takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

24 Nisan 2020 - 10:19:39 - 342 Okunma

REYYAN CENNETİ

Şu günler, İlahi güzelliğin namütenahi cazibesine kapıldığımız günlerin başlangıcı… Yaratıcının sonsuz nimetlerine şükrünü eda edebildiğimiz, varlığı, yokluğu, açlığı, tokluğu; sırların sırrı kâinatın içinde bir zerre misali anlayabildiğimiz, algılayabildiğimiz dimağımızla; çevremize cismi ü canımızın naif bir serzenişiyle dokunmaya çalıştığımız şu günler; bir kez daha kendimize bakıp geçmişimizi irdeleyip geleceğimize yön vermenin hesabını yapacağımız Ramazan ayının ilk günündeyiz. Üsteli bu ilk gün Cuma gibi faziletli ve bereketli bir gün…

Ramazan yani oruç: Bütün ahlaki güzelliklerin ve hayati muvaffakiyetlerin kaynağı olana sabrın uhrevi alıştırmasını yaptırarak ruha tekâmül ufuklarını açan ibadetlerin en feyizlisini, en bereketlisini yudum yudum,  imbik imbik semanın katmanlarından ruhumuza süzülürcesine yaşayacağımız günlerin ilkine başladık. Orucun ruhumuza ve bedenimize bu müspet eğitimi dolayısıyladır ki, oruçla sabır arasındaki alakaya dikkat çeken Şerefli Peygamberimiz “Oruç sabrın yarısıdır. (Et-Tac 2/46)” buyurmuştur.   

                Hiç şüphesiz, fiili bir fakirlik olan oruç; aynı zamanda içtimai bir adalet fikri ve arzusunu yetenekli kalplere ve kafalara nakış nakış işleyen eşsiz bir ibadettir. Çünkü milyonlara sahip olanlarla hiçbir maddi gücü olmayanlar,  aynı mahrumiyetin ve aynı bedeni halin içindedirler.  Zengini, bedenen ve ruhen fakirliğin sınırları içine çeken oruç; böylece, hastalığı tedavi edebilecek olana teşhis ettiren sırlar sırrı bir ibadet şeklidir.

                Oruç ibadetinin yüceliğini Rabbimiz, Peygamberimizin diliyle şöyle açıklamıştır:

                “İnsanoğlunun bütün işleri ve ibadetlerinde menfaat sağlamak ve saygı kazanmak gibi nefsi bir pay vardır. Ancak oruç böyle değildir. O, Benim içindir. Onun mükâfatını da ancak Ben vereceğim. (Et-Tac 2/46)”

                Bakara suresi 183. Âyetinde de şöyle buyrulmuştur: “Ey müminler! Sizdan öncekilere farz kılındığı gibi sizin üzerinize de oruç farz kılındı. Gerek ki, oruç sayesinde fenalıklardan korunasınız.”

                Hiç şüphesiz bu ayetten de anlaşıldığı üzere oruç ibadeti her türlü kötülük ve faziletsizliklerden korunma esasını getirmiştir. Şu halde mümin, oruç ibadeti ile: kötü iş ve sözlerden, cimrilik ve katı yüreklilikten, ihtilaf ve çekişmelerden, hayatı ölüm ve ebedi âlemi düşünmemekten, yalnız kendi saadetini düşünür olmaktan,  başkalarını mutlu etmek için gayret sarf etmemekten; dil, göz, kulak gibi organları haramlara temayül etmekten kendini korumaya azami dikkat edecektir. Bunun içindir ki Peygamber Efendimizin diliyle, orucun şeklinden çok ruhu üzerinde durulmuş; orucun ruhi ve ahlâki faydalarını ihlal eden her türlü davranış yasaklanmıştır. Bu yüzden oruçluya, Allah’ın rızasına ve irade terbiyesine dayanan yüksek hedefler gösterilmiştir.

Sevgili dostlar, böylesine ulvi sırlarla dolu bir ibadeti, yani orucu hakkıyla tutabilmek; istenilen neticeden hâsıl olan güzellikleri yakalayabilmek, Allah’a yönelmiş tunç iradeli insanlar kazanabilmek için Allah tarafından Peygamber Efendimizin (S.A.V.) ümmetine verilmiş büyük bir ikram ve ihsan olduğunu bilmekten geçer.

Bu yüce nimeti değerlendirmek görevimizdir. Peygamber Efendimizin ifadesiyle;; Allah katında ağız kokusu, misk kokusundan daha tatlı olana oruçlular, ruhu arınmışlar safında olmak için çalışalım.

“Cennetin (Reyyan) isimli bir kapısı vardır. Buradan anacak ve ancak oruçlular girecektir(Et-Tac 2/48)”.

Dilerim Allah’tan Ramazan boyu tutacağımız oruçlar, yapacağımız ibadetler, bizi Reyyan kapısından cennete girmeyi nasip eder.

Bu vesile ile bütün Ümmeti Muhammed’in Ramazanını kutlar sağlıklı günler dilerim.   

M.E. U

"Mehmet Emin Ulu" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır.

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku