takip et takip et takip et

14 Haziran 2019 - 07:40:21 - 10 Okunma

KARİKATÜRİST

Karikatürist, eşanlamı çizim demektir. “Karikatür, ele aldığı konuları komik, iğneleyici olması için abartan ve çarpıtan resim türüdür.” Karikatürler sosyal ve siyasi eleştiri yapmak için sıklıkla kullanılan bir anlatım şeklidir. Karikatürde olması gereken esaslar şöyle olmalıdır. Karikatürde eleştiri yer alabilir ve abartı bulunabilir. Daha çok kara kalemle çizilir, ancak renkli kalemle de çizilir. Karikatür sanatı çizimle […]

Karikatürist, eşanlamı çizim demektir. “Karikatür, ele aldığı konuları komik, iğneleyici olması için abartan ve çarpıtan resim türüdür.” Karikatürler sosyal ve siyasi eleştiri yapmak için sıklıkla kullanılan bir anlatım şeklidir. Karikatürde olması gereken esaslar şöyle olmalıdır. Karikatürde eleştiri yer alabilir ve abartı bulunabilir. Daha çok kara kalemle çizilir, ancak renkli kalemle de çizilir. Karikatür sanatı çizimle yapılır. Karikatürist hakaret içeren ifadeler bulunmamalı. Eğer güldürürken düşündürüyorsa bu karikatürün kaliteli olduğunu gösterir. İğneleyici bir dili olmalı. Mantıklı ve güzel bir fikir içermeli, okuyucuyu bilgilendirmeli ayrıca haber vermeli.

Karikatürist sanatçısı Öznur Kalender’le Gazi Osman Paşa Lisesi pilav gönünde tanıştık.(2018)Birkaç defa telefonla konuştuk, hal hatır sorduk.03.Haziran.2019 da Kadıköy-Moda’da kendisiyle buluşup çay içtik. Uzun, uzun söyleşi yaptık. Sanatçılar kolay yetişmez. Yetişmiş sanatçının eserlerine sahip çıkarak ödüllendirmeliyiz. Yurdumuzun değişik köşesinden yetişen sanatçılar, bu ulusun asil değerleridir.

Öznur Kalender 1951 yılında Tokat, Çay mahallesinde doğmuş. Çocukluk yılları burara yaşamış. Anılarını şöyle anlatıyor; “ Tokat insanı hoş görülü, şakacı. Sofrasında gönlüde herkese kapısı acık insanlardır. Babam Fehmi Kalender köy enstitüsü mezunu öğretmenlerdendir. Altı dönümlük Çay mahallesinde bahçemiz vardır. İçerisinde elma, armut, erik, tut, kayısı, şeftali, kiraz, vişne, üzüm, nar… Sebzelerin her türlüsü bahçemizde yetiştiriyorduk. (kavun, karpuz, domates, salatalık, patlıcan, biber, bamya, marul, maydanoz, nane, dereotu.) bahçemizden taze, taze kopartıp organik olarak yerdik. Hepsini biz yiyemezdik. Babam başka ilden gelen öğretmen ve memur arkadaşlarını bahçemize çağırır yedirir içirir giderken de birer sepet yiyecekle yolcu ederlerdi. Annemin oturduğumuz bahçenin köşesine gelinparmağı, gül çeşitleri, çiçekleri türleri ile süslüydü. Annem bayan arkadaşlarına salça, reçel, meyve kuruları çıkılarına koyardı. Hem hediye sünnettir diye hem de yoktur sevabına yesinler diye düşünürdü.”

Çayımızı bir sokak büfesinde içtik. Öznur bey bir hemşerisi gelip ziyaret etme onuruyla mutlu olduğu her haliyle belli oluyordu. Bana ; “-Süleyman hocam hadi eve gidelim, orada çayımızı içer söyleşimize kaldığımız yerden devam ederiz.” Dedi. Tarih kokan iki katlı evlerin önünden geçerken bildikleri bilgileri de dilinin döndüğünce bana anlatıyordu. “ Buralarda Rumlar ve az ilerde Ermeniler yaşarlardı. Evleri yaşama uygun tertipli ve nizamlı yapılardır. Dikkat ederseniz her evin yola cephesi aynı uzunluktadır. Bu bir kuraldır. Balkonlarının ve kapılarının bir mesafesi vardır. Kendilerince bir yaşam, kültür düzeyleri vardı. Günümüzde çoğu aile başka ülkelere göçüp gittiler. Bazıları da aramızda parmakla gösterircesine azdırlar.” Bence bu insanlar aramızda yaşasaydı onların sanat ve ticaret eğitiminden bizlerde yararlansaydık, çok güzel olurdu. Bizler vatan savunmasında görev aldık. Onlar sanat ve ticaret yaparak yaşamını sürdürürdüler.

Öznur; “Bir gün bahçemizde sebzelerin dibine gübre koymamız gerekiyordu. Babam Fehmi, -Öznur, Ernur gelin buraya. El arabası ile küreği alın köşedeki gübrelikten doldurun, sebzelerin dibine birer kürek dökün. Kardeşimle ben gübreyi el arabasına doldururken baban Fehmi bağırdı; (-Oğlum öyle olmaz bak şöyle dolduracaksın. )Dedi. Elimizden küreği aldı, birkaç kürek gübre atmadı ki, çalıların arasında saklanmış olan arkadaşı çıkıp, -Fehmi ne bok karıştırıyorsun? Dedi. Babam bu şakanın karşısında küreği yere bıraktı,  şakayı bir gülücükle geçiştirdi. Şakanın her seviyesini her yaşta ki insana ölçülü yapılırdı. İnsanlar da hoş görü ile karşılar gülerdi düşünürdüler. Belki de benin karikatürist olmama buna benzer yüzlerce şakanın etkisi olsa gerek. “

Öznur o kadar akıcı ve seri konuşuyordu ki kendisini çocukluk anısına kaptırmış, hızlı akan suda gider gibi anlatıyordu. Hangi anıyı kafamda tutup, yazacağımı düşünmekten kendimi alamıyordum.

Öznur, 1969 yılında İstanbul Pendik ilçesine taşınmış. G.O. P Lisesinden, Pendik lisesine geldiği de çok korkup ürkmüştü. Bu büyük şehirde ki okulda nasıl okurum, nasıl başarırım diye düşünmüş. Burada ki öğrenciler benden daha üstün yetişmişlerdir. Öznur;”Benim çok çalışmam gerektiğini düşünüyordum. Okula devam ettikçe, arkadaşlarımı tanıdıkça bizim G.O. P.Lisesi öğrencilerinin burada ki öğrencilerden daha iyi eğitim, öğretim aldığını gördüm. Bir gün öğretmenimiz sınıfta;( -Çocuklar okulumuza bir duvar gazetesi çıkartalım. Kimler katılmak ister.) Sınıf susmuş, herkes taş kesilmişti. Ben elimi kaldırdım. Öğretmenim bana baktı, sonra sınıfa baktı;(- Oğlum sen yeni geldin tek başına nasıl gazete çıkaracaksın?) Öğretmenim bu görev benimdir haftaya gazete çıkartırım. İşe birkaç çevre haberleri ile başladım. Güzel fıkradan iki tane koydum. Bizim oralarda söylenen sözleri ve karşılığını yazdım.( badal=merdiven, culuk= hindi, ecük= azıcık, sehirt=koş, merkep= eşek, bidıkım= birazcık…) Duvar gazetesini yayınladığımda arkadaşlarım ve öğretmenim çok beğenmişti.  Okulda ki arkadaşlarımız sigara içiyorlardı. Ben asla sigara içmedim ağzıma da koymadım. Askerlik dersine gelen öğretmenimiz , (- Ben sigara içenleri gözünden tanırım. Mesela şu arkadaşınız sigara içiyor.) Sınıftan bir gülüşme, haykırış, kahkaha başlamıştı. Öğretmen şaşırmıştı. Ne gülüyorsunuz be! Arkadaşlardan birisi ,(- Öğretmenim o arkadaş hayatta ağzına sigara almaz ki? ) Dedi. “

Öznur bey, sizin gibi karikatürist başka Tokatlı, üne kavuşmuş sanatçılarımız var mı?

ÖZNUR; “ Benim bildiğim aklımda olanları sana söyleyeyim. Ben Öznur Kalender( Tokat), Nuri Kurt cebe( Tokat), Hasret Soy öz(Turhal), Altemur Ulu kılıç (Turhal), Yetkiner Ulu kılıç (Turhal), Gürcan Gürses (Turhal), Fatih Okta (Tokat), Aydın Gürses(Turhal), Mehmet Polat (Tokat, rahmetli)  Benim aklıma gelenler. Cumhuriyetimizin son Elli yılına damgasını vuran bu değerli karikatüristler Türkiye’de ve Dünya da kendi adından söz ettiren sanatçılardır. “ Öznur bey, yeni çıkacak karikatürist kitabını bana gösterdi. Harika bir kapak üstüne birinci sınıf kâğıda çizilmiş karikatür resimleri mükemmeldi. Kitap üzerinde ki eserlerini bana anlatırken Süleyman Demirel’le olan anısını şöyle anlatıyordu. “ Süleyman Demirel başbakandı. Kendisini ziyaret ettiğimde; başbakanım size bir karikatür çizeceğim simo güreşçisi olarak.  Başbakan da bana (-Madem simo güreşçisi olarak beni çizeceksin, bari rakibibimi tuş yapmış olayım.) Bu lafın üzerine,(- başbakanım bırak ta sanatçının ne anlatacağına sanatçı karar versin.) dedim. “Yıllardır değişik gazete ve dergilerde çalıştım. Karikatürler çizdim. Hürriyet gazetesinde çalışırken Kemal Birsalman çalışan gazeteci ve karikatürist arkadaşlara hangi lise mezunu olduğumuzu sordu. Sıra bana gelince G.O. P.Lisesi mezunuyum dedim. Önce yüzlerde bir küçümseme ifadesi, suratlarda asıklık belirdi. Herkes İstanbul G.O. P. Lisesi anlamıştı. Nede olsa gecekondu okulu gözüyle bakılıyordu. Bu okul İstanbul da değil mi? Denince hayır dedim. Peki neresi? Bu okul Tokatta! Birden Kemal Bey; (- Bakın arkadaşlar bu lise çok önemlidir. Anadolu’da Tokat G.O. P.Lisesi, Sivas’ta 4 Eylül lisesi, Trabzon lisesi, Erzurum’da Atatürk lisesi çok önemli liselerdir. İstanbul da Galata Lisesi, Vefa lisesi, Kabataş lisesi, İstanbul lisesi ne kadar önemliyse,  bu okullarda Anadolu’nun göz bebeği okullarıdır. “

  “Süleyman hocam neden Tokat G.O. P.Lisesi önemliydi biliyor musunuz? O yıllarda doğru dürüst okul yokken bizim lisede salon vardı. Her sene sonu, her sınıf mutlaka birden fazla etkinlik yaparlardı. Salonumuzda ayrıca müzikal oyunlar, yarışmalar, söyleşiler, konferanslar yapılırdı. Biz her zaman izleme şansımız olurdu. Bazen ailemizi komşularımızı da getirir izlettirirdik. Bu salonda öğrendiklerimizle eğitim ve öğrenimimiz birkaç kat artıyordu. “

 Bir okulun salonu bu kadar önemliyse, atölyesi, deney laboratuarı olan okulları siz düşünün. Öznur’la kaç saat oturup konuştuk bilmiyorum. Zaman su gibi akıp giderken aklıma takılan kelimelerden metin demeti yaparak sizlerle paylaşmanın mutluluğuna eriştim. Öznur beye Heybemdekiler kitabımı takdim ederek ayrıldım. Konuşmaya o kadar dalmışız ki birlikte resim çekinmeyi unuttu. Başka bir günde buluşmak üzere ayrıldık.

             Süleyman Erkan 03-06-2019 Moda, Kadıköy, İstanbul.


" KARİKATÜRİST konulu haberimizde tokat haberleri olarak sizlere KARİKATÜRİST ile ilgili son gelişmeleri aktarmak istedik. Tokat haber olarak hemen yukarıda KARİKATÜRİST ile ilgili yorum ve görüşleri inceleyerek sizlerde yorum bırakabilirsiniz. "

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1Alanyaspor5410125713
2Fenerbahçe5311116510
3Gaziantep FK53111010010
4D. G. Sivasspor52218538
5Yukatel Denizlispor52215238
6Rizespor52215418
7Galatasaray52216608
8BTC Türk Y. Malatyaspor521211657
9Trabzonspor51317706
10İttifak Holding Konyaspor51314406
11Beşiktaş512278-15
12M. Başakşehir512258-35
13Göztepe512214-35
14Antalyaspor512259-45
15MKE Ankaragücü512237-45
16Kasımpaşa511357-24
17Kayserispor503268-23
18Gençlerbirliği5023510-52

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku