takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

6 Kasım 2019 - 10:00:36 - 64 Okunma

Okuyan Bilir!

Duyan bilmez, okuyan bilir. Eğer duyanın bilebileceği bir mekanizmayla yaratılmış olsaydı insanoğlu yaratıcısı da ona ilk olarak “oku” demezdi, öncelikle “dinle” derdi. Hâlbuki gezegenimizdeki insana yaratıcısı “oku” dedi!

Okumadığımız için duyduklarımızla hayatımızı sürdürüyoruz. Bunu en güzel karşılıklı konuşmalarda ya da sohbetlerimizde görüyoruz. Okumayan insanların meseleler karşısındaki görüşleri“bana göre böyle” şeklinde olmaktadır. Bir meselenin doğru izahı her kafaya göre farklılık arz etmez ki. “Bana göre bu böyledir” şeklinde her konuya izah getirmek hiçbir konuya izah getirmemek demektir ve kişini hiçbir konuda bir araştırmasının olmaması demektir. Yani okumadığının ve cahil olduğunun bir göstergesidir. Zaten ekşi sözlükte de  “cahillik ne güzel lan her şeyi biliyorsun” şekilde mizah konusu edilmiştir bu konu.”

Okumuyoruz; edebiyatımızı dinleyerek öğrenmeye çalışıyoruz. Tabii ki öğrenemiyoruz.

Okumuyoruz; siyaseti yarım yamalak öğreniyoruz.

Okumuyoruz; öğretmenliğimizi geliştirmiyoruz.

Diplomayı aldıktan sonra hiç okumuyoruz; mesleğimizi geliştirmiyoruz.

Okumuyoruz; kendimizi ifade etmekten aciz oluyoruz ve sonuçta kavga ediyoruz.

Okumuyoruz; ana ve baba dili geliştiremiyoruz ve çocuk yetiştiremiyoruz.

Okumuyoruz; bizden isteneni algılayamıyor iş verimliliğimiz düşük oluyor.

Okumuyoruz; olayları algılayamadığımız için dedikoduyla işi götürmeye çalışıyoruz.

Okumuyoruz; dinimizi dinleyerek anlamaya çalışıyoruz. Dini geleneksel din haline getiriyoruz ve birileri de “şeyhi olmayanın şehhi şeytandır” diyor bize. Bu durumda kurtarıcı şeyhler, gavslar, ilahlar arıyoruz kendimize. Sonuçta peygamberi bir dinin sahibi olamıyoruz.

Okumuyoruz; bundan dolayı çocuklarımızı da anlamıyor ya da farklı farklı anladığımız için birbirimizle kavga ediyoruz. Biz kavga ederken ikimize de yar olmayan farklı bir yetişkin ortaya çıkıyor.

“Çok gezen mi, çok okuyan mı bilir?” diye bir haklı soru sorar bizim kültürümüz bizlere. Münazara konusu olur liselerde, üniversitelerde. Şunu açık söyleyeyim ki okumayan biri bu soruya soruyla cevap verir ya da bana göre “okuyan bilir” ya da “gezen bilir” şeklinde çok kısa cevap verir. Gezmeyi bir tür yürüyüş olarak anlayan biri, okumak da nereden çıktı der! Sizin bu konudaki görüşünüz nedir sahi? Şunu mu demek istiyorsunuz? Okumayan bir insan zaten gezemez, ancak yol alır!

Evet, gezen de bilir okuyan da. Ancak gezmek için okumak gerekir. Gezdiği yerlerden neleri alacağını, kendisine nasıl bir gelişme sağlayacağını ancak okumayla sağlar insan. Okuyan insan nereleri gezmesi gerektiğini, öncelikleri, gezdiği yerlerden hangi çiçeğin nasıl bal vereceğini ancak okumayla anlayabilir. Evet, önce okumak sonra gezmek şeklinde cevaplanacak bir sorudur bu? Pratiksiz teori, bilmek için yeterli değil; pratik yapmadan önce teorik bilgi şarttır. Tıpkı bir fizik deneyini yapmadan önce öğretmenin öğrenciyi sözlü sınava tabi tutması gibi.

Okumak bilmek midir? Her okuyan bilir mi ve her okunan eserden bal çıkarılabilir mi? Şayet bal çıkarsa hakiki mi şekerli mi olur? Temel meselelerden biri de budur? Amerikalı ünlü yazar Alvin Toffler “21. Yüzyılın cahilleri, okuma-yazma bilmeyenler değil; okumayanlar, öğrendikleri yanlış bilgileri değiştiremeyenler ve yeniden öğrenemeyenler olacaktır” diyerek okuma yazma bilmesine rağmen okumayan günümüz insanını cahil olarak değerlendirmektedir. Bu durumda okuryazar olmak, vakit geçirmek için okunmamalı; öğrenmek için bilgi sahibi olmak için okumalı insan.

Okuma dil gelişmesine olumlu yönde katkı sağlamalı,  iletişim kapasitesini artırmalı.  Okumayla kişi kendisini daha iyi ifade edebilmeli, kolay öğrenme ve doğru hüküm verme kabiliyetini artırmalıdır. Okumanın sonucunda, anlama ve anlamlandırma, gördüklerini fark etme gibi birçok zekâ fonksiyonu olumlu yönde gelişmelidir. Bunun için okunmalıdır. Bu doğrultuda okumayan insan, okumayan toplum cahildir. Bu cehalet, cep telefonu, bilgisayar, televizyon gibi araçlarla meşgul olarak giderilemez.

Ursula Kroeber Le Guin “Eğer bir nesil cehaletin mutluluk olduğunu sanarak yetişirse, bir sonraki nesil cehaletini bile fark edemeyecektir. Çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecektir” diyerek cehaletin bulaşıcı olduğunu söylemektedir. Günümüz insanının en önemli hastalığı budur. Adam “ben yaşlandım, kafam almıyor” diyor ve işin içinden çıkıyor! “Üzüm üzüme baka baka kararır” misali çocukların ve torunların da içi kararıyor! Yani anne babası ya da dede veya ninesi okumayan bir çocuğun (özellikle öğretmeni) kendisi de okumuyor. Bizde aynen bu oluyor, sonra da eserlerimizden şikâyet ediyoruz!

Peki, her okumak öğrenmek midir ya da her eser okunmalı mıdır? Muhakkak ki her okumayla az ya da çok öğrenme olur. Ancak her öğrenilen faydalı mı? Elbette faydalı değildir. Her kitabın veya her eserin bir mesajı mutlaka vardır. Boş bir kitap da insanlara mesaj verir. Bu durumda bir yıl içerisinde basılan binlerce kitabın arasında elbette faydalı eserlerin yanı sıra kitap olarak değerlendirilemeyecek yayınlar da vardır. Tüm bu kitapların arasında okunacak doğru kitapları seçmek ise ancak kişilerin hayatı algılama, neleri öğrenmek istediklerine bağlı bir durumdur. Karanlık ve iç karartıcı konuların anlatıldığı kitaplar olduğu gibi okuyan kişinin gelişmesinde faydalı olacak içeriklere sahip kitaplar da vardır piyasada. Dünyada yaşanan olayları, kâinatın ve insanlığın varlık sebebini anlatmayan kitaplar insana faydadan çok zarar verir herhalde. Hiçbir bilimsel dayanağı olmayan, şüpheli izahlara dayanan, yalan ve safsatalarla dolu olan yazılar insanların olumlu yönde gelişmelerine hiçbir katkı sunmazlar. Dolayısıyla bilimsel gerçeklere dayanan, okuyan kişiyi yormayan, yalın anlatımlı ve kolay anlaşılabilen kitapların okunması elzemdir. Aksi takdirde farklı doğru algılarının sürekli kavga ettiği, kişileri kendi doğrularına iman etmeye zorlayan insanların oluşturduğu bir kaos toplumu peyda olur ki sonu anarşi olur.

Unutmayın ki ”En Büyük düşman, cahil dosttur.”

 

İsmet YALÇINKAYA

17/09/2019

"İsmet Yalçınkaya" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku