takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

6 Temmuz 2013 - 08:21:53 - 29 Okunma

Türk Siyasetinin 60 yıllık Sözde Demokratik Çalkantılı Hayatı -9-

Mehmet CAMGÖZOĞLU

Siyaset Uzmanı

 

                1995 Aralık ayında yapılan genel milletvekili seçimlerinde partiler amansız bir seçim mücadelesi yaptılar. Ama yine hiç bir parti tek başına iktidar olacak sayıya ulaşamadı. Refah Partisi Erbakan birinci parti olmuş. % 21 oyla, 158 milletvekili, DYP Tansu Çiller % 19 oyla 135 milletvekili, Anap Mesut Yılmaz % 19 oyla 136 milletvekili, DSP Ecevit % 14 oyla 72 milletvekili, CHP Deniz Baykal seçim barajı sınırını kıl payı aşarak 49 milletvekili çıkarmışlardı. Yine Türk Milleti koalisyon belasından kurtaramamıştı. Cumhurbaşkanı Demirel birinci parti olan Erbakan’a hükümeti kurma görevini verdi. Bütün partileri dolandı yanına ortak bulamadı. Görevi Çankaya’ya iade etti. Sonra Cumhurbaşkanı Mesut Yılmaz’a verdi, birbirlerini yıllardır en ağır suçlayan Mesut Yılmaz’la, Tansu Çiller zoraki bir araya geldiler. 53. hükümeti kurdular ve güven oyu aldılar. Bu hükümetin baştan yürümeyeceği belliydi,  geçinemediler, istifa edip ayrıldılar. Anap, DYP ortak hükümeti 4 ay zor sürdü.

                Cumhurbaşkanı tekrar hükümeti kurma görevini kurmak için Necmettin Erbakan atadı, ‘Tansu Çiller’le bir araya gelip Refah Partisi ve DYP’si 54. hükümeti kurdular. DYP’den karşı çıkan 10-15 milletvekili istifa etti. Ama hükümet TBMM’den rahat güven oyu aldı. Erbakan başbakan, Tansu Çiller başbakan yardımcısı oldu. Hükümette iyi gidiyordu, anarşi yine hızıyla devam ederken, Bir de aczi mendiler denilen yüzlerce acayip kıyafetli ellerinde sopalarla Ankara’ya gelen kişiler Ankara sokaklarında gösteri yürüyüşü düzenlediler. Polis hukuk içinde önledi ciddi bir olay olmadı.

                Yine bir ramazan ayında Başbakan Erbakan cemaat liderlerine ve cemaatın sayılır insanlarına başbakanlıkta bir iftar yemeği verdi bu insanların Devlette bir görevi yoktu. TV’ler gösterdi çoğu yaşlı ellerinde bastonlu iftara katıldılar. Muhalif solcu basın bunu kullandı. Tahrik edici yazılar yazdılar.

                Sayın Başbakan bu iftarı şöyle verebilirdi. 67 ilin il müftülerini, 67 ilin İmam Hatip Müdürleri, İlahiyat Fakültelerinin Dekanlarını, Diyanet reisini ve yüksek din kurulu üyelerini ve Bakanlar Kurulunun da katılacağı bir iftar yemeği  vermiş olsaydı kimse bir şey söyleyemez yalan, yanlış yazı yazamazdı. Çünkü yemeğe katılanlar o zaman Türkiye Cumhuriyeti devletinin yüksek düzeyde kamu görevlileriydi. Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller istese o iftar yemeğini yazdığım şekil olması için Erbakanı ikna ederdi. Bir de galiba Sinsan’ın Refah Partili belediye başkanının yaptığı bir toplantıda aşırı konuşmaları toplanan halkın devlet aleyhine pankartlar astığını gazeteler günlerce yazdı o olayı da hükümet isteseydi. İçişleri Bakanı Müfettiş gönderir gerekirse belediye başkanını görevden alır. Yapılan idari tahkikatta suç tesbit edilirse Türkiye bir hukuk devletidir. Artık gerisini mahkeme sonuçlandırırdı. Adalet tecelli ederdi.

                Bu olaylardan sonra 28 Şubat 1997 tarihinde Cumhurbaşkanı Demirel Başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu uzun ve tartışmalı geçtiği kurulun asker kanadı Türkiye’de olan aşırı hareketleri dile getirdiği gazeteler boy, boy yazdılar ve askerlerin bu teklifleri milli güvenlik kurulu kararı olarak bütün kurul üyelerinin imzaladığı gazetelerde yazıldı.

                TV’lerde okundu ve basın bu kararı komutanlar “Erbakan’a muhtıra verdi” diye yazdılar, çizdiler. Milli Güvenlik Kurulu Anayasal bir kurum orada her üye rahatça görüşünü belirtir bu karara geçer. Ama komutanlar halkın seçtiği meşru bir hükümete emir, talimat ve muhtıra veremez hukukanda suçtur. Demokrasilerde hükümetler halkın oyuyla gelir, yine ancak halkın oyuyla giderler. Tabii 28 Şubat 1997 olayı kapanmadı. Basın temcid pilavı gibi evirip, çevirip halkın önüne getirdi. 28 Şubat’a muhtıra diyelim ondan sonra  Erbakan, Çiller koalisyon hükümeti hemen istifa etmedi dört ay daha görevde kaldılar. 30 Haziran 1997 tarihinde Erbakan Cumhurbaşkanı Demirel’e hükümetin istifasını verdi durup dururken olaydan 4 ay sonra niçin, neden istifa etti? Burada Erbakan büyük bir yanlış ve hata yapmıştır. Bu yanlışta hata da Çiller’in de payı vardır. Eğer yeniden bir baskıya maruz kaldılarsa, dik duracaklardı dik duramadılar. Ya 28 Şubat’ın kararlarını uygulayacaklardı. Ya da korkmadan, yiğitçe hükümetlerin yetkisi vardır. Tekrar ediyorum eğer illa bir baskı varsa Bakanlar Kurulunu acilen toplayıp o şahısları reysen emekli edeceklerdi. Devlet idaresinde korkunun yeri yoktur.

                Cumhurbaşkanı Demirel Anap Genel Başkanı Mesut Yılmaz’ı 55. hükümeti kurmakla atadı. Görevi alan Mesut Yılmaz başta DSP Genel Başkanı Ecevit’i, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ı DYP’den ayrılıp Demokrat Türkiye Partisini kuran Hüsamettin Cindoruğu ziyaret etti. Ecevit ve Cindoruk hükümete girmeyi kabul etti. CHP Baykal hükümette görev almadan kurulan hükümete güven oyu vereceğini ve destekleyeceğini söz verdi. Anap’ın 136, DSP’nin 72, DTP’sinin 25 üç partinin 233 milletvekiliyle Mesut Yılmaz hükümeti kurdu. Ve Cumhurbaşkanı onayladı. TBMM’de CHP’nin de 49 milletvekilinin desteği ile hükümet Güven oyu aldı. İcraata başladı ve ilk işi 28 Şubat Milli Güvenlik Kurulunun kararını öne aldı. Milli Eğitimde reforma başladı. İlköğretimi ikiye bölerek 4+4 yaptı. Yani İlkokul  4 yıl ortaokul 4 yıl 8 yıl okumak mecburi oldu. Yalnız bir hata ve yanlış yaptılar. İmam Hatip okullarının orta kısımlarını kapattılar. Lise bölümü kaldı. Bilakis Anap seçmenini küstürdü. Halk büyük tepki gösterdi.

 

                Yine bir çok konularda reformlar yaptılar, cemaat mensupları, dernek ve cemiyetlere baskılar yapıldı. Terör ve eşkiya hainliğine devam ediyor. Devletin araçlarını yakıyor. Yıllardır her gün bir vilayete şehitler geliyor. Bir türlü Devlet emniyet güçleri askeri, hainlerle başa çıkamıyor. Hükümet azınlığa düştü. CHP hükümetten desteğini çekti ve hükümet istifa etti. Mecliste hükümet kuracak siyasi bir alternatif kalmadı. 55 o kişilik meclisteki partiler 72 milletvekili olan Ecevit’e azınlık hükümeti kur seçime kadar seni destekleyeceğiz dediler. Cumhurbaşkanı Demirel Ecevit’e başbakanlık görevini verdi. Ecevit’in kurduğu 56 azınlık hükümeti güven oyu aldı. Ve Ecevit’in başbakanlık döneminde bebek katili Abdullap Öcalan “APO” yakalanıp Türkiye’ye getirildi. Ecevit kahraman oldu. 1999 milletvekili seçimleri Ecevit’in başbakanlığı döneminde yapıldı. Ecevit birinci parti oldu.                                                                                        (Sürecek…)

"Mehmet Camgözoğlu" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır.

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku