takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

2 Mayıs 2016 - 10:21:49 - 20 Okunma

Tam Olmak

Tam olmak; nedir ve insanda yansımaları nasıldır?

Hemen hepimiz kendimizde sürekli eksik bir yön bulmaya çalışırız. Bulmaya çalıştığımız eksiklikleri başkalarının davranışları ile karşılaştırmak hatasına gireriz.

Unuttuğumuz en büyük olgu her bireyin kendince tam bir bütünlük içerisinde olduğu doğrusudur.

Kişi davranış ve özellikleri birbirleri ile karşılaştırılmamalıdır. Her birey kendini iyi tanımalı ve kendini iyi ifade edebilmelidir. Ayrıca kendimizi birilerine anlatmak veya ispatlamak gibi bir davranıştan uzak durmalıyız. Çünkü biz var olan halimiz ile toplumun, evrenin bir parçasıyız ve bu halimiz tümü tüm yapan parçacıklardan, olmazsa olmazlardan birisidir.

Farklılığımız var olan sosyal kültürel zenginliğin yansımasıdır. Ben bana ait olan ruh ve duygu yapısı ile kendimi ifade edebilirim. Bir başkasının beni ifade edebilmesi veya benim bir başkasını ifade etme teşebbüsüm hayal kırıklığı yaratır.

Ben ne eksiğim ne de fazla. Ben buyum. Ben bu halimle bir bütünüm.

Şüphesiz insanların kendi fikirlerince çerçeve içerisine aldığı mükemmellik kavramı tamamen izafidir. Kimse mükemmel değildir olamazda.

Her dağın bir görünen bir de görünmeyen yüzü vardır. Görünen taraftaki manzarayı tarif edebiliriz ama görünmeyen yüzünde ki manzarayı tarif etmemiz mümkün müdür? Dağ o halinden memnundur. Çünkü iki yüzü ile bir bütündür ve şüphesiz var olduğu şekli ile heybetli ve göz alıcıdır.

Bizlerde var olduğumuz halimiz ile değerli ve kıymetli olduğumuzu asla unutmamalıyız.

Belki karakaşımız, kara gözümüz, perçemli saçımız, güzelliğimiz, boyumuz, endamımız yerinde değil ama pırlanta gibi bir yüreğimiz yerinde.

Belki makamımız, mevkiimiz, zenginliğimiz, lüks bir yaşantımız yok ama sımsıcak tebessümleri insanlardan esirgemediğimiz bir sevgiye sahibiyiz.

Belki istediğimiz liseyi, üniversiteyi okumamış olabilir, istediğimiz mesleği yapamayabiliriz ama aldığımız nefesin anlamı bilerek alnımızın teri ile helal lokmanın tadını çıkarıyor olmamız ve o lokmanın verdiği huzuru yaşamak çok daha kıymetli değil midir?

Her ne şekilde olursa olsun; bizler kendimizi sevdiğimiz, kendimizi tanıdığımız, kendimizle bütünleştiğimiz sürece ve kendimizde hiçbir eksiklik görmediğimizde o zaman huzurlu bir birey ve toplum olmanın en önemli adımı atılmış olacaktır.

Bizleri mutsuz kılan sosyolojik davranışlarından en büyüğü bunu fark etmeden hep birilerine özenmek, sürekli bir başkasının olduğu yerde olma hayali kurmak, diğer insanların yaşam alanları ve biçimleri ile kendi yaşam alan ve biçimlerini karşılaştırmak olsa gerek.

Oysa bilse ki o hayal ettiği ve ulaşılmaz sandığı birey o hale gelebilmek adına nelerini kaybetti ve şu an senin durumuna yani o saf, yalın ve anlamlı haline dönebilmek için neleri feda etmeye hazır.

 

Kaybetmeden bir şeyleri var olanın değerini bilmek adına kapatın gözlerinizi ve bakın kendinize. Dünyanın en güzel insanını göreceksiniz…

"Ünal Kar" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?




PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku