takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

20 Temmuz 2020 - 09:40:25 - 422 Okunma

Hz. Ömer’in Titizliği

Hz. Ömer’in hayatını okuyorum. Hz. Ömer’in hayatı, özellikle halifelik dönemi İslam tarihinde çok önemli bir dönemdir. Adaletiyle tarihe damga vuran Hz. Ömer’in hayatını her Müslüman’ın okumasını öneririm. Kitapta önemli gördüğüm bazı pasajları yazıya aktarıp, sizlerin okumanız için sayfamda paylaşmanın güzel olacağını düşündüm. Uzun olmayan bu yazıyı okuyacağınızı düşünüyorum. Kolay gelsin.

***

Dinimizi Öldürme: Ömer (ra) bir adamın ibadetlerini cansız, gevşek ve halsiz bir şekilde yaptığını görünce onu kırbaçla korkutmuş ve: “Böyle yaparak dinimizi öldürme, aksi takdirde Allah da seni öldürür” demiştir.

***

Hz. Ömer Halkın sağlığına önem verirdi. Bir seferinde “Ey insanlar, sizi çok yiyip de şişmanlamaktan sakındırıyorum. Şişmanlık namazda tembelleşmeye, cismin bozulmasına, hastalıkların artmasına neden olur. Allah (cc) aşırı şişmanlamış kimselere buğzeder. Size orta yolu tavsiye ediyorum. Çünkü o namazı daha da kolay kılmanıza vesile olur, azgınlığa da engel olur, ibadeti daha kuvvetli bir şekilde yapmanıza yardımcı olur. Böyle bir kul helak olmayacaktır. Ne zaman ki şehvetine yönelip de dine kulak asmaz ise bunlara maruz kalır. İbnü’l-Cezvi şunları aktarmıştır. Ömer (ra) iri göbekli bir adam görünce “bu ne hal?” diye sormuş. Adam “Allah’ın bir bereketidir” deyince Ömer (ra) “Allah’ın bir azabıdır” diye karşılık vermişti.

Halkın sağlığına önem vermesi durumuna gelince, bulaşıcı hastalığı olan kimselerin topluma çıkmasını istemezdi. Böyle kimselere iyileşinceye kadar evlerinde kalmalarını tavsiye ederdi. Bir tarafında cüzam hastalığına yakalanmış bir hanımı Kabe’yi tavaf ederken gördüğünde, “Ey Allah’ın cariyesi, evinde oturup da insanlara sıkıntı vermesen” demiş ve bu sözlerden dolayı kadın gidip evinde oturmuştu. Ömer (ra)’ın vefatından sonra kadına, “Seni dışarıya çıkmaktan men eden adam öldü” dediklerinde kadın, “Sağlığımda itaat ettiğim kimseye öldüğünde isyan edecek değilim” demişti. Ömer (ra) aynı şekilde biniciliğe ve spora önem verirdi. “Çocuklarınıza yüzücülüğü, biniciliği, atıcılığı ve güzel şiirleri öğretin” derdi.

***

Ömer (ra), içkiye bulaşmış Şamlı bir adamın durumunu araştırdı. Ona yazdığı mektupta şunları söylemiş: “Ömer b. Hattab’dan falanca kimseye! Allah’ın selamı üzerine olsun. Kendisinden başka ilah olmayan  Allah’a hamdolsun. Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla: Ha Mim. Bu kitap mutlak galip, hakkıyla bilen, lütuf sahibi Allah tarafından indirilmiştir. O, günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, azabı çetin, lütuf sahibi Allah’tandır ki.  O’ndan başka hiçbir ilah yoktur, dönüş ancak O’nadır”

Ömer (ra) mektubu mühürleyip elçisine vermiş ve “Ayık olduğunu görmedikçe bu mektubu ona verme” demişti. Sonra da onu tevbe etmeye çağırmasını söyledi. Mektup adamın eline geçince okuyup şöyle demişti: “Rabbim beni bağışlayacağını vaad etmiş. Beni azabından da sakındırmış.” Adam bu sözleri ağlayıncaya dek tekrarlamış. İçkiden el çekmiş, güzel şekilde tevbe etmişti.

Vaziyetinden haber alan Ömer (ra), “İşte böyle yapın! Şayet birinin doğrudan saptığını görürseniz ona duada bulunun, ona karşı Şeytan’a dost olmayın!”

***

İçinde bulundukları durumun farklılığına rağmen Ömer (ra) değişik kesimlerin bir araya gelip toplanmasını isterdi. İnsanların konumlarına göre özel buluşma ortamları oluşturmalarını hoş karşılamazdı. Çünkü böyle yapmak toplumda değişik görüşlerin oluşmasına, onların birbirinden ayrı hiziplere bölünmesine sebep olurdu. İbni Abbas’tan rivayet edildiğine göre Ömer (ra) Kureyş’lilere, “Duyduğuma göre sizler özel buluşma ortamları yapıyormuşsunuz. Şayet iki kişi bir araya gelip de, “Falanca kimse bizim meclisimizdendir” diyecekse bu tür meclisler oluşturulmasın. Allah’a yemin olsun ki, bu dini yıkmaktır. Şerefi yok etmektir. Aranızdaki kardeşliği ortadan kaldırmaktır. Sizden sonrakilerin, “Falanca kimse İslam’ı parçalara ayırdı demelerini istemiyorum. Hep beraber olun. Karışık meclisler oluşturun, ülfet kurma açısından bu daha uzun ömürlü olur. İnsanların size karşı heybet duymalarını sağlar” demişti. Doğrusu şu ki, insanların genelinden uzaklaşmak, bu zorunluluk olan “genelin eğitimi” düşüncesini ortadan kaldırır. İnsanların bir araya getirilmesi büyük faydalar sağlar. Konuşulan sözlerin çarpıtılmadan nakledilmesine vesile olur. Kaldı ki farklı meclislerin oluşturulması aradaki ihtilafların çoğalmasına, dindeki farklı görüşlerin artmasına sebep olur. İşte bu, Ömer (ra) çekindiği husustu.

(Prof. Ali Muhammed Sallabi. “Hz. Ömer Hayatı, Şahsiyeti ve Dönemi” Kitabından.)

Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.

Derleyen: İsmet YALÇINKAYA

17.04.2020

"İsmet Yalçınkaya" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır.

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku