirme konuşması yaptı. Başkan Tayarer konuşmasında “Allah Sarıkamış şehitlerimizden razı olsun. Ruhları şadolsun tüm şehitlerimizin. Devletimizin bir politikası haline getirilmesine inanıyorum bir eğitimci olarak; bir Yunan’ın megoideali var, sürekli sıcak tutuyorlar, çocuklarına ikinci sınıfta, sekiz yaşında bunu vermeye başlıyorlar. Çocuk büyüdüğünde işte Konstantinepolis’i, Ege Bölgesini, adaları, Kıbrıs’ı, Batı Trakya’yı kendi toprakları olarak görüyor. Bizim de Türk Milleti olarak çocuklarımızda ülkümüzü diri tutmalıyız. Bunun devlet politikası haline gelmesini istiyoruz Türk Milliyetçisi öğretmenler olarak. Bizlerin düşmanlarımızı bilmemiz lazım.” diye mesajını verdi.

KUR’AN TİLAVETİ İLE BAŞLADI

Sarıkamış Şehitleri için sohbete, emekli eğitimci Burhan Kurddan’ın Kur’an tilaveti ile başlandı. Sonrasında tarihçi Prof. Dr. Alpaslan Demir, Sarıkamış Harekatı’nı, o dönemin şartlarını içeren bir sunumda bulundu. Prof. Dr. Demir özetle “biz geniş bir coğrafyaya yayılmış bir milletin torunlarıyız. Biz diğer milletlerden farklıyız. Türkler, yayıldılar. Bu yayılma hiçbir zaman ganimet elde etme, yağmalama, sömürme anlayışıyla yapılmış yayılmalar değildir, ayak bastıkları yeri vatan bilmişlerdir ve yaklaşık 60 milyon kilometrekareye tekabül eden yayılma alanlarında üzerinde 200’den fazla imparatorluk, devlet, beylik kurmuşlar, Dünya coğrafyasının yüzde 40’ıdır, bütün bu toprakları vatan bilmiş ve savunma adına bulunmuşlardır. Huzur verme, nizamı alem dediğimiz kutlu davayı uygulamaya çalışmıştır.” dedi.

SARIKAMIŞ HAREKATI VE ENVER PAŞA…

Sarıkamış Harekatı için verdiği bilgilerde, harekatın bu topraklarda kalabile uğruna yapıldığını vurgularken “başarılı olmuş bir harekat değildir ama öylesine bir mücadele olmuştur ki milletin direncini artırmıştır. Enver paşa aşkını bile mektuplarla yaşayan bir insan olmuştur. Bu insanların derdi neydi? Bu insanların bir vatan derdi vardı. En ağır hakaretler yapılıyor. Cumhuriyetle problemi olan insanlar maalesef Enver paşaya saldırı içinde bulunuyorlar. Ama şu unutulmamalı ki bu insanlar hayatlarının baharını bu ülkenin kurtulması için var güçleriyle savaşarak geçirdiler. Adam evinde bile oturan biri olmamıştır. Atatürk’ün derdi neydi? Enver paşanın derdi neydi? Bunların bir vatan derdi vardı. Özellikle bu Sarıkamış harekatından dolayı çok fazla eleştirilmektedir. 1. Dünya Savaşında malum olduğu üzere Almanya ile birlikteydik. Ruslarla savaşta Rusların Kuzey’deki güçlerinin bölünebilmesi için bir Kafkas cephesi açılması gerekiyordu. Bu yeni cepheye Ruslar gücünü bölmek zorunda kalacaktı, onun için Kafkas cephesi açılmalıydı. Sarıkamış, Rusların Tiflis’ten geçip trenle ulaştıkları son nokta. Yani Ruslar Tiflis’ten askerlerini trene bindirdiklerinde 6 saatte Sarıkamış’talar. Mühimmatı 6 saatte o bölgeye getirebiliyorlar. Biz o bölgeye nasıl ulaşabiliriz, Niğde Ulukışla’ya kadar trenle gelebiliriz, oradan 600 km. yürüyerek o cepheye gelebiliriz ki bu da askeri yürüyüşle 33 güne tekabül ediyor. 33 gün yürüdükten sonra bir de asker cephede savaşacak. Sarıkamış’taki tren istasyonunu aynı zamanda Rusların daha iç tarafa harekat edebilmesi için bütün mühimmat depoları, sağlık ocakları o bölgede. Dolayısıyla Sarıkamış’ın ele geçirilmesi Rusların Anadolu’ya ilerleyişini durdurmak açısından çok önemli. Enver Paşa, burayı ele geçirmek istiyor. Bu savaşın kaderini etkileyebilecek bir olay aslında. Harekat planı hazırlanıyor ama maalesef askerler arasında iç çatışmalar oluyor ki biz bunu Balkan savaşlarında da yaşıyoruz, askerlerin birbirini çekememesi gibi sebeplerden dolayı harekat planları her zaman aksıyor. Harekata karşı çıkan komutanlar var. Hasan İzzet paşa karşı çıkıyor. Hafız Hakkı paşa böyle bir harekatın yapılabileceğini savunuyor, raporlarla beyan ediyor. Enver paşa bizzat bölgeye gelerek harekatı komuta etmek istiyor. 22 Aralık 4 Ocak arasındaki bir dönemdir bu harekat. 18 Aralık’ta harekata karşı çıkan Hasan İzzet Paşa’nın istifasını alıyor ve bizzat komutayı kendisi üstleniyor. Aslında kağıt üzerinde çok iyi planlanmış ama bazen planların ötesinde Allah’ın takdiri var. Hava şartlarının normalden daha soğuk olması söz konusu. Askerler ince kıyafetlerle gönderilmiştir, doğrudur. Bu askerlerin mühimmat ve gıdası İstanbul’dan gemilerle Trabzon’a gönderilecek, oradan içeriye nakledilecektir ama maalesef bu mühimmat gemileri Ruslar tarafından Karadeniz’de batırılmıştır. Dolayısıyla mühimmat eksiği var. Ama yine de Enver Paşa bu harekatı uyguluyor. Bu harekatta bütün askerlerin Allahuekber dağlarından getirilmekte olduğu gibi algı var. Bu böyle değil. Allahuekber dağlarından gelecek asker bu harekatın bir bölümü. Onun dışında Sarıkamış’a  başka yönden saldırı var zaten. Tek bir kurşun atılmadı gibi bir algı var, hayır! Diğer birlikler Sarıkamış’ta askeri saldırı ile ele geçiriyorlar zaten. Planına göre bir grup da Allahuekber dağlarından arka taraftan gelecekler. İşte bu grup maalesef bölge şartlarının, hava şartlarının daha soğuk olmasıyla, gece yürüyüşü yapılmasıyla burada bazı askerlerimizin donarak şehit olmasına neden oluyor. Bütün askerlerimiz burada donmadı. Bu birlikten geri kalanlar Sarıkamış’a indi. Diğer birlikler sokak çatışmasına girmişler, hatta Ruslar öyle bir şaşırmış ki bozguna uğradıkları konusunda en yakın noktadaki Tiflis’teki Rus halkı Tiflis’i boşlatmış. Bölgedeki Rus komutan da yardımcısına bırakıp bölgeyi terk ediyor. Ama son anda Rus Komutan, Osmanlı birliklerinin gücünün azaldığını fark ediyor ve direnişe geçiyor. İşte o direnişe geçince orada tarih dönüyor ve Osmanlı askerleri ele geçirdikleri Sarıkamış’ı bırakıp geri çekilmek zorunda kalıyor. 30 bin kaybımız var. 15-20 askerimizin donarak öldüğünü Rus kaynakları söylüyor. Burada sadece Osmanlı kayıplarından söz edilir ama aynı zamanda Ruslar’ın da 30 bin askeri ölmüştür. Hareket böylesi bir harekat. ” diye anlattı.

Sonrasında edebiyat öğretmeni Mahmut Hasgül konuşmasını yaparken “mühim olan vatan için canı vermek kadar bir ömrü verebilmektir.” diye mesajını verdi. Şair-yazar Rasim Yılmaz, Sarıkamış için duygularını kaleme aldığı şiirini okudu. Emekli eğitimciler Burhan Kurddan ve Şerare Yağcıoğlu Kıvrak, gazeteci Fatih Kılıç konuşmalarını yaptılar.


" TÜRKAV’DA SARIKAMIŞ SOHBETİ konulu haberimizde tokat haberleri olarak sizlere TÜRKAV’DA SARIKAMIŞ SOHBETİ ile ilgili son gelişmeleri aktarmak istedik. Tokat haber olarak hemen yukarıda TÜRKAV’DA SARIKAMIŞ SOHBETİ ile ilgili yorum ve görüşleri inceleyerek sizlerde yorum bırakabilirsiniz. "

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır.

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku