takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

21 Eylül 2016 - 09:05:59 - 14 Okunma

İHTAR EDİYORUM

Zor günler geçiriyoruz. Ateş çemberi olmuş etrafımız.  Yüz yıldır dinmiyor acıları bu coğrafyanın. Kimin ahı tuttu da Ortadoğu coğrafyası böyle acıları yaşıyor , düşünmek  lazım.

            Dünyanın gözü bu coğrafyada. Sürekli kan ve gözyaşı. Irak ve Suriye’de yaşanan parçalanmışlık ülkemizin doğusuna ve özellikle Suriye sınırına taşınmak isteniyor.

            Uluslararası güçlerin terör örgütleri üzerinden yürüttükleri örtülü savaş başlatıldı. Psikolojik alanda sürekli saldırı ve algı yönetimi ile üstünlük kurmaya çalışan emperyal güçlerin ülkemizde başarılı olamayışları içte ve dıştaki düşmanlarımızı kudurtuyor. Son olarak FETÖ eliyle yürütülen darbe girişimi ve işgal hareketi aziz milletimizin iradesi ve azmi ile püskürtülmüştür.

            Halimiz ne olacak? Hep böyle terör savaşı mı vereceğiz? Bugün dost dediğimiz yarın düşman, düşman dediğimiz dost mu olacak? Kafamız karışıyor sürekli veya karıştırıyorlar aklımızı, fikrimizi. FETÖ ile acı tecrübeler yaşayan ülkemiz, bundan sonra daha temkinli adımlar atacaktır.

            Devlet refleksi dediğimiz güç, kendisini her alanda hissettiriyor. ”Ya devlet başa ya kuzgun leşe” diyoruz. Ee, güzel de devlet de bir aygıt sonuçta. Bürokrasi iyi işletilir,  emin ve ehil ellerde bulundurulursa devlet, adil ve eşitlikçi bir anlayış ile hizmet edecektir. Hayatımızı , bakışımızı, sanatımızı, belirleyecek ve dizayn edecek güç devlet olmamalıdır. Devlet iyi bir denetçi ve organizatör olmalıdır. Kontrol mekanizması iyi çalışmayan devlet erki , gün gelir tökezler ve kontrolü altındaki güçlerin kontrolüne girer. Bu bakımından düşündüğümüzde tarafsız ve adil bir anlayışla denetleyici rolünü iyi yapmalıdır devlet.

            Yaşadığımız FETÖ kalkışması ve işgal hareketi ile akıllar, fikirler, sivil yapılar, vakıf ve dernek gibi oluşumlar  tümüyle tehdit altındadır. Diğer taraftan kimse kimseye güvenmemekte veya güvenememektedir.  Kendimden şüphelenir oldum, diyenlerin sayısı az değildir. Bu paranoya tam da psikolojik savaşın istediği şeydir. Toplumsal hafıza ve bakış alt üst edilerek güvensizlik ortamı oluşturulmak istenmektedir. Haliyle bu güvensizlik, ülkemizin  hem içeride hem dışardaki itibarı açısından olumlu olmayacak ve  yine düşmanlarımız kazançlı çıkacaktır.

            Ülkemizi acılara boğan 15 Temmuz işgal hareketini bertaraf eden aziz milletimizin feraseti ve basireti her türlü tehdidi yok edecektir. Buna inancımız tamdır. İnanç ve azim varsa korkmayın! Bize düşen nedir şimdi denilirse “inanmak, güvenmek ve korkmamak” diyebiliriz.  Kime inanıp güveneceğiz denirse öncelikle kendimize. Sonra yol arkadaşlarımıza. 

            Görüyor ve duyuyoruz, etrafta bir ihbar furyası var. İhbar için haber getirenin güvenilir olması ve birçok sağlamadan geçirilmesi gerekir.  Hadis ilminde râviler için  kullanılan kıstasları unutmayalım. Her olay sahih görülmemiş ve kaynaklara alınmamıştır. Elenmiş binlerce söz, olay vardır.

            15 Temmuz sonrasında milletimiz kenetlenmiş ancak sonrasın birden insanımızı korku sarmıştır. Buna da yine darbeyi planlayanlar sebep olmuştur. Kafa karıştıran  asılsız ihbarlar, şikâyet gibi durumlar ile mağdur olanları duyuyoruz. Adalet gecikmez, gecikmemelidir de. Bu durum yine hainlere yarar. Amaç mücadele edilmesi gereken asıl  odaklar iken hedef şaşırtılmakta ve zaman harcanmaktadır.

            Milletimiz yücedir, yufka yüreklidir. Acıma duygumuz, şefkatimiz çok fazladır. Devletimiz de kolay kolay kimseyi mağdur duruma düşürmez, düşürmemeli de. Diğer taraftan hainlere de fırsat vermez.  Başka Türkiye yok! Gidilecek vatan, sığınılacak liman yok. Bizim, bizden başka dostumuz yok.

Sevelim, sevilelim; dünya kimseye kalmaz. Hırsımız bizi mağlup etmesin. 15 Temmuz ile  cihat meydanlarında can veren  alpler, dua ile destek olan erenler  bizi tek millet haline getirmiştir. Erenler aşkına birliğimizi daim ola.

            Çocuklardan başlamak üzere akıl denen en güzel nimetin kullanılması gerektiğini öğretelim. Âdil ve merhametli olalım. Dünya hali bize çok şey gösteriyor. Devlet hepimizin, unutmayalım! Devlet, ele geçirilmesi gereken bir yer değil, tüm vatandaşlara eşit bakan bir yapı olmalıdır. Bunu böyle görerek insanî ve vatandaşlık görevimizi hakkıyla yerine getirdiğimizde vatansever olacağız.

 

            İhtar edelim birbirimizi. Yanlıştan dönmek, hakkı bulmak için.Vesselam!

"Ali Bal" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?




PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku