takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

26 Kasım 2019 - 09:21:20 - 328 Okunma

ISLIK

“Ben seni yıllar öncesinden tanıyorum” diyor Oktay..

“Hayır, sizi hiç hatırlamıyorum diyor Gülşen.

“Milangaz durağında otobüs bekliyorduk. O sırada geçen lüks bir otomobile işaret, yüzük parmaklarınız, dil ve dişlerinizin yardımıyla keskin bir ıslık çaldınız. Otomobil, ıslığınız gibi sert bir frenle kızaklayıp durmuştu. Siz otomobile binip giderken biz durakta bekleyenler, bir erkek gibi ıslığınıza hayran olmuştuk.”

Biri tanımadığını, diğeri tanış olduklarını iddia ederken.

Üşüdüğümü hissedip içerdeki paltomu almak için ayrıldım yanlarından.

Liraya bin, kuruşa yüz dediğimiz yıllarda idi. Gerçi daha sonra liraya milyon, kuruşa yüz bin dediğimiz yılları da yaşadık. Son para operasyonunda yirmi beş kuruşa iki yüz elli bin, elli kuruşa beş yüz bin, bir liraya da bir milyon diyorduk.

Üst üste değer kazanan paramızdaki bir liramız, henüz bin lira seviyelerindeydi. O günlerin birinde öğretmenler gününü Tokat Askeri Gazino’sunda kutlamıştık.

Yanımızdaki masada Gülşen Hanım’ın o ünlü keskin ıslığını işittim. Şimdiye kadar hiçbir hanımın o türlü ıslığını ne duymuş, ne de rastlamıştım. Bir hanım öğretmenin böyle bir ıslık çalışını çok beğendim. Gidip kutlamak istedim ama tanışmıyoruz. Evet, yolda yolakta, kapıda bacada rastlıyoruz ama selamlaştığımız bile yok.

Aynı zamanda onun okulunda öğrenci olan küçük oğlum, ondan “sinirli öğretmen“ diye söz ediyordu. Şimdi kalkıp ıslığını beğendiğimi söylesem, elin içinde incitici bir söz söyler, iltifatım da boşa gittiği gibi mahcup bile olabilirdim.

Şişeler, şişeleri, laf lafı açtı. Kafalar epeyce dumanlanınca kalktım, masalarına gittim. Doğrudan kendisine hitaben “O ıslıktan bir tane daha çalar mısın?” deyince aynı masada oturan arkadaşım, “Ver bin lirayı çalsın” dedi. Bin lira dediğin ne ki?Altı üstü bir lira. Bayıldım bin lirayı. Şöyle dört başı mamur bir ıslığı da dinlemiş oldum, gönül rahatlığıyla…

Şimdi iyi arkadaşlarımdan biridir Gülşen. Kendisine sağlık ve mutluluklar dilerken öğretmenler gününü de kutlarım.. . Oktay Bey’e gelince inşallah eski tanışıklıklarını ispat edebilir. “Olmaz olmaz” demeyelim bir bakarsın can ciğer kuzu sarması oluverirler.

Allahtan umut kesilir mi? 24.11 2019

"Rasim Canbolat" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku