takip et takip et takip et
Gündem

5 Kasım 2019 - 11:13:04 - 125 Okunma

ORGAN NAKLİNİN BİRİNCİ KURALI ‘GÖNÜLLÜLÜK’

Türkiye'de ilk başarılı organ nakli operasyonu 3 Kasım 1975 yılında Prof. Dr. Mehmet Haberal tarafından bir anneden alınan böbreğin oğluna nakledilmesiyle gerçekleşti. Bu tarihten sonra 3-9 Kasım Türkiye’de Organ Bağışı Haftası olarak kutlanıyor.

Tokat Böbrek Hastaları Derneği eski başkanı ve organ bağışı gönüllüsü Turan Melek tarafından organ bağışı haftası kapsamında farkındalık etkinliği gerçekleştirildi. Mehmet Akif Ersoy Görme Engeliler Okulu Konferans Salonunda düzenlenen etkinliğe Tokat İl Milli Eğitim Müdürlüğünden de destek geldi. Tokat Fen Lisesi, Gaziosmanpaşa Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, 15 Temmuz Şehitler Lisesi, Spor Lisesi öğrencilerinin programa katılımı sağlandı.

ORGAN BAĞIŞI ANLATILDI

İstanbul İstinye Üniversitesi Hastanesi Organ Nakli Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ayhan Dinçkan, İstinye Üniversitesi Hastanesi Organ Nakli Koordinatörü Ayşe Özkan, İstinye Üniversitesi Hastanesi Organ Nakli Saha Koordinatörü Hakan Şaman organ bağışı haftası kapsamında seminer vermek üzere Tokat’a geldi.

Tokat Böbrek Hastaları Derneği eski başkanı ve Organ Bağışı gönüllüsü Turan Melek programda yaptığı açıklamada, “Bizler organ nakli hastalarının bir grubu var ve o grupta ameliyat olan arkadaşlar birbiriyle her zaman iletişim halinde. Prof. Dr. Ayhan Dinçkan hocamızı da hem o gruptan hem de Tokat’taki hastalarından tanıyordum. Kendilerine bir davette bulundum onlar da hemen kabul ettiler, bizler size hiç yük olmadan gelir sunumumuzu yaparız, bize salon ve katılımcı hazırlayın başka da hiçbir talebimiz yok, orda gereken bir şey olursa da bize hemen haber verin biz destek oluruz, dediler. Biz çok mutlu olduk bunu duyunca.” Dedi.

Turan Melek, “Tokat İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve katılımcı okullara da çok teşekkür ederim. Ayrıca programa katkılarından dolayı Tokat Gönüllü Turizm Elçisi Fatma Esin Tuna’ya çok teşekkür ediyorum. İnşallah Tokat için faydalı sonuçlar olur, ben de böbrek hastayım ve nakil olmayı bekliyorum,  tüm hastalara acil şifalar diliyorum.” Şeklinde konuştu.

GÖNÜLLÜ TURİZM ELÇİLERİNDEN ETKİNLİĞE DESTEK

Etkinliğe destek olan Gönüllü Turizm Elçileri Grubu bundan sonra organ bağışına da gönüllü destek vereceklerini belirtti.

ANILAR PAYLAŞILDI

Prof. Dr. Ayhan Dinçkan’ın hastası Gülşen Kısacık Sivas’tan Tokat’a gelerek doktoru ile tekrar karşılaşmanın mutluluğunu yaşadı. Gülşen Kısacık, yıllar önce oğluna böbreğini verdiğini, doktorunu çok sevdiğini ve onu hiç unutmadığını, normalde hastanedeki her operasyondan korktuğunu ama söz konusu oğlu olunca gözünü bile kırpmadan oğluna böbreğini verdiğini, salondakilerle sahneye çıkarak paylaştı.

İSTİNYE ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ DOKTORLARI TOKAT’TA

Program sonrasında gazetemize demeçte bulanan Prof. Dr. Ayhan Dinçkan; “Herkes bize soruyor “Siz organlarınızı bağışladınız mı?” diye, ben de bu soruya şöyle cevap veriyorum “biz işimizi ve hayatımızı bu işe bağışladık”. Bu hafta için de “bize destek olur musunuz” teklifleri geldiği zaman biz herkese yetişmeye çalışıyoruz. Tokatla ilgili de Turan Melek vesile oldu. Kendisi bizi davet etti, bizim bu hafta aktif çalıştığımızı biliyor, “Hocam davet etsek gelir misiniz?” dedi. Koordinatörümüz Ayşe hanımla temasa geçmiş, biz de seve seve geldik, biz zaten davet bekliyoruz, tek istediğimiz davet ve hitap edeceğimiz topluluk, başka hiçbir şey istemiyoruz. Vodafone 41. İstanbul Maratonu vardı ve biz her sene katılıyorduk,  benim için bir hobi buna katılmak. Ben böyle bir istek varsa hobiyi de bırakırım dedim, bugün normalde 15 km koşacaktım. Ama biz buraya geldik, çok da güzel oldu çünkü bu iş sunumda da söyledim suya bir taş atmaya benziyor, o yavaş yavaş genişliyor, ne kadar çok taş atarsan o kadar çok genişliyor, şimdi hitap ettiğimiz salonda vardı bir 150 kişi ama onunla kalmıyor ki, bu işin sosyal medya ayağı var, haber ayağı olacak, şimdi o gençlere gaz verdik ki  öğrenciler içerisinde bu işi alanlar oldu, belki mesleki olarak da faydası olacak,  belki hekim olmayı hayal edecek, belki Organ Nakli Koordinatörü  olmayı düşünebilirler, onlara da faydası olur.” Dedi.

ORGAN BAĞIŞINDA FARKINDALIK OLUŞTURMAK AMAÇLANIYOR

Prof. Dr. Ayhan Dinçkan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Benim için en büyük mutluluk ne olur biliyor musunuz? Sonraki yıllarda Turan beni arar da hocam bu sene artık organ bağışı arttı derse benim için tamamdır, bu benim için yeterli, bu iş böyle ve işimiz çok zor çünkü toplum olarak bir başkasını önemsemez hale geldik. O yüzden organ bağışını anlatmaya çalışıyoruz ama her yıl çok az yol alıyoruz ama yılmamamız lazım. Esasında Sağlık Bakanlığımızın bu haftayı çok daha aktif geçirmesini bekleriz, bu hafta dernekler, sivil toplum örgütleri ve bizler farkındalık çalışmalarımızı yapıyoruz.

Organ Bağışı Haftası boyunca çok yoğun bir programımız var. İlk gün Tokat’ta konuştuk,  buradan İstanbul’a gideceğiz, Pazartesi, Salı ve Çarşamba İstanbul’da hem belediyelerde hem de çeşitli okullarda sunumlarımız olacak, araya ameliyat da sıkıştıracağız çünkü bekleyen 2-3 tane nakil var. Çarşamba günü Elbistan,  Perşembe günü Karaman, Cuma günü Ankara, Cumartesi günü Hatay, Pazar günü Uşak’ta olacağız. Bunların hiçbirisi bizim organizasyonumuz değil, hepsi bize davet “gelir misiniz?” biz de “hay hay severek geliriz” dediğimiz organizasyonlar. Organ bağışı haftası bitecek ve bakacağız bağışlar ne oldu diye. İnşallah faydası olur. Çünkü bizler bu işin içindeyiz, bu iş hakikaten çok dinamik, şimdi ben cerrahım, diğer ameliyatları yaptığım zaman hastanın iyileşip iyileşmediğini anlamam için şöyle bir hafta, on gün, yirmi gün geçiyor o zaman hastada bir reaksiyon oluşuyor ama bu iş öyle değil mesela böbrek takıyorsun, masada eline işemeye başlıyor böbrek, karaciğer takıyorsunuz hemen safra üretmeye başlıyor, çünkü damarları birbirine diktiğiniz için hemen görüyorsunuz sonucu. İşimizin bir parçası da çocuklar olduğu için gerçekten onları da ayrı tutmak lazım, çocuklarla yaptığımız işler bize çok daha büyük keyif veriyor, yani çocukların kurtulmasını görmek.  Dolayısıyla işin duygusal yönü var, teknik yönü çok konuşulabilir ama işin duygusal yönü var ve bu işi yapabilmen için sağlam organ bağışına ihtiyacımız var, bu ister canlı olsun, ister beyin ölümü gerçekleşmiş insanların organları olsun. Çünkü istediğin kadar iyi hekim ol, istediğin kadar lüks hastanen olsun, istediğin kadar teknolojik donanım olsun organ olmadıktan sonra sıfır, hiçbir işe yaramıyor. O yüzden bu hafta insanları gönüllü olarak duyarlılaştırmaya çalışıyoruz.”

KADAVRADAN NAKİL YAPILMALI

“Başka gönüllü çalışmalarım da var, Kan Kök Hücre Derneği ile de çalışıyorum, 3 tane bununla ilgili toplantımız var bununla ilgili olarak bireysel olarak çağırdıklarında gidiyoruz, Böbrek Bilim Kurulunda  da gönüllü çalışıyorum. Sonuçta biz İstinye’den çıkıp gelmişiz, Tokat’ta 2 tane daha organ bağışı olsa bize ne yani, bu buraya hizmettir ama siz ülkeyi bir bütün olarak düşünmek zorundasınız. Çünkü bir  sistem kurulması gerekiyorsa bütün ülkeyi ilgilendiriyor bu iş. Yani herkese anlatmak lazım, sadece kendi bölgene değil.  Ben Kırklareliliyim, 2 gün önce Kırklareli Devlet hastanesinden ilk defa bir beyin ölümü çıktı ve Sağlık Müdürü benim Üniversiteden arkadaşım. O kadar heyecanlılardı ki, bütün gece boyunca bütün Sağlık Müdürlüğü hiç uyumadı, ekipleri karşıladılar, ağırladılar, duygusal bir moda geçtiler, şimdi hasta nasıl diye sordular, çok daha mutlu oldular, şimdi tekrar organ bağışı için çalışacaklar, çünkü yaşanmışlıklar insana daha çok şey katıyor, enerji, motivasyon katıyor. Yoksa anlatmak bir yere kadar, zaten karşıda dinleyen insan 15. dakikadan sonra enerji düşüyor,  ne kadar anlatırsanız anlatın olmuyor. En güzeli empati yapmak için örnekler, hasta örnekleri, yaşanan olaylar, bağışlanan organlar, bence en güzel anlatan şey bu.

Ben topluma şunu söylüyorum, çok iyi düşünebilirsiniz, çok iyi plan yapabilirsiniz, çok güzel inançlarınız olabilir, ama iyi bir insan olmak istiyorsan, bir şeyleri yapman lazım. Bizim artık bu düşünme, planlama, tasarlamayı geçmemiz lazım, artık bir harekete geçmemiz lazım, eylem yapmamız lazım ki o zaman bir faydası olur.  Daha önce Tokat’a gelmedim ama Tokat ile ilgili bir hikayem var. Ben ilk hekim olduğumda mecburi hizmet kurası çekilecekti, bizim zamanımızda çekiliş olması için tercihte bulunuluyordu, ben baktım baktım listeye Tokat 3 Nolu Sağlık Ocağı, gözüme kestirdim, dedim ki ben burayı yazacağım. Tokat 3 Nolu Sağlık Ocağını yazdım. Bazı arkadaşlarımın tercih yaptığı yerlere 26 kişi yazılmış, 26 kişiden bir kişi çekti, Tokat 3 Nolu Sağlık Ocağını tercih olarak yazan da 2 kişiyiz, oh dedim şansım yüzde elli. Ama çıktık kura çekmeye bir bayan arkadaş vardı, dedim siz bayansınız buyurun siz çekin, kadın attı elini Tokat 3 Nolu Sağlık Ocağını çekti. Ben de Batmana gittim. Belki ben önce çeksem Tokat’ta çalışabilirdim.  Tabi Tokat’tan nakil ettiğimiz hastalarımız da oldu sonradan.  Onun dışında Tokat ile bir bağlantım yok. İlk defa geldim. Ama memleketimizin her yeri güzel, sonuçta insanımız her yerde aynı, duygusal, misafirperver. Sağ olsun Turan Bey de iyi karşıladı. Bence toplantı da çok güzeldi. Ama toplantının güzelliği sadece kalabalık olması  ya da alkışın fazla olması filan değil, toplantının ürününü alabilmektir önemli olan. İnşallah bağışla ilgili bir şeyler olur burada. Çünkü bir cerrah olarak canlıdan nakil yapmak istemiyoruz, çünkü sağlam bir insanı ameliyat etmek en büyük sorumluluk,  50 sene sonra başka çare bulunduğunda canlı nakil belki gündemden düşecek, ve  diyecekler ki “ vay be zamanında canlı insanları kesmişler” denilecek. Ama şu an bilimin doğru dediği bu ve biz de bunu yapmaya çalışıyoruz ama keşke herkese kadavradan çıksa, kadavra yeterli olsa, bağış yeterli olsa da hiç canlı verici nakil olmasa.”

ORGAN NAKLİNİN BİRİNCİ KURALI ‘GÖNÜLLÜLÜK’

“Gönüllü olmadan hiçbir şey olmaz. Babanın oğluna organını vermediği hikayeler var, her şeyi hazırladık ve baba oğluna vermedi, ameliyat sabahı çektiler gittiler, bunun gibi daha birçok yaşanmış hikayeler var.  Yoğun bağımda beyin ölümü gerçekleşen birinin siz onu hiç kimseye sormadan organ nakli yapamazsınız, siz cenazenin saçının telini koparamazsınız, olmaz, izin almadan olmaz. Organ bağışı, organ bağışı diyoruz, kart dolduruyorsunuz, 2 şahit huzurunda bağışlıyorsun, şuurun yerinde, akli dengen var bağışladın ama şimdi sen hayatını kaybettiğin zaman bir kere kendinle ilgili karar verme, hüküm verme yetkin  ortadan kalkıyor. Ve bizim yasalarımıza bakarsanız ölümün tarif edildiği tek yer Medeni Kanun. Ölüm gerçekleştiğinde kişi ile ilgili olan bütün davalar mirasçılarına geçer, şimdi sen öldüğün zaman da bedenin mirasçılara kalıyor. O yüzden tekrardan ailenden iki kişinin bağışlaması, yani onay vermesi gerekiyor.  Yani özetle organ bağışı manevi bir vasiyet.  Mirasçıların vasiyete inanması ve vasiyetin arkasında durması onay vermesi gerekiyor nakil için. Bağış kartını doldururken 2 şahit huzurunda dolduruyorsun ama hiçbir anlamı yok, prosedür sadece, sen o kartı aldın, cebine koydun, beyin ölümün gerçekleşsin cebinden o kart çıktı diye senin organlarını kimse alamıyor, ailesinden 2 kişinin imza vermesi şart.  Ailesi yoksa yine alamıyoruz.  İşin iki temeli var, kanserli ve enfeksiyonlu kişiler ne verici olabilir, ne alıcı olabilir. Bunun da tabi ince detayları var, ben kabaca söylüyorum. Tedavi olmuştur, tedavi tamamen bitmiştir ve üzerinden 5 yıl geçmişse biz onu kür kabul ediyoruz, onun organları kullanılır. Hiçbir organ çöpe gitsin istemiyoruz. Öğrencinin sorusu çok güzeldi, “nakil ettiğin bir organ adam öldüğünde yine kullanılır mı?”  Hakikaten Hırvatistan’da bunları nakil etmeye çalışıyorlar, nakil edilen organı o bedenden çıkarıp başka bir bedene takmaya çalışıyorlar. Çünkü her organ kıymetli. Teknik olarak çok zor olmasına rağmen.”

İSPANYA, AMERİKA VE HIRVATİSTAN ORGAN BAĞIŞINDA ÖN PLANDA

Prof. Dr. Ayhan Dinçkan, “Konu çok geniş, işin duygusal boyutu var, sosyal boyutu var, etik boyutu, dini boyutu var. Verici ameliyatları çok değişti, alıcı ameliyatları aynı. Örneğin böbrek ameliyatı 1954’de şöyle yapılacak denmiş, hala öyle yapıyoruz. Bu işin en çetrefilli kısmı bağış kısmı. Bağış konusunda duayen ülke kim derseniz,  İspanya, Amerika ve Hırvatistan bu işte çok ön plandalar. Tamamen politika gereği, bilinç gereği yapılan bir şey. Tokat’a geldiğim için sizlere hitap ettiğim için çok mutluyum, güzel bir enerji ile karşılandım. İnşallah faydalı sonuçlarını da ilerleyen zamanlarda alırız. Ben herkese sağlıklı ve mutlu günler diliyorum. Tokat’a tekrar gelmeyi isterim.” Diyerek açıklamasını tamamladı.


" ORGAN NAKLİNİN BİRİNCİ KURALI ‘GÖNÜLLÜLÜK’ konulu haberimizde tokat haberleri olarak sizlere ORGAN NAKLİNİN BİRİNCİ KURALI ‘GÖNÜLLÜLÜK’ ile ilgili son gelişmeleri aktarmak istedik. Tokat haber olarak hemen yukarıda ORGAN NAKLİNİN BİRİNCİ KURALI ‘GÖNÜLLÜLÜK’ ile ilgili yorum ve görüşleri inceleyerek sizlerde yorum bırakabilirsiniz. "

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku