takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

20 Ağustos 2020 - 10:33:09 - 404 Okunma

KORONA

Covid-19 dünyanın baş belası. Merak ediyorum, Türkiye’den başka salgın yüzünden yaşlılarıyla uğraşan kaç ülke var, yeryüzünde? Yetkililerimiz ve bilim kurulu üyelerimiz hangi gelişmiş ülkeyi örnek aldılar da ihtiyarlara bu muameleyi layık gördüler, acaba? Yoksa yaşlılarımızı dünyada en çok biz mi seviyoruz ki onları evlerinde korumaya alıyoruz?

Ağzı var, yok dili yok insanları bırakın da son günlerini diledikleri gibi yaşasın zavallılar. Umudumuzu bilim insanlarına bağladık. Onlar ise “Biz kendi alanlarımızı biliyoruz. Covid-19 hakkında bilgimiz yok” diyor ve ilave ediyorlar. Bu virüs yeni çıktı. Ne ilacı var, ne de tedavi şekli. En iyisi yakalanmamaya çalışmaktır. Bilmeye bilirsiniz ama öğrenmek için gayret gösterilmez mi?

Hastane çalışanlarına minnet duyuyoruz. Onlara söz yok. Ama elin bilim insanları laboratuarlarda harıl harıl çalışırken bizimkiler ya bilim kuruluna seçilip ihtiyarları eve kapatmayı öneriyor ya da rektör olup yedi sülalesini dolgun maaşla işe yerleştiriyorlar.

Madem öyle Devlette ne kadar yaşlı var ise – virüsün ayrım gözetmediği gibi – mevkiine, makamına bakılmadan hepsine ev kısıtlaması getirilsin. Bilim insanlarına soruyorum. Yaşlıları üç ay hapsettiniz de hangi başarıyı elde ettiniz?

Hanımlar, beyler! İhtiyarlarla uğraşmayı bırakın da laboratuarlara girin önce, şu salgına aşı mıdır, ilaç mıdır her ne ise onu bulun. Çare bulmayı başka ülkelerden beklemeyin. Siz, işin kolayına kaçıyor, ihtiyarların bazı haklarını kısıtlayarak, hastalığı önleyeceğinizi sanıyorsunuz. Sanki ihtiyarlar, düğün okuntusu dağıtır gibi mikrop dağıtıyorlar, etrafa? Siz,“Armut piş, ağzıma düş hesabı, çareyi el bulsun, biz uygulayalım,” demeye getiriyorsunuz. Çare bulunursa prof olmaya ne gerek? çareyi bir hasta bakıcı bile uygulayabilir, evelallah…

Bu bela karşısında devletimiz de boş durmadı hani. Bilim kurulları oluşturdu. Salgının ilk günlerinden itibaren, camilerimizde dualar okuttu, sesini dışarıya vererek. Yaşlılarımıza üç ay kadar kısıtlama getirdi. Baktı olmuyor. Bu günlerde valilerimiz eliyle tekrar kısıtlamaya başvuruyor. Yani az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik. Geriye döndük baktık ki bir arpa boyu yol almışız.

Bakalım ne olacak?

Şimdilik “Allah, yar ve yardımcımız olsun!” diye dua etmekten başka elimizden bir şey gelmiyor, maalesef…

"Rasim Canbolat" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır.

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku