takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

6 Eylül 2019 - 10:22:14 - 324 Okunma

KİLİS HATIRALARI 4

(Dünden devam)

Kız öğrencilerimiz okul birincimiz Yadigar Aslan… Anne baba bir kazada ahiret yolcusu olmuşlar. Maşallah Yadigar ağırbaşlı, çok zeki bir kızımız. Liseden sonra hukuk tahsili yaptı. Sonrasında 1-2 kez görüşebildik.

Serap Cömert, Adeviye ebenin kızı. Tarihi bir caminin, Ulu Caminin yanında, aynı güzellikte, ahşap bir evde otururlardı. Öğrendiler, inandılar, İslamı gönülden yaşadılar.

Hâlâ bazı öğrencilerimizin okul numarasına kadar hatırlıyorum. Avni Keçik beyin kızı 751 Sibel Keçik gibi, Fadime İnal, Mustafa Polat, İrfan Polat, Hasan Kara, M. Abdi Bulut, Fuat Karakuş, Selehattin Aslantaş, İsmail Kuş, İhsan Topaklara, Harun Sarıfakıoğulları, Hüseyin Levent Külekçioğlu, Yüksel Yemenici, Songül Toprak şuan aklıma gelen isimler. Birçoğu Devletimize, milletimize hizmet etmenin onurunu yaşıyor. Duamız onlarladır.

Bir gün Kilis Lisesinde dersteyim. Anne – baba hakkını anlatıyorum. Cam kenarında bir kızımız hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Kızım isterseniz dışarı çıkabilirsiniz dedim. “Hocam nolur siz anlatmaya, ben ağlamaya devam edeyim.” dedi. Teneffüste kendisiyle konuştum. Benim annem – babam daha ben çocukken ayrılmışlar, beni babaannem büyütmüş. Anne – baba hukukunu duyunca çok duygulandım, gözyaşlarım ondandı.” dedi.

Bir sınıfta namaz dualarını ezbere dinliyorum. Karma sınıf, yani kız erkek var aynı sınıfta. Hafif kekeme bir öğrencim yaklaştı, yavaşça sadece benim işiteceğim bir sesle “hocam ben burada okumasam” dedi. Konuyu değiştirip, öğrencimi yerine gönderdim. Daha sonra müthiş bir sevgi oluştu öğrencimle aramızda. Uzun yıllar görüştük, cübbe sarık giyinmişti. Bazen aşırıya ailesi beni arar, onunla konuşmamı isterdi. Öğrencim her zaman beni dinlerdi.

Şimdi çok önemli bir beyin cerrahı olan öğrencim İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesini kazanmıştı. Duydum ki eşyalarını, yorgan döşek hazırlamış İstanbul’a gidiyor. Haber gönderdim, bugün gitmesin, ona bir yer ayarlayalım diye. 1984 – 1985 gibi… O zamanlar kimse de telefon da bulunmaz. Sadece resmi kurumlarda olur. Babasında telefon varmış… İstanbul İlim Yayma Vakfı Yurt Müdürü Av. Abdullah Sert beyi aradım, anlattım. Öğrencimiz gelsin, dedi. Sadece valizi ile gönderdik. 6 yıl sonra Doktor olarak mezun oldu. Sivas Tıp Fakültesinde ihtisastan sonra Türkiye’nin en iyi beyin doktoru oldu.

Tabi öğrenciler Kilis’ten ayrılıp Ankara – İstanbul başta olmak üzere tahsil için il dışına çıkınca onlara destek olmak için aylık bir yardımlaşma sandığı kurup, düzenli olarak onlara burs gönderdik. O konuda Kilis esnafımızın desteğini hiç unutamam.

(Devam edecek)

"Ahmet Çetin" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?




PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku