takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

8 Temmuz 2020 - 10:56:20 - 221 Okunma

KENDİNİ İLGİLENDİRMEYEN ŞEYLERE ZAMAN AYIRMAYAN OĞLUM

Sevgili oğlum,

         İnsanın olgunlaşmasının ispatlarından birisi de kendini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi ve merak dahi etmemesi. Bu mektubumda sana bunu örnekleri ile anlatayım dedim. Çünkü bu konu milli ve dini değerlerimizde çok önemli ama dindar ev milliyetçi geçinen çoğu insan başka şey bilmediğinden başka insanların özel hayatları ile alakalı şeyleri çok konuşan sorgulayan insanlar olmuşlar. Bu tür insanlardan ben de rahatsız oluyorum. Çünkü İnsanları sorgulamak bizim işimiz değil Yaratanın ve kolluk kuvvetlerinin işi olmalı. O da tabii zamanı geldiği zaman. Bunun önemini anladığın ve hayata uyguladığın zaman rahat edersin.

        Canım oğlum,

         İnsanlarımız olur olmaz zamanlarda karşısındaki insanların maaşını sorgular. Bayram ziyaretlerinde bile. Halbuki, maaş bence insanın mahremidir. Başkalarının maaşını sık sorgulayan insan ya cehalet içindedir ya da kıskançlık. Kıskançlıkta zaten cehaletin yavrusudur. İnsanın maaşını öğrenince insanın eline ne geçer ki? Maaş mı bağlayacaklar bunu öğrenince? Rütbe ya da mevkii makam mı verecekler? Ya da başı göğe mi erecek? Ne kazanacak? Hiç. Belki de maaşını sorguladığı insanı üzmek veya düşmanlığını kazanmak geçecek eline.

        Sevgili oğlum,

         İşi olmayan adama ne zaman işse gireceksin?  Veya arabası olmayana neden araba almıyorsun? Diye sormak görgüsüzlüktür. Sen adamı imkan içinde yüzüyor sanırsın ama belki de o muhtaçtır da şikayet etmiyordur. Yoksa imkanı olsa almaz mı? Y da başka planları vardır.

          Sevgili oğlum,

          Sohbetlerde de kendi çalışıp çabaladıkların şeyleri başkalarının da takdir etmesine zorlamak da görgüsüzlüktür. Mesela mensubu olduğumuz sivil toplum kuruluşlarına üye olmaya siyasi partileri desteklemeye zorlamak, olur olmaz yerde bunların çalışmalarını anlatmak, kendimiz gibi düşünmeyenlere her zaman “sen yanlış düşünüyorsun” demek de en büyük görgüsüzlüktür. Hatta bunu onun elinde olmayan engelliliğine, cinsiyetine sosyo-kültürel yapısına bağlamak da hakarettir. Bu tür olaylarla çok karşılaştığımdan hakaret eden insanlar ile zamanla sempatim kaybolarak onlardan rahatsız olarak uzaklaşmaya gider. Kimsenin hakaretlerini boş konuşmalarını da dinlemek zorunda değiliz, haksız ve hukuksuz baskılara da boyun eğmek zorunda değiliz.

      Canım oğlum,

      Bizi mesleğimizde nasıl daha başarılı olacağımız, iletişimde nasıl etkili olacağımız, ailemizde nasıl huzur bulacağımız, konuşmamızı nasıl geliştireceğimiz ilgilendirmeli. Başkalarının maaşı ile ilgilenmek yerine mesleğimizde başarılı ve etkin olmanın yollarına bakarak kendi gelir kaynaklarımızı nasıl artıralım? Bu konuda bilgisi olanları nasıl dinleyelim ve faydalı olalım? Bu konuda internette araştırma yapalım, kitap okuyalım gelişelim diye düşünmek daha mantıklı değil mi? Başarılı insanları başarılı yapan şey de gereksiz bilgileri değil gerekli olanı öğrenerek gelişmek değil mi? Başarılı  insanların hayat hikayelerini okuduğum zaman gereksiz şeyleri terk ederek  gereken bilgileri veren  kaynaklara ve insanlara  yöneldikçe başarılı olduklarını gördüm.

        Sevgili oğlum,

        Tabii ki kitap okuma alışkanlığı olmayan, dedikodu yapan insanlarla, O’nun bunun özel hayatını sorgulayan insanlarla gereksiz yere çok muhatap olanlar bunu anlayamaz. Bunu anlamak için de tahsil veya yaş değil bilinç ve farkındalık olmalı. Tahsilli olup de gelişemeyen, ya da tahsilsiz olup da gelişen insanlara baktığımız zaman bilinç ve farkındalık farkı açıkça ortaya çıkar. Bunu nereden biliyorsun dersen “başarı” konusunda kitaplar okumak, internet sitelerinde gezinmek, güzel gözlem yapmak, boş konuşan ve kendini ilgilendirmeyen maaşımızı, menkul ve gayrimenkullerimizin değerini durmadan soran insanlardan uzaklaşmak ile öğrendim.

           Sevgili oğlum,

           Sahip olduğumuz şeylere şükretmek önemli. Bu seni zengin yapar. Hiç olmazsa boş insanlar seni zengin zannederek kıskanırlar. Sen şükrettikçe Allah seni insanların gözünde zengin gösterir. Sabrettikçe de güçlü. Hakikaten de bunlar gerçek manada manevi zenginliklerdir.

            Sevgili oğlum,

            Başkalarının özel hayatlarını merak etmeyi bırakmak ve bizi ilgilendirmeyen şeyleri öğrenmeyi bırakmak, mesleğimiz, aile hayatımız veya çevremizin gelişimine katkı sağlamayacak her türlü boş bilgiyi terk etmek bize hem özgüven, hem şükretme şuuru, hem de zorluklara sabretmek gücü verir.  Kimseyi küçümsemeden,  rahatsız olduğumuzda kimseyi kırmadan iletişime devam edersek ve rahatsız olduğumuz konuları bilerek sık gündeme getiren(yani bizim inadımıza)  cehalet abidesi insanlardan uzak kalmamızda ibadettir bana göre. Çünkü bunu yaratan emreder. İletişim faydalı olduğu ve bize artı değer kattığı zaman iletişimdir. Bize artı değer katmıyorsa dedikoduyu aşmıyorsa bu ziletişimdir. Yani faydası olmayan zilletlik, kötülüktür. Bunun farkına vararak bu tür etkinliklerden uzak olmak da bilge olmak ve gençlerin deyimi ile “adam olmak” tır.   

          Sevgili oğlum,

          İnsanın amacı mesleğini güzel yaparak insanlara faydalı olmak olmalıdır. Bunu yaparken de iş ahlakına dikkat etmek, Ona ayrı buna ayrı bir fiyat veya ayrıcalık yapmamak sözde durmak, müşteri ya da iş yaptıklarına  “O güvenilir” mesajı vermek bunun da pekişmesi için çaba harcamak sana her zaman başarı kapıları açar. İnsanlarımız selam vereni, kendine gülümseyeni, hal hatır soranı bayram, düğün, cenaze gibi günlerde unutmayanı sever ve unutmaz. 50 yıllık hayat tecrübelerim bunu gösteriyor.        

            Sevgili oğlum,

            Tüm bunlara rağmen insanların çoğunluğu kendini ilgilendirmeyen ve öğrendiği zaman egosunu tatmin etmekten başka işe yaramayacak olan şeylerle uğraşarak hem kendileri maddi ve manevi sıkıntı çeker hem de gelecek nesillerine ve çevrelerine bu sıkıntıda destek olurlar. Yüksek tahsil yapan ama anne ve babasının senelerce kendine empoze ettiği yanlış bilgileri tutumları aşamayanlarda bunun olumsuz etkilerini çekerler ama farkına bile varamazlar çok zaman.

            Sevgili oğlum,

             “Baba mektubu  mektupların babasıdır”

"Turan Yalçın" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır.

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku