takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

11 Aralık 2019 - 10:19:38 - 370 Okunma

KIZILELMA

“Türküz varacağız Kızılelma’ya” (Ziya Gökalp)

“KIZILELMA; nerede olduğu veya olacağı belirtilmeyerek, dünyadaki bütün Türklerin birleşip kuracakları ideal ülke veya bütün Türklerin bir araya toplanması ülküsü…”

            KIZILEMA, cihan hakimiyeti ülküsüne bağlı olarak halk kitlelerine ve askerlere adı ve efsanesiyle yayıldı. Osmanlılarla birlikte ortaya çıktı. Ayasofya’nın önünde dikili bir sütun üzerinde at üstündeki Justinyanus heykelinin elinde kızıl bir küre veya altından büyük bir elma vardı. Bizans imparatorunun dünyayı elinde tuttuğunu gösteren bu küre cihan hakimiyeti tılsımının yazılarını taşırdı. 14. yüzyılda olan bir depremle Justinyanus heykelinin ve elindeki kürenin düşmesi, Bizans’ın çöküşüne ve daha birçok ülkelerin Türkler tarafından fethine bir işaret sayıldı. Bu inanışla beraber Türklerin kızıleması, İstanbul’un fetih ülküsüyle özdeş bir anlam kazandı. Ve bu ülkü, 29 Mayıs 1453 tarihinde gerçekleşerek Bizans’ın sonu ve yeni bir çağın başlangıcı oldu.

İstanbul’un fethinden sonra, Türk cihan hakimiyetinin sembolü olan Kızılelma, oradan Roma’ya, St. Pierre Kilisesi’nin kubbesine, yeni Katolik dünyasının merkezine geçti. Fatih Sultan Mehmet Han’ın Karadeniz’i bir Türk gölüne çevirmesi ve Balkanlar’ı fethinden sonra, İtalya kıyılarına donanma göndermesi bunun işaretidir. Nitekim Papa korkarak Roma’dan kaçmayı düşündü. Ancak 1481’de Fatih’in ölümü üzerine Kızılelma’ya orada ulaşılamadı. Ama daha sonra Kanuni Sultan Süleyman devrinde, Mohaç meydan muharebesinin kazanılması ve Budin’in fethiyle beraber Beç (Viyana) Kızılelması ortaya çıktı.

            Evliya Çelebi, “bütün Macar, Nemçe (Avusturya), Lâtin ve Yunan tarihlerinde bu Beç Kızılelması’nı ve Roma (Papa) Kızılelması’nı Osmanlıların alacağı açıklanmıştır.” der. Nitekim Yeniçerilerin kışlalarına giden Kanuni Sultan Süleyman, ayrılırken bu amaçla onlara “Kızılelma’da buluşuruz.” der ve böylece ülkülerini canlandırırdı. Kızılelma efsanesi Yeniçeriler arasında çok yaygındı; “testiye kurşun atar, keçeye kılıç çalar, Kızılelma’ya gideriz.” sözleri onların bu ülküsünü gösterir.

            Kızılelma geleneği, Sultan 2. Mahmut tarafından 1826’da ocaklarının kaldırılmasına kadar Yeniçeriler arasında yaşadı. Ve nihayet Ziya GÖKALP, Kızılelma’yı Türkçülük hareketinin ülküsü olan Turan ile birleştirdi. 1914’de Kızıl Destan şiirine şu beyitle başladı: “Düşman ülkesi viran olacak / Türkiye büyüyüp Turan olacak.” Yine Ziya GÖKALP 1915’de yazıp yayınladığı KIZILELMA kitabında, yaşadığı çağın olaylarını toplumbilimci bakışla inceleyerek ve eski Türk destanlarından, halk masallarından da yararlanarak öğretici – eğitici tarzda hece vezniyle yazdığı şiirleriyle hem Türkçeyi en güzel şekilde işledi hem de Türk çocuklarına ve genç nesillere yeni ufuklar gösterdi.

            Peki gelişen tarih sürecinde ne oldu? Ömrünü tamamlayan ve yıkılan Osmanlı İmparatorluğu’nun küllerinden ve Türk Milletinin “ya İstiklal, ya ölüm!” mücadelesinden Türkiye Cumhuriyeti doğdu. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK bu doğuşun ilk adımlarını şöyle özetlemiştir.

            “Efendiler, bu durum karşısında bir tek karar vardı. O da millî hakimiyete dayanan, kayıtsız şartsız, bağımsız yeni bir Türk Devleti kurmak!

            İşte, daha İstanbul’dan çıkmadan önce düşündüğümüz ve Samsun’da Anadolu topraklarına ayak basar basmaz uygulamasına başladığımız karar, bu karar olmuştur.”

            Peki bugün, yani günümüzün düzeni bozuk dünyasında ve kutsal emanet Cumhuriyetimizin 100. yılına yaklaşırken Türk’ün Kızılelması ne olabilir ya da ne olmalıdır?

            Türk’ün yeni Kızılelması herhalde şu olabilir ya da olmalıdır: “Dünya Türk Birliğini de kurmakta yol almayı ihmal etmeden, Türkiye Cumhuriyeti’ni bütün kurumlarıyla ve sivil toplumuyla her alanda ama her alanda (bilim, fen, sanat, ekonomi, teknoloji, demokrasi, eğitim – öğretim, araştırma – geliştirme vb.) çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkarmak ve dünyada yeni bir süper güç olarak layık olduğu konuma getirmek ve âdil, yeni bir dünya düzeninin kurulmasında baş rolleri oynamak…

"CEMALETTİN YARKIN" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır.

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku