takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

7 Kasım 2019 - 09:59:27 - 216 Okunma

TÜRK DÜNYASI VE GERÇEKLERİ

Yukarıdaki başlık bir kitabın adı olmuşsa, o kitabın mahiyeti hakkında az çok bir tahminde bulunmak mümkündür. Bu tahmin dünyaya bakış açımız ve tarih bilincimizle de bağlantılı olabilir. Söz gelişi Türk dünyası da ne demek ve bir de bunun gerçekleri!.. T.C. devleti bize yeter de artar bile. Ha bir de yavru vatan Kıbrıs var, ancak üçte biri bizim olan. Bazen de iki devlet bir millet diyerek andığımız Azerbaycan var. Geriye ne kaldı, Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetleri; Yani 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte bağımsızlıklarını ilan eden ve BM’ye üye olan devletler: Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Azerbaycan’la beraber 5 devlet. Peki bu kadar mı? Türk Dünyası bundan mı ibaret? Elbette değil.

Tarihteki en eski ve köklü bir millet olan Türklerin geçmişte dünya tarihine ne denli damga vurduğu, bugünse nasıl parlak bir gelecek vaat ettiği, Türk Dünyası ve Gerçekleri kitabını okuyunca daha iyi anlaşılıyor. Bunun simgesel ifadesi; kitabın kapak tasarımında; tarihe damga vurmuş, medeniyetler kurmuş 16 Türk devleti (ki, bunun 10 tanesi imparatorluk idi) ile bugünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin bayrakları hilal bir şerit üzerinde sıralanmış, bunun altında dokuz oğuz boyundan esinli dokuz yıldız ve en altta Dünya Türlüğünün de sembolü gibi duran üç boyutlu bir Ayyıldız bütünleşen bir uyum halinde göze çarpıyor. Arka kapakta ise, büyük Türkçü düşünür, yazar ve şair Ziya Gökalp’in bir dörtlüğü var. Kitabın zarfı böyle, biz esas mazrufta ne olduğuna bakalım.

Kitabın yazarı; ilmi, tarihi ve edebi kaynakçaları, kendi gözlem, deneyim ve düşünceleri ile harmanlayıp ses getirecek sonuçlara varmıştır. 12 ana başlıklı bölümler halinde Türk Dünyası’nın 5 bin yıllık geçmişi ve bugünkü genel durumu enine boyuna incelemiş, sorunlar saptanmış, gelecek tasarımları ise hayalperest değil, gerçekçi bir bakışla şekillenmiştir. Ve en önemlisi de, Dünya Türlüğünün politik, ekonomik ve kültürel zeminlerde güçlü birliktelikleri nasıl oluşturabileceği, bu yolda bugüne dek hangi engelleri aşılıp, bundan sonra nelerin nasıl başarılabileceğine dair 45 öneri sunulmuştur.

Peki, ilk bakışta en az 2 bin yıllık Eti(Hitit) ve Sümerleri de sayarsak 5 bin yıllık tarih sürecinde birçok devlet, imparatorluk ve medeniyetler kurmuş olan dünya Türklüğünün bugünkü güç ve kudreti yeterli sayılabilir mi ? Yeterli olmadığı şundan belli ki, 60 yıldır süren Avrupa Birliği’ne giriş sevdamız, bir kara sevda gibi devam ediyor ama, alan yok, aldıran yok, sadece oyalama var. Üstelik AB kapısında zincirlere bağlı olarak tutulduğumuzu bizzat AB sözcüleri söylemiyor mu? Bu tek misal dahi bir arayış içinde olmamız için yeter de artar bile…

                İşte bu arayış; bir hekim olarak yıllarca nice hastalarını yaptığı ameliyatlarla kurtarmış ve siyasi hayatında da milletvekili ve bakan olarak çok değerli hizmetler vermiş olan Dr. Reşat Doğru’nun geniş bir araştırmayla yazdığı “Türk Dünyası ve Gerçekleri” kitabıyla adeta ete kemiğe bürünmüştür. Dr. Reşat Doğru’nun bir dönem, dış Türklerden daha uygun bir deyişle dünya Türlüğünden sorumlu devlet bakanı olduğunu unutmayalım. Söz konusu olan, bugün toplamda 350 milyon nüfusa sahip olan dünya Türklüğüdür. Nasıl ki bugün dünyada Avrupa Birliği gibi ekonomik ve siyasi birliktelikler varsa, Dünya Türk Birliği neden olmasın?

                Kaldı ki, yeni oluşumlara yalnız bizim değil, yüz yıllardır savaş, terör, zulüm ve sömürü düzenlerinden kurtulup bir türlü evrensel barış ve esenliğe kavuşamayan dünyanın da ihtiyacı var. Başka bir deyişle artık yeni bir dünya düzenine şiddetle ihtiyaç var.

                Hiç kuşku yok ki; “Yurtta sulh, cihanda sulh için çalışıyoruz” diyen ve ayıca ünlü 10. Yıl nutkunda da “Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş, medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki medeni inkişafı ile atinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır.” Diyen ulu önder Atatürk’e, merkezinde Türkiye Cumhuriyeti’nin olacağı Dünya Türk Birliği’nin etkin bir şekilde yer alacağı yeni bir dünya düzeni düşlüyordu.

                İnancım o ki; Dr. Reşat Doğru, yıllarca emek verip her Türkün, ya da ben Türküm diyen herkesin okuması gereken bir kitap hazırlayıp kamuoyuna sunmuştur. Bu değerli be önemli çalışmasından dolayı kendisini yürekten kutluyoruz.

"CEMALETTİN YARKIN" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku