takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

28 Ağustos 2020 - 11:04:54 - 435 Okunma

ÖĞRETMENİM

Ben bir öğretmenim. Daha on yaşından itibaren öğretmen kelimesi ile yatıp kalktım. Öğretmen okulu imtihanını kazanmak için gece gündüz çalıştığım günler unutulmazlarım arasında taze durmaktadır. Sınava hazırlık sürecinde ailedeki görevlerimi de aksatmazdım. Sabah erkenden kalkar, Hacer annemin hazırladığı tereyağlı somun ekmek dilimini yiyerek hayvanları ders saatine kadar otlatırdım.

Öğretmenimin inanılmaz bir saygınlığı ve sevgisi benim de öğretmen olmam da etkili olmuştur.

                Biz köy çocukları için öğretmen okulunu kazanmak çok önemli idi. Meslek garantisi vardı. Üstelik yatılı idi. İlkokul 4 ve 5. Sınıf öğretmenim Hulusi Ayasun 4. Sınıfta on öğrenci seçmiş bizi ders dışında da özel çalıştırıyordu. Kazanacağımıza inanıyorduk. Çok çalışıyorduk. On öğrenci sınavlara girmiş sekiz kazananla köyde o yıl rekor kırmıştık. Dört kız öğrenci Sinop Kız Öğretmen Okulunu, biz dört erkek öğrenci Sivas / Yıldızeli Pamukpınar Öğretmen Okulunu kazanmıştık.

                İlk defa takım elbisem, potinim, kravatım olmuştu. Kayıt yaptırdığım gün eğitim şefi küçücük bir kâğıt tutuşturdu elimize. Okula gelirken; Mandolin, Türkçe sözlük, imla kılavuzu, diş fırçası ve diş macunu alınacaktı. Bu listenin önemini bu gün çok daha iyi anlıyor ve onaylıyorum. 

                Yazmaya başladığım günden itibaren öğretmen konulu, içinde öğretmenlik mesleğini anlatan onlarca yazı yazdım. Severek, isteyerek, heyecanlı güzel cümlelerle anlattım öğretmenlik hayatımın unutulmazlarını.

                Bahar çiçekleri kadar taze, gönül dilimden, dudaklarıma akıp seslendirdiğim, en güzel şarkıları, türküleri, marşları onlara söyledim. Akşamdan sabaha en güzel, en doğru bilgileri vermek için çalıştım durdum. Önce kendim okudum. Sonra öğrencilerime de okuma alışkanlığı kazandırdım.

                Öğretmenlik görevime 05 Ocak 1981 tarihinde başladım. Yılların derinliğinde öylesine mutluluklar yaşadım ki birçoğunu yazdım, meslektaşlarım ve okuyucularımla paylaştım. 35 yıl görev yaptım.  Mart 2017 tarihinde maarif müfettişi olarak emekli oldum.

                Bugün toplumumuzun her alandaki problemlerinin çözümünde en büyük görev tartışmasız öğretmenlerin üzerindedir.

Yarının büyükleri sevgili yavrularımızı çok iyi yetiştirmek, programı,  bilim ve teknolojik bilgileri, sevdalarımızı, ülkülerimizi ve milli şuuru, öğretmek mecburiyetindeyiz.

Sevgili öğretmenim; Sen bu mecburiyeti hissedecek, duyacak, yaşayacak, güzel yarınlara yetiştireceğin nesiller için üzerine düşen bütün çalışmalar için hazır olacaksın. Önce kendini çok iyi yetiştireceksin. Okuyacak, araştıracak, görevinle ilgili eksiğini, noksanını tamamlayacaksın.

                “Susuz günde sular gibi çağlayan,

                Koca sevdalı benim öğretmenim.

                Gözleri alev alev sevgi saçan,

                Doğru sözlüdür benim öğretmenim.”

                Öptük öğretmenlerimizin ellerini, hep öpeceğiz. Kendimiz öğretmen olmamıza rağmen hayatımıza yön veren unutulmaz öğretmenleri anlattık, örnek verdik. Biliriz ki, milletlerin kaderiyle öğretmenlerin kaderi beraberdir.

                Yaptığınız görevin sorumluluğunu omuzlarınızda hissetmelisiniz. Yarının büyükleri size emanet ise yarınları siz yetiştiriyorsunuz demektir. Yesevi’den Yunus’a akan sevdaları, Oğuz Kağan’dan Fatih’e oradan Atatürk’e ulaşan vatan ve millet sevdasını nakış nakış işleme vaktidir.

                “Bir milletin var oluşu ve kaderi yetiştirdiği insanlara bağlıdır. Bir toplum fertlerini milletine, devletine, tarihine bağlı olarak yetiştirdiği, onlara milli benlik, şuur verdiği ölçüde millet olarak varlığını korur ve yaşatır. Toplumun sosyal, kültürel, ekonomik, politik yani milli yapısını oluşturan, onu millet yapan, onu devlet olarak güçlü kılan bu özellikler, fertlere ancak eğitim yoluyla öğretmenler tarafından kazandırılır.”

Ellerini öptüğümüz öğretmenlerimizin her alanda çok iyi yetişmesi ve meslek hayatları boyunca da kendilerini sürekli geliştirmeleri gerektiğini hatırlatmak istiyorum. Öğretmenler çok iyi eğitim almalı, mesleği isteyerek ve severek yapmalıdır.

Ülkemizin fedakâr öğretmenleri, sizler her şeyin en güzeline layıksınız.

Uzun bir aradan sonra 24 Ağustos 2020 tarihinde öğretmenlerimiz okullarımızda seminer çalışmalarına başladılar. Özledikleri okul ve arkadaşlarıyla hasret gidererek yeni eğitim öğretim yılının hazırlık çalışmalarına başladılar. İnşallah en kısa zamanda yüz yüze eğitim başlayacak ve öğrencilerle buluşmaları gerçekleşecektir.

Okul, öğretmen, öğrenci ve veli kelimelerinin bütünleşmesindeki duyguları, heyecanı, huzuru ve mutluluğu ancak öğretmenler bilir ve yaşarlar.

Osman BAŞ

"Osman Baş" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır.

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku