takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

25 Şubat 2020 - 10:15:26 - 278 Okunma

HOŞGÖRÜ

Hoşgörüye, herkesi olduğu gibi kabul etmede diyebiliriz. Kişilerin düşüncelerine saygı duymaktır. Bize göre yanlış bulduğumuz düşünceler, ona göre doğrudur. Hoşgörü, ilkbaharda tabiatın güzelliği, kuzunun mahsunluğu gibidir. İnsan denen varlığı adam yapar.

                Allah, milyarlarca insanı başka başka yaratmıştır. Fizik olarak birbirine benzeyenler olsada; düşünce olarak değişiktir. Herkes, benim gibi düşünsün, benim gibi olsun diyorsan, buna bencillik denir. Hoşgörüsüzlük denir.

                Karşımızdaki kişinin düşüncelerine karşı çıkarken; onun kültürünü, deneyimlerini, tecrübelerini göz önünde bulundurup, susmakta hoşgörüdür. Hoşgörüsüzlük, nefret, kin, güvensizlik, bencillik, düşmanlık yaratır. Dostluk değil düşmanlık kazanırız. Bir insan için yüz dost az, bir düşmanın çok olduğunu unutmayalım. Bu yüzden hep iyinin, doğrunun yanında olalım.

                Baskı yaparak, korkutarak birilerini kendimize benzetmeye çalışmak yanlıştır. Üzerindeki baskı kalkınca eski haline döner. İnsanları ancak vereceğimiz kültürle; eğriyi-doğruyu göstererek değiştirebiliriz. Kültürsüz adam, rüzgara kapılıp giderken; kültürlü adam, uçurtma gibi rüzgara direnerek doğrulara ulaşır.

                Doğruları bulmada, bir başkasının gözüyle bakmakta önemlidir. Doğru ve yanlışları daha iyi buluruz. Gerçekleri bulmada kin ve nefret yanlış karar verdirir. Gurur, hoşgörüyü engeller. Yalnız kalırız. Yanımızda çıkarcıları buluruz. Hoşgörülü insan kelebek gibi çiçekten çiçeğe konduğundan gerçek arkadaşlarla buluşur.

                Aile reisi, ailedeki herkes, benim dediğimi yapsın derse, ailede düzen bozulur. Hoşgörülü davranarak alınan kararlar daha olumlu olur, Hoşgörü olmayan ailelerde, ataerkil aileleri yok eder. Bir köy, bir şehir, bir ülkede hoşgörü yok olursa, ülkenin bütünlüğüne zarar verir.

                Bir topluluğu düşünelim. Topluluktaki bir görüşün yönetimi ele geçirmesi normaldir. Yönetim, kendi görüşü dışındaki kişileride düşünmek zorunda. Aksi durumda, muhalif gruptaki arkadaşları kaybeder. Topluluğu büyütme görevini yapamayıp küçültür. Yani toklar daha tok, açlar daha aç olursa, eşitlik bozulur.

                İnsanlar arasındaki sevgi ve hoşgörüyü bitirip, ayrılık doğar. Dilin dişi kırmasıyla, bir arada yaşama ölür. Oy çokluğu ile kurulan düzen, hoşgörü olmayınca olumsuz yapar.

                Örneğin, öğretmen evleri; aydın kişiler topluluğudur. Her görüşte öğretmenlerin olması da doğaldır. Verilen hizmet herkese hitap etmelidir. Tek görüşteki gazeteleri alırsak, diğer görüşteki kişileri okurken göremeyiz. Öğretmen evinde onları bulamayız. Gazetelerin tamamını alamıyorsak, belli traj üstündeki gazeteleri almalıyız. Öğretmen evleri bayan öğretmenlerin de evi. Onları öğretmen evinde göremiyoruz. Belki de bir köşede ayrı oturmak istiyorlar. Aynı salonda onlar içindeki bir yer ayırabiliriz.

                Öğretmen evlerinde, Mevlana’nın büyük hoşgörüsü olan; “Ne olursan ol yine gel” felsefesini uygulamalıyız. O zaman orası her öğretmenin evi olur.

Saygılarımla…

"Mehmet Tapar" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır.

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku