takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

24 Nisan 2020 - 10:15:21 - 390 Okunma

MECLİS 100 YAŞINDA

Korona virüsü nedeniyle bu yıl alanlarda, caddelerde 23 Nisan Bayramını kutlayamayacağız. Bir Ulusun “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir.” Diyen meclis 100. Yılını doldurdu. Bu anlamlı yılda virüs nedeniyle sokağa çıkmasalar da sevgiyle coşkuyla kutlayacaklardır. Türküm diyen demokrasiye gönül vermiş insanlar, aileleriyle birlikte evlerinde bu özel günü kutlayacaklardır.

Bir ulus fikrinde, biliminde, üretiminde ve ekonomisinde hür değilse başka milletlerin egemenliğine boyun eğmeye mecburdur. Musa Eroğlu sazının tınısıyla kulağımıza şu sözleri söylüyor; “ Sarı saçlarına deli gönlümü bağlamışım çözülmüyor Mihriban’ım…” Her gönülde bir sarı saçlı sevgili vardır. Benim gönlümdeki sarı saçlı, mavi gözlü sevdiğim Mustafa Kemaldir.

Ulu önder her Türk’ün gönlünde yatmaktadır. Fiziki bedeni Ankara’nın kalbi Anıtkabir’de Türk Bayrağı’nın altında dünya döndükçe yatacaktır. Anıtkabire giderken aslanlı yol, Türk milletinin yoludur. Türk tarihinin geçmişten geleceğe, sonsuza kadar giden yoldur. 24 Türk Devletinin kuruluşunu anlatır. Aslanlı yolda bilim, sanat, üretim konuşulacaktır, bilgi değil.

Mustafa Kemal Bandırma vapuruyla İstanbul’dan 16 Mayıs 1919’da yola çıkacaktır. Hacı Teyfik Bey sandalla gemiye gitmeye hazırlanır.  Oğlu Nuri Ulusu “ Baba beni de gemiye götür. Mustafa Kemal’i görmek istiyorum?” Babası Hacı Teyfik Bey; “ Oğlum şimdi zamanı değil başka bir zaman görürüsün.” Nuri çocuktur, merakı üst seviyededir. İnadı inattır, gitmekte ısrarlıdır. Babası dayanamaz alır sandala çıkartır Bandırma vapuruna. Nuri Ulusu Atatürk’ü görmüş sevinmiş, mutlu olmuştur. Bu sevimli çocuğun mutlu ve sevgi bakışını gören Mustafa Kemal; “ Adın ne çocuk senin?” “ Nuri efendim.” Atatürk çocuğu gözlerinin içine bakarak “ Çocuk vazgeçmek yok…” Der. ( Atatürk sevdiğine çocuk derdi.)

16 Mayıs 1919’da Bandırma vapuruyla yola çıkan Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ulaşır. Bandırma vapurunu batırmak isteyen İngiliz gemisi peşinden gider, açıklarda arasa da bulamaz. Bandırma gemisi eskidir, kıyıyı takip eder. Kaptanda gemi batacak olursa, yüzerek kenara çıkma duygusu vardır.

4-12 Eylül 1919 da Mustafa Kemal ve Heyet-i temsiliye tarihi kongre binasında toplanacaktır. Bugün ( Sivas- Kongre binası Atatürk ve Etnografya müzesi) olarak kullanılıyor. Sivas kongresi için hazırlık yapılır. Bina boştur, serecek hiçbir şey yoktur. Evlenecek bir genç kızın çeyizini getirip salona sererler. Köşe de iki yeni süslenmiş yastığı acelece koyarlar. Yastıkların üzerine kâğıtlara yazılmış iki şiir iğne ile iliştirilmiştir. Salonu hazırlayan yetkili, yastıktaki şiir gözüne ilişir.   Şiirde; “ Saltanatın gücüne aldanıp çıkma yola. Şaşırırsın, yanılır düşersin dardan dara…”  Yanındakiler “ efendim kusura bakmayın yastığın üzerinde unutmuşuz? “  “Bırakın kalsın bu güzel sözler yerinde…” dercesine işaret eder yanındakilere. Halk önceden gizlice kararını vermişti, saltanattan ve padişahtan kurtulmanın işaretini veriyordu.

23 Nisan 1920 Türk Milletinin idaresini temsil eden, birinci T.B.M.M’ si açıldı. Bu tarih Türk halkının egemenliğini ilan ettiği şanlı tarihtir. Atatürk 23 Nisan 1924’te “ 23 Nisan gününü” bayram olarak kutlanmasına karar vermiştir. Ulusan Egemenlik ve Çocuk Bayramı T.B.M.M tarafından sadece Türk çocuklarının değil, bütün dünya çocuklarına armağan edilen, her yıl 23 Nisan günü kutlanır. Dünya milletlerinde çocuklara tanınan tek milli bayram Türkiye’de yapılır. Renk,dil, din, farkı gözetilmeksizin tüm çocuklar el ele geleceği inşa edeceğinin sözünü verircesine kutlarlar bu bayramı.

Hâkimiyet-i Milliye Bayramı önceleri ( 1 Kasım, sonra 23 Nisan) Saltanatın kaldırılışının ve Türkiye Cumhuriyetinin Kuruluşunu gerçekleştiren T.B.M.M‘nin açılışının egemenliği padişahtan alınıp, halka verilmesini kutlamaktır. Çocuk Bayramı savaş sırasında yetim, öksüz kalan yoksul çocukların bir bahar şenliğidir.

TBMM’nin açılışının birinci yılında kutlamaya başlayan 23 Nisan Milli Bayramı, 1 Kasım 1922’de Saltanatın kaldırılmasıyla 1935 yılında 23 Nisan milli Bayramıyla birleştiren (Hâkimiyet-i Milliye Bayramı) ile (Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin) 1927’de ilan ettiği ve ilki Atatürk’ün himayesinde düzenlenen 23 Nisan bayramının birleşmesiyle oluştu.

Türkiye Radyo Televizyon Kurulu UNESCO’nun 1979’unu çocuk yılı olarak duyurdu. T.R.T Uluslar arası 23 Nisan Çocuk Şenliği’ni başlatarak bayramı uluslararası düzeye taşımıştır. 1933’de Atatürk’le başlayan çocukları makama kabul ediliş geleneği, günümüzde hala devam edilmektedir. Egemenlerin, emperyalistlerin elinden kurtulmanın tek yolu demokrasidir. Bir milletin karar alıp, uygulamaya sunduğu yer meclistir. Halkın oyları hükümeti belirler, seçilen hükümet devleti yönetir.

Ulusal Egemenlik Müzesi kurulmasını isteyen Atatürk “ Müzeler toplumun hafızasıdır.” Der. 1922’de bir kararnameyle müze kurulması için imza atar. 1923 ‘de Cumhuriyet kurulur. T.B.M.M ‘sinden daha üstün bir şey yoktur. Varsa meclis yoktur. Gücümüzü tahvil senetlerinden almıyoruz? Hissi senetlerden alıyoruz? En büyük yol gösteren ışığımız Demokrasi ve Cumhuriyettir.

Mustafa Kemal olayları 50 yıl, 100 yıl önceden görüp söyleyen insandır.  “ Devrim benim karakterimdir.” Diyen dünya lideridir. Atatürk “vazgeçmek yok” derken baskı var, zorluk var, ölüm var. Ama inanılmış mücadeleden vazgeçmek yok diyordu içinde Nuri Ulusu’ya.

Meclisimizin nice 100 yıllara birlik, beraberlik geçirmemiz dileklerim. “ Bağımsızlık benim karakterim” diyen devrimci ruhunu parlamenter sistemden alan, bize yol gösteren ulu önder Atatürk ve arkadaşlarını minnet ve şükranla anıyoruz.

SÜLEYMAN ERKAN 22-04-2020 Çarşamba Hasköy-Beyoğlu- İstanbul.

"Süleyman Erkan" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır.

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku