takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

18 Mayıs 2020 - 15:26:59 - 241 Okunma

KORONA-2

“Bizde pişer size de düşer.”  Korona virüsle dünyanın ne kadar küçük, insanların birbirlerine nasıl ihtiyaçlı olduğunu gördük. Korona tüm Dünya’da yayılması ile Türkiye’de de 11- Mart- 2020’de ilk vaka ortaya çıktı. Yayılması sinsice oldu. İnsanlar nasıl korunacaklarını tam bilmiyor, normal bir bulaşma gibi düşünüp ‘ bana bir şey olmaz’  olsa da atlatırım, diye düşünenler çoğunluktaydı.    İstanbul başta olmak üzere sınır kapılarından virüs elini kolunu sallayarak bizlere misafir oldu. Ölümler arttıkça korkuda ortalığı sardı. İnsanları 14 gün gibi bir sürede alıp götürmesi felaket oldu herkese…” Bize bir şey olmaz!” Öyle bir şeyler olur ki sormayın gitsin.

Bir zamanlar Titanik Dünya’nın en büyük güvenilir yolcu gemisiydi. Titanik batmaz! Bu güvenceyle gemiye yeteri kadar filikaları bile yeterince koymadılar. Batmaz denilen mükemmel insan yapımı harika gemi bir buz dağına çarpar. Gemi su alır. Karadan millerce uzaklıktadır. Su soğuk, yardım ulaşması imkânsız. Can pazarı başlar. Bireyler tek başına kurtulacaklarını sanıyorlar. Bilmiyorlar ki hepsi bir geminin içinde! Sebebini sorgularlar; Kaptan ‘ iki kadeh şarap içti?’ Hayır, efendim rotacı uzman değilmiş? Gözcüler ‘buz dağını’ görmekte geciktiler. Batmaz denilen Titanik batar diye düşünselerdi, tedbirlerini alırlardı. Filikalarını çok sayıda konurdu. Güvenlik en üst seviyede bulundurulurdu. Hatta yakınlarında başka bir gemide takipte olurdu. Ama batmaz denilen muhteşem gemi battı!

Birçok ülkenin yöneticileri bize bir şey olmaz! Biz büyüğüz, sosyal alanlarda da, ekonomide de devasa ülkeyiz? Ama mikro virüs tün dünyayı bir çırpıda hizaya getirdi. Başka zamanlarda maskeyle gezenlere başka gözle bakarken şimdi maskesiz gezenlere başka gözle bakıyoruz?

Demek ki neymiş efendim; yaşadığımız evrende başka çanlılarda bulunmaktaymış. Evrensel demokrasiye inanıp sahip çıkacaksın. Birde insanlar arasındaki demokrasiyi hak-hukuk- adalete inanıp harfiyen uyacaksın. Allahın adaletini de aklından çıkarmayacaksın. Başkalarının yaşam haklarına saygı duymazsanız, başka canlılarda senin yaşamına saygı duymaz. O zaman bu evrende rehberimiz bilim-ilim-sanat- kültür- gelenek ve göreneklerimize saygılı olup, sahip çıkmalıyız.

Virüs nedeniyle sokağa çıkma yasağı konuldu. İstanbul sokakları boş, işyerleri kapalı, caddelerde arabalar çıkmayınca, gaz salını mı azaldı. Fabrikaların çalışması azaldı. Zehirli gazlar havaya, suya, toprağa karışmıyor. Yağmurlarla buluşup üstümüze asit olarak damlamıyor. İnsanlar gereğinden fazla karbon üretmiyor. Hava temizlendi, derelerden sular berrak akmaya başladı.  Otlar, ağaçlar kendine geldiler. İstanbul’da kuş seslerini odalarımızdan duyar olduk. Haliç’te yunusları yüzerken gördüler. İstanbul’dan yıllar sonra Ulu dağın görenler oldu. Ergene nehrinde yeni balık türleri göründü. Bu bahar ağaçlar başka renkte çiçeklerini açtılar. En güzel tomurcuklarını temiz havayla buluşturdular.

Neymiş efendim doğaya bir şey olmaz! Olur, efendim, havaya, suya, toprağa bir şeyler olur. Tek çare bir şeyler olur diyerek tedbirimizi almalıyız! Geniş parklar, yeşil alanlar, ormanlar ve içinde ki canlılara yaşam şansı vermeliyiz! İnsanların yaşam alanlarını genişletmeliyiz! İstanbul’da ki fabrikaları, iş alanlarını Anadolu’nun çeşitli kentlerine planlı yaymalıyız! İstanbul bu göç yükünü artık taşıyamıyor.

Virüsün bizlere kalıcı öğrettiklerini aklımızdan çıkarmamalıyız? Akıldan çıktığı an bireye ve topluma zarar verdiğimizi unutmamalıyız. Sokağa çıktığımızda, maskemizi, eldivenimizi unutmayacağız. Sosyal mesafe kuralı 2-3 metre olarak ayarlamalı. Otobüs, minibüslerde yolcu sayısının yarısı kadar yolcular taşıyor. Dezenfekte olarak elimizi sık, sık yıkıyoruz. Dışarıdan eve geldiğimizde ilk işimiz banyoya girip üstümüzü değiştirip, elimizi sabunlu su ile yıkamak oluyor. Evimize bu süre içinde misafir almayacağız, misafir olarak gitmeyeceğiz? Temizlik en üst seviyeye çıkartmalı, sokak ve çevre temizliğine önem vermeliyiz? Sokağa çıkma yasağına uymayanlara ceza ile cezalandırılıyor, iller arası yolculuk büyük şehirlerde yapılmıyor. Virüs “benim kimseye ihtiyacım yok” diyenlere, senin bir arıya, sineğe, komşuya ve çevrendeki tüm canlılara ihtiyacın var dercesine ders verdi. Yardımlaşmanın, topluma hizmet etmenin anlamını pekiştirdi. Öldükten sonra bu dünyadan mal, mülk ve eşyaların bu dünyada kaldığını, götürdüğün sadece yaptığın iyilikler, yardımların, kinlerin, nefretlerin, öfken olduğunu hatırlattı. Her insan cennetini de, cehennemini de kendi nefsiyle geliştirir. Binlerce yıl Dört hak din yardımlaşmayı, temizliği, düzeni anlattılar, anlayana az rastlandı. Virüs kesin kararını vererek, tüm insanlara düzeni, temizliği, yardımlaşmayı, kurallara uymayanın cezasının “ölüm” olarak kesti. Tarıma önem verin, canlıları koruyun ‘ can yakanın canını yakarım’ haksızlık yapmayın mesajını dünyaya verdi. Ya kardeşçe yaşarsınız, ya da hepinizin “canına okurum” tehdidini savurdu.

Virüs gittikten sonra bizlere bırakacağı en büyük üç miras olacak; Eğitim, sağlık, ekonomi. Dersinize iyi çalışın sınıfta kalmayın diyecektir. Eğitimin toplum üzerinde ne kadar önemli ve anlamlı olduğunu yalın kamcısıyla suratımıza çarptı. Her bireyin eğitilmesi, bilinçlenmesi toplumu kalkındırır geliştirir. Bencillik, bireyselcilik, menfaatcılık yapmayarak. Sağlıkta tıp insanları, sağlıkçılar yetiştirin ki kendinize, çevrenize ve dünyanıza faydalı olasınız.

Ekonomi eğitim öğretimle başlar, üretmeyle pazarlamayla yol alır, tüketimle sonlanır. Önce kendini sonra çevreni, ülkeni ve daha sonra dünyayı besleyesin. Tarımın (endüstri ürünlerin) sanayin, fabrikalarını işletemiyorsan, karışılacağın sorunlara hazır olunuz? Sanatçın, sanatın, ustan, esnafın, tüccarın eğitim ve öğretimden nasibini almamışsa, kapitalizmin çarklarıyla toplumu nerelere götüreceğini bilemezsiniz? “Eli kirli olmayanın karnı dok olmaz.” Derler büyüklerimiz. Alın teri, emekle üretmek, kardeşçe dostça Türk bayrağının altında birlik beraberce tüketmek olmalı hedefimiz.

Virüs bu yıl eğitim öğretimi alt üst etti. Parası olan çocuğunu okutur, parası olmayan ne yapar? Hangi sosyal devlet, okutur, iş, aş vererek sahip çıkar bilinmez. İnsan bir sosyal varlıksa, bizlerinde sosyal olması, sosyal bir devletle yönetilmemiz gerekir. Bizlerin cumhuriyete, demokrasimize daha sıkı sarılarak bu karanlıklardan birlikte kurtulacağımıza inanıyorum. Korona virüsü bizlere daha neler öğretecek bakalım. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

SÜLEYMAN ERKAN 13-05-2020 Çarşamba Hasköy-Beyoğlu-İstanbul.

"Süleyman Erkan" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır.

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku