takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

16 Ocak 2020 - 12:47:34 - 179 Okunma

KAYNANA MI ANNECİĞİM Mİ?

Bu gün hiç beklenmeyen bir gündem çıktı ortaya.

En yetkili kişi gençlerin evliliğinden söz etti.  Bende bu konuda düşündüm.

Günlüklerimi karıştırdım.   Geçmişi birazcık araştırdım.  Geriye dönüp yarım asırda yapılan evlilikleri hatırladım.

Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, dünyada ve Anadolu’da dört bin yıl önce gelin kaynana kavgaları olduğunu belgelerle açıklıyor.

O yıllarda kadın hakları konuşulmaktadır.  Çocukların evlat edinilmesinden beşik kertmesine kadar aklımıza gelen dünya görüşleri dört bin yıl öncesinden günümüze kadar gelmektedir. Diyor. Gelinin kaynanasını şikâyet ettiği mektupları yapılan kazılarda bulduklarını söylüyor.

”Bildiğimiz kadarıyla gelin-kaynana sürtüşmesi, günümüzde de sorun olmaya devam etmektedir. Bu çatışmaları, türkülere, fıkralara, hikâyelere, filmlere, şakalara, manilere, atasözü ve deyimlere, özellikle de dedikodulara malzeme olmuştur. “

Evlilik öncesi hazırlıklara bir bakalım. Gençlerimiz ne kadar hazır? Benim öğrencilerim hep kimsesiz çocuklardı.    Otuz yıl önce bir öğrencim bana şöyle demişti:

“ Hocam bir çiftin kol kola gittiğini görünce onlar gibi olmayı çok istiyorum.  Ama evlenmekten korkuyorum.”

Aynı konularda bugün evlenmemiş gençler, hep çevredeki boşanmış çiftleri gösteriyorlar. Hatta varsa onların çocuklarıyla ilgili görüşlerini söylüyorlar.

Yeni evlenmiş ve gelin kaynana kavgasını Yaşayanlar daha çok dertli.

Genler tanışırlar. Evlenmeye karar verirler.  Kızların erkeğe ilk şartı ailesinden ayrı bir evde kalmaktır.   Bir birlerine aşık olsalar da  bu konuda aşk yok olur. Yani, kaynana aşkı engeller. Zaman geçer gelinler kaynana olur. Kendi kaynanalarını haksız bulmaya devam ederken geline karşı hep kendisinin haklı olduğunu haykırırlar. Gelinden yakınırlar.

Kız tarafının da tercihi hep annesiz damat bulmaktır.

Annesiz damat isteyenler de kendi oğlunu evlendirince, onu ayrı eve çıkarmayı düşünmez.

Yuvalar anneye rağmen kurulsa, Anne kaynana adıyla hor görülse de ihtiyaçları olduğu zaman tekrar adı değişir.  Kaynana, en tatlı annedir artık:

– Anneciğim doğum yapacağım gel,

– Anneciğim çocuk hasta gel lütfen,

– Anneciğim seni çok seviyorum. Hep bizimle kal.

– Anneciğim çocuğuma bak, ben de çalışayım. Maaşımız çift olsun

– …….. gel gel.

Teklifler hep artar. Anne, duygularına ambargo koyamaz dediklerinin hepsini yapar. Ne zamana kadar mı? Bu işleri yapamaz hale gelinceye kadar. Yanlarında kalmayıp evine dönünceye kadar devam eder.

 

"Osman Kablan" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?




PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku