takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

20 Temmuz 2020 - 09:38:57 - 300 Okunma

Sevgili Zeynal Gül,

Sevgili Zeynal Gül,

Onunla herslenip, onunla umutlandığım, Medya Mahallesinin Ayşenur Aslan’ının tatile çıkartıldığı günlerde geldi üç kitabın. Kitaplar, doldurdu Medya Mahallesinin boşluğunu.

Önce SAĞIR KAYA’YI okudum. “Yazdıklarım öykü mü, anı mı, deneme mi?” diyorsun. Ben de kararsız kaldım. Öykü desem; serim, düğüm, çözüm; deneme, ya da fikir yazısı desem, giriş, gelişme, sonuç bölümleri olur. Bölümleri ayan beyan göremediğim için bir şey diyemiyorum. Ancak, günlük olaylar karşısında yazarların kişisel görüşlerini yazdıkları gazete ve dergi yazısıdır diye tarif edilen fıkra diyebilir miyiz acaba?

Yalnız, senin yazı tarzın da bana benziyor.

Ben, ya da biz (1. Tekil ve 3. Çoğul kişiler) merkezli çoğunlukla anı türünü andıran yazılarımızda söyleyeceğimizi söylüyor, eleştiri, espri, övgü ya da yergilerimizi, ima, gönderi ve dokundurmalarımızı geri bırakmıyoruz.

Ne var ki boynuzun kulağı geçtiğini memnuniyetle hissediyor, görüyorum. Bunu da gayet doğal karşılıyorum. Bilge bir Abbas Dede, engin deneyimli bir Nebi Ağabeyin destekleriyle Hititlerin övüp yerleştiği bir ortamdan feyiz almanın ayrıcalığı olacaktır elbet. Olmalıdır da ayrıca.

Dikkat ettim, köyü bölüşmüşüz, sen yukarı mahalleye çıkamıyorsun, ben aşağı mahalleye inemiyorum. Kişilerimizi hep mahallelerimizden seçiyoruz. Ara sıra sınır ihlali de olmuyor değil hani. Mahalleler arasındaki kültür ve yaşam farkı da çıkıyor ortaya, böylece…

Sağırkaya’dan çok şey öğrendim: Hititlerin, inançlarını uygarlıklarını ve yaşam tarzlarını hiç bilmiyormuşum, meğer… Asırlar öncesinden yaptıkları sulama barajı, yakın zamana kadar kullandığımız kağnı, döven gibi tarım araçlarını kullanmaları, müzelerde gördüğümüz, pişirilmiş toprak kaplar, madeni ince işler, daha neler neler. Sevgili yazı dostum Zileli Gülhan Teke Genç, Kibele’nin Güncesi diye bir kitap yazmıştı da bu Kibele kimmiş diye düşünüp durmuştum. Çorum’da Anitta Oteli’nde düğüne katılınca “Millet amma isim buluyor. Bir de Anitta çıktı” diyordum. Bunlar ve daha da fazlasını öğrendim Sağırkaya’dan.

Hele Hititler, en iyi bölge olarak Kızılırmak ve Yeşilırmak arasını beğenip yerleşmişler diyorsun ya bir yerde. Devamla tamamen katıldığım medeniyetlerin akarsu kıyılarında geliştiği görüşüne Nil deltasında Mısır, Fırıt Dicle deltasında Mezopotamya, Kızıl ve Yeşil Irmaklar arasındaki Hitit uygarlığı gibi… Arkadaşlarımdan birisi de Kurtuluş Savaşını bu bölgenin insanının kazandığını savunuyor. Çünkü diyor “Diğer bölgelerimiz Sevr anlaşmasına göre işgal altındaydılar.”

Sözün özü kendileri küçük ama yürekleri büyük sanatçılardan Mahzuni Şerif ve Neşet Ertaşlar gibi hacmi küçük ama içi dolu dolu olan Sağırkaya’yı severek ilgi ve beğeniyle okudum. Yeni bilgiler edindim. Edebiyatımıza böyle bir eser kazandırdığın için içtenlikle kutluyor, sağlık, mutluluk, üretken bir yaşam dileği ve selamlarımla yenilerini, bekliyorum sevgili Zeynalcığım…

Not: Zevkime güvenen okurlarıma hararetle tavsiye ediyorum. Bir solukta severek ve zevkle okunacak bir kitaptır SAĞIRKAYA

15.07.2020

"Rasim Canbolat" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır.

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku