takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

22 Temmuz 2020 - 11:09:22 - 279 Okunma

Hz. Ömer’in Şehit Edilmesi

Hz. Ömer hakkında küçük bir tahlil yaptıktan sonra şehit edilmesiyle ilgili vakaya bakalım.

Müminlerin Emiri Ömer (ra), Mümin ve mücahit, adil ve muttaki, güçlü ve emin, ümmeti ve sahip olduğu akidesini sıkı muhafaza eden örnek bir halifeydi. Halifeliği boyunca hizmetini, din, akıde ve liderliğini üstlendiği ümmeti için ortaya koydu. O, ordu için en yüce komutandı. Herkesin kendisine müracaat ettiği müctehid bir fakihti. Gayet temiz ve adil bir kadı idi. Kendi tebaasına, büyük-küçük, zayıf-kuvvetli, zengin-fakir herkese merhametle muamele eden bir babaydı. Allah ve resulüne samimi bir şekilde iman etmiş bir mümindi. Gayet tecrübeli bir siyaset adamıydı. Güçlü ve bilge bir idareciydi. Kendi döneminde İslam Devletini en sağlam temellere oturttu. Onun liderliği sırasındaki fetihlerde İranlılara karşı en büyük zaferler gerçekleştirildi. İranlılarla yapılan Kadisiye, Nehavent, Medain ve Celula savaşlarında zaferler elde edildi. Şam ve Mısır fethedilip Bizans’ın buradaki hâkimiyetine son verildi. Filistin, Irak toprakları fethedildi. İslam Arap yarımadasını çevreleyen birçok bölgeye yayıldı. Onun halifeliği fitneler önünde bir engel idi. Ömer (ra) bizzat kendisi, fitnecilerin Müslümanların arasına girmemesi için bir kapı gibi duruyordu. Onun döneminde fitneler boy gösterme imkânı bulamadı.

***

Amr b. Meymun şöyle demiştir: Ben namaza kamet etmek için ayaktaydım. Saldırıya uğradığı sabah benimle Ömer (ra) arasında Abdullah b. Abbas vardı. Ömer (ra) iki saf arasından geçip “Saflarınızı düzeltin” dedi ve öne geçip tekbir getirdi. O esnada insanlar toplanmışlardı. Birinci rekâtta Yusuf ya da Nahl suresini okudu. Rukü için tekbir getirdiği esnada baktım ki, Köpek beni öldürdü ya da yedi” dediğini işittim. Ömer (ra) yaralanmıştı.

Dinsiz insan iki tarafı keskin bir bıçakla saldırmıştı. Sağında ve solunda bulunan herkese saldırdı ve bu şekilde on üç kişiyi yaraladı. Bunlardan yedisi şehit oldu. Hadiseyi görenler abalarını çıkarıp hemen Ömer (ra)’ın üzerine atıldılar.  Ömer (ra) Abdurrahman b. Avf’ın elinden tutup onu namaz için öne geçirdi. Ömer (ra)’ın etrafında bulunanlar da benim gördüklerimi gördüler. Fakat mescidin diğer taraflarında olanlar bunu göremediler ve ne olduğunu bilemiyorlardı. Ömer (ra)’ın sesini işitmeyince “Subhanellah” demeye başladılar. Abdurrahman namazı kısa bir şekilde kıldırdı. Namaz bitince Ömer (ra)v”Ey Abbas’ın oğlu, beni öldürmek isteyenin kim olduğuna bir bak!” dedi. Aradan bir saat kadar zaman geçti. İbni Abbas gelip, bu kişinin Muğire’nin kölesi olduğunu söyledi. Ömer (ra) “O mu yaptı?” deyince İbni Abbas, “Evet” dedi. Ömer (ra), “Allah onun canını alsın. Ona iyiliği emretmiştim. Allah’a hamd olsun ki ölümümü bir Müslüman’ın eliyle gerçekleştirmedi. Sen ve baban Medine’de kölelerin çoğaltılmasını istiyordunuz” dedi. Hz. Abbas’ın çok sayıda kölesi vardı. Abdullah b. Abbas “Şayet dilersen onları ortadan kaldıralım, öldürelim” deyince Ömer (ra) ”Yalan söylüyorsun –hatalısın- bunu onlar, bizim dilimizi konuştuktan, bizim gibi kıbleye yöneldikten ve bizim gibi hacca gittikten sonra mı yapacağız?” dedi. Ömer (ra) evine götürüldü. Biz de onunla birlikte gittik. İnsanlar daha önce böyle bir musibetle karşılaşmamıştı. Kendisine hurma suyu getirilmiş ve içirilmişti. Fakat içtikleri yan tarafından akmıştı. Süt getirilince onu da içmiş fakat o da yarasından akmaya başlamıştı. İnsanlar onun öleceğini anlamışlardı. Biz de o esnada yanına girdik. İnsanlar gelip onu iyilikle yâd ettiler. Ömer (ra), “Ey Abdullah b. Ömer (kendi oğlu), üzerimde bir borcum olup olmadığına bak!” dedi. Hesap yapıp bunun seksen iki dirhem ya da buna yakın bir rakam olduğunu gördüler. Ömer (ra), “Şayet Ömer ailesinin buna malı yeterse bu borcu halledin. Şayet yetmezse Adiy b. Ka’boğullarının malından karşılayın! Şayet bu da yetmezse gidin Kureyş’ten isteyin. Bunlar dışında başkasından istemeyin! Bu borcumu ödeyin!

İbni Abbas şöyle demiştir: “Ömer (ra) seher vaktinde saldırıya uğradı. Muğure’nin Ebu Lu’lü’ adındaki kölesi saldırmıştı. Bu adam bir Mecusi idi.” Ebu Rafi’ şunları anlatmıştır: “Ebu Lu’lü’ Muğure b. Şu’be’nin kölesiydi. Değirmen taşı imal edermiş. Muğire ondan her gün dört dirhem kazanç göstermesini isterdi. Ebu Lu’lü’ Ömer (ra) ile karşılaşınca “Ey Müminlerin Emiri, Muğire kendisine ödeyeceğim kazançta gücümü aşan rakamı istiyor. Bunu hafifletmesi için onunla konuşur musun?’ dedi. Köle bu bu durumda kızgınlığını da belirtmiş ve Ömer (ra) için ‘Adalet benden başka herkese geniş’ demişti. Sonra da Ömer (ra)’ı öldürmek için gizli plan yaptı. İki başlıklı bir hançer yapıp keskin hale getirdikten sonra zehir sürdü. Daha sonra Ömer (ra)’in peşine düştü. Bir sabah namazıa gelip Ömer (ra)’ın arkasında durdu. Yukarıda da anlattığımız gibi Hz. Ömer tekbir alınca Ebu Lu’lü’ darbeyi omzuna indirdi. Sonra yan tarafına vurdu. Ömer (ra) o esnada düştü. Amr b. Meymun (ra) şunu anlatmıştır: Ömer (ra) yaralandığı sırada “Allah’ın emri mutlaka yerine gelecek, yazılmış bir kaderdir” derken işittim.

Zehebi şöyle demiştir: “Ömer (ra) hicri 23 senesinde Zilhiccenin bitimine üç veya dört gün kala Çarşamba günü şehit edildi. Sahih olan rivayete göre bu sırada altmış üç yaşındaydı. Halifeliği on yıl altı ay ve bir gün sürdü. Ebu Zura’nın Tarih’inde İbni Cerir el-Beceri’den şu rivayet aktarılmıştır: Muaviye’nin yanında olduğum bir sırada “Resülullah (sav) altmış üç, Ebubekir (ra)  altmış üç,  Ömer (ra) altmış üç yaşında vefat ettiler” dedi.

***

Necef âlimlerinden Seyyid Hüseyin Musevi şunları aktarmaktadır: “Bil ki İran’ın Kaşan kendinde Bağ-ı Feyne denen mevkide bir mechul asker anıtı vardır. Burada Ömer (ra)’ın katili Ebu Lu’lü’ Firuzi el-Farisi el-Mecusi’ye has uydurma bir türbe yapılmıştır. Türbeye “Baba Şücauddin Türbesi” adı verilmiştir. Baba Şücauddin insanların Ebu Lu’lü’e verdikleri isimdir. Bu türbenin duvarına Farsça yazılarla “Ebubekir’e ölüm, Ömer’e ölüm, Osman’a ölüm” yazıları bulunmaktadır. Bu türbe İran Şiası tarafından ziyaret edilmekte, içine paralar ve çeşitli yardımlar atılmaktadır. Ben (Ali Muhammed Sallabi) bu türbeyi bizzat gördüm. İran İrşad Bakanlığı bu türbenin genişletilmesi ve yenilenmesi çalışmalarını bizzat yapmış bulunmaktadır. Bununla da yetinmeyip türbenin resmini kartpostallara da koymuşlardır.

***

Allah tüm İslam şehitlerine rahmet ve merhamet eylesin.

(Ali Muhammed Sallabi, “Hz. Ömer, Hayatı, Şahsiyeti ve Dönemi” kitabından. )

Derleyen: İsmet YALÇINKAYA

29.04.2020

"İsmet Yalçınkaya" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır.

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku