takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

24 Haziran 2019 - 11:56:57 - 7 Okunma

SOSYAL BİR FACİA

Hayatta öyle olaylar ve gelişmeler oluyor ki, gördüğünüzde veya duyduğunuzda yok artık!’ dersiniz, ya da ‘pes doğrusu!’ ya da el insaf ve’l merhamet!’ dersiniz. Neden böyle dersiniz?” Çünkü o gördüğünüz duyduğunuz şeyler akla, mantığa ve dahası vicdana asla uymayan şeylerdir. İşte öyle şeylerden çarpıcı bir örnek bu yazının konusudur.

            08 HAZİRAN 2019 günkü YENİÇAĞ gazetesinin ekonomi sayfasında REMZİ ÖZDEMİR’in “Varlık Şirketlerinin Terör Mağdurları” başlıklı makalesini okuduğumda, aklım, mantığım ve de vicdanım isyan etti. Şöyle başlıyordu makale: “Bankaların takipteki alacaklarını yüzde 2 fiyatına sattıkları Varlık Şirketlerinin vatandaşları nasıl mağdur ettiğini yazmıştım. Yüzlerce E-Posta aldım. Olayın boyutu görünenden çok daha büyük. Tam bir sosyal facia haline dönüşmüş durumda.”

            Nasıl mı sosyal facia haline dönüşmüş? Ekonomist – yazar Remzi Özdemir buna dair örnekler vermiş. Meselâ bir vatandaşın, bir bankadan alıp da işsiz kalınca ödeyemediği 3600 liralık borcu, varlık şirketine devrolunca 40 bin lira olmuş. Bir borç böyle 11 katına nasıl çıkabilir? Tabii ki tefecilikten bin beter yüksek faizlerle…

            Ve Yazar, başka misaller de vererek anlatıyor:

            “Gece gündüz demeden sadece borçlu değil adeta yedi sülalesi taciz edilen insanlar. Hepsi varlık şirketlerinin yarattığı terör. Yüzde 2 ile al, yüzde 400 fazlasını iste. Bazı varlık şirketlerinin tahsilat yöntemleri mafya usulü. Sosyal medya ve internet bu konuda şikayetlerle dolu.”

            Ve sorguluyor Yazar ‘sorun nedir?’ diye.

            Sonuçta şu yargıya varıyor: “Denetimsizlik ve yasal düzenleme olmadan varlık şirketlerinin çalışmasına izin vermek. Bu konuda kesinlikle Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK)’nun bir düzenleme yapması lazım. 13 bin liralık borç nasıl 50 bin lira olur? Bu borcu varlık şirketi en fazla 500 liraya alıyor. Böyle bir tahsilat mı olur? Gerçekten vicdansızlık dahası ahlaksızlık.”

            “Bu nasıl bir hesap kitap?

            Bu ülke bu kadar mı sahipsiz, kanunsuz?”

            Gerçekten de sorunun sosyal bir faciaya dönüştüğü anlaşılıyor. Sorunun mağdurları TÜRKİYE’nin her yerinde olduğu gibi mutlaka TOKAT’ta da vardır. Çare ve çözüm noktasında enikonu bir yasal düzenlemenin çok gerekli olduğuna kuşku yok. Yani iş TBMM’ne düşüyor. Çünkü TBMM milletin son dayanağı ve en büyük güvencesidir.

 

"CEMALETTİN YARKIN" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku