takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

7 Eylül 2019 - 09:22:51 - 260 Okunma

KİLİS HATIRALARI 5

(Dünden devam)

Bazı öğretmenlerimiz çok prensip sahibi idiler. Bir öğrencimiz kan kanserine yakalanmış. Sadece teselli ve moral olması için lise son sınıftan tek dersi olan matematiği imtihanla geçmesi lazım. Hastanede ziyaret ettim İsmail Kuş yavrumuzu. Bana dedi ki “hocam ben bu matematiği verip mezun olabilir miyim?” Öğrendik, tedavinin son evresi imiş. “Tabiî ki evladım, siz imtihana girerseniz, başarır mezun olursunuz.” dedim. Sonra odasından dışarı çıktık, babası arkamızdan çıktı, boynuma sarıldı, “hoca bu moral İsmailime yeter, iyi ki öyle söylediniz..” dedi.

İmtihan günü geldi çattı. İsmail Kuş hasta haliyle imtihana geldi. Komisyon soruları hazırladı. Biz de imtihanda görevliyiz. İsmail çok zorlanıyor, renkten renge giriyor, derken bir telefon geldi Muzaffer İhanoğlu hocamıza, hocamız salondan çıkıp telefonla konuşmaya gitti. Görüşme biraz uzunca sürdü. Sonra imtihan salonuna geldi. İsmail’in kağıdına baktı, baktı, gülümsedi. Duygulandı. Hepimiz çok duygulanmıştık. İsmail okulu bitirecek puanı matematik dersinden almıştı. Telefon görüşmesi onun işine yaramıştı. Kısa sürede diplomayı aldı. Sevinçli, sevinçli birkaç gün Kilis’te dolaştı. Sonra bir de duyduk ki ahiret biletini almış… Mekanı cennet olsun yavrunun…

Kilis Lisesinde İsmail Has hocamla birlikte aynı branşta iki kişiydik. Kız öğretmen lisesinde branş öğretmenine ihtiyaç varmış, haftanın bazı günleri oraya derse gitmeye başladım. Kızlarımız çok zekiye, çalışkan, anlatılanı kavrıyor hayatlarına uyguluyordu. Hocam M. Yaşar Kandemir’in Kuran’da ismi geçen 25 peygamberin hayatını anlatan çok akıcı bir kitap serisi vardı. Her dersin 10-15 dakikasını bunu okumaya ayırırdım. iki kişi bir kitabı bitirir, önündeki veya arkasındaki sıra ile değiştirirlerdi. Bir hafta sonraki dersi hem onlar hem de bendeniz iple çekerdik.

Yarım dönemde kız öğrencilerin yarısı tesettüre girdi. Benim öğrencilere temin ettiğim M.E.B. tebliğler dergisinde tavsiye edilen eserleri bir müdür yardımcısı öğrencilerin dolaplarından toplayıp, öğrencileri disiplinle korkutuyordu. Buna sessiz kalamazdım. Okul müdürünü ziyaret ettim. Konuyu onun anlayacağı şekilde anlatınca ilgili idareciyi çağırıp kız çocuklarından alınan kitapları derhal çocuklara geri vermesini iyi bir lisanla söyledi. Sonunda onlara demiştim ki “Mesleğime aşık bir öğretmenim, branşımla ilgili programlardaki bilgileri tavsiye edilen kaynaklardan aktarmak görevimdir. Bu konuda kimseden çekinmem vb. konuşuldu. O dönem G. Antep Valisi Abdülkadir Aksu idi. Probleminiz olursa doğrudan iletin diyordu. Makamına seccade serip namaz kılan çok az bulunan Valilerimizden biriydi o zamanlar.

Şimdi ile kıyaslandığında dışarıda, okul dışında başını örten kızlarımıza dünyayı dar etmeye çalışanlar, okula mescit açtırmamak için türlü türlü mazeret arayanlar, neler, neler…

Şimdi, isteyen okulu başörtüsüyle, isteyen istediği kıyafetle gelir, her okulun mescidi var. Nereden nereye… O sıkıntıyı çekenler, kendilerinden sonraki nesillerin aynı şeyleri yaşamaması için çok şeyler başardılar. Hepsinden ALLAH (C.C.) razı olsun.

DEVAM EDECEK

 

"Ahmet Çetin" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?




PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku