takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

10 Nisan 2020 - 12:36:03 - 495 Okunma

Hafız Ahmet

Ülkemin hemen her yerinde olduğu gibi Tokat’ta da yeni bir fetih rüyası yaşanmaya başlıyor. Kış bahara bir kez daha mağlup olurken rengârenk giysilerini kuşanmış bahar orduları zaferlerini ilan ediyorlar. Elhan-ı Şita, tabiatın üzerindeki beyaz gelinliği toplayıp veda edeli bir hayli oldu. Artık zaman bir kez daha nevbahara koşuyor.

“Gizli bir el” yine kâinat sahnesini süslüyor. Papatyaların, erguvanların, bademlerin eriklerin, kızılcıkların tomurcuklarını patlatıyor. Hava, su ve toprak cemre kokusunu etrafa dağıtalı nerdeyse bir ay oldu. Şimdi yeni bir güzelliğin, yeni bir cilvenin, yeni bir neşenin her tarafı İlahi inci taneleriyle ıslatmaya devam ettiğini görüyoruz..

 İşte böyle günler sanki havanın; toprağın, dağın, taşın ilahi bir vecd içinde şiir yazmaya başladığı, her şeyin şiiri gibi aktığı günleri hatırlatıyor.

 Evliya Çelebi boşuna Tokat için: ” Evvelâ bu hoş-havalı şehrin dört tarafında olan bahçeleri, bostanları ve gülistan bağları içinde akan suları var ki her bir tatlı sulu ırmağın kıyısında direkli İrem Bağları gibi Rıdvan Cenneti bahçelerinde bülbüllerin figanları ve hoş sesli ötüşleri insanın ruhuna safa verir. Bütün meyveleri öyle ter ü taze ve suludur ki diğer beldelere türlü türlü meyvelerinden hediye götürürler. Henüz letâfeti ve tatlılığı bâki olup birkaç günde lezzeti değişmeyip yine taze ve tatlı kalır.

 Ve her bağları birer çeşit köşk, havuz ve fıskiyeler ile süslenmiş ve türlü türlü ağaçlar ile bezenmiş olup bütün halkı zevk ve şevk ehli, garip insanları seven kimselerdir, kin ve hileden uzak, her şeyden temizlenmiş, derya gönüllü, cömert, yumuşak huylu ve sakin adamlardır. Herkes hakkımda iyi düşünüp genellikle bezirgân olduklarından herkes ile iyi geçinirler. Ve hayır işlemeyi ve imaret yapmayı severler. Her cami, saray ve imaretleri o kadar sağlam ve güzel yaptırırlar ki minnetsiz hanelerine ve hoş camilerine insan girse hayran olur… Âlimler durağı, şairler ve fazıllar yatağı…” dememiş. 

Şiir dünyasın gizemli bahçelerinde geçen yıl tanışıp hemhal olduğumuz bir halk şairini tanıtmak elbette benim görevim olduğunu düşünüyorum.

 Kaz ovanın bağrından çıkıp onlarca şiiri defterine geçiren; kimi zaman deli, kimi zaman veli, kimi zaman bir mecnun gibi dolaşan Hafız Ahmet Alpak Beyin şiirleriyle bir yıldır uğraşıyorum. Nihayet geçen hafta bitirdim.

Böylesine rahat, böylesine kolay, böylesine sade şiir, Halk Edebiyatının âşık tarzında bu günlerde az bulunur desem yeridir. İlkokul mezunu olan Hafız Ahmet, çoğu kimsenin farkından olmadığı güzellikleri; dertleri, çileleri, hasretleri, vatan ve bayrak sevgisini Âşık Tarzında dile getirdiği şiirleri elbette basılmaya, okunmaya değer şiirler…

“Gül Dökülür” adını verdiğim şiiri kitabında, ikiz yüz elliye yakın şiir var. Kimi ilahi, kimi koşma, kimi türkü tarzında…

Hafız Ahmet, Türk Halk Edebiyatının bu alandaki şairlerin diliyle kimi zaman Karacaoğlan gibi, kimi zaman Yunus Emre gibi kimi zaman da Pir Sultan Abdal gibi şiir söyleyen oldukça başarılı bir şair…

Kendisi çiftçi. Bu kitabı bastıracak ne gücü var, ne de parası… Fakat birileri bu kardeşimizin elinden tutup kitabı bastırmalı. Şiir severlerin hizmetine sunmalıdır. 

Esnaf Kefalet ve Ticaret Odası böyle bir hizmete talip olmalı.  Bizden söylemesi…   

İşte iki şiiri…

Kul Garip Garip

Garip bülbül ne yatarsın yuvada

Bırahma boynunu öt garip garip

Yılmadın mı şu vefasız dünyadan

Çekip de başını git garip garip

Dalın mı yoh çıhıp çıhıp ötemeye

Yuvan mı yoh içerisinde yatmaya

Yârin mi yoh dertlerini dökmeye

Söyle dertlerini dök garip garip

Ayrı mısın benim gibi yârinden

Ah çekersin içerinden derinden

Hasta mısın duramıyon yerinden

Aç da yaraların sar garip garip

Ne ötersin bahmaz mısın halına

Dargın mısın konmuyorsun adalına

Soldurmuşlar bahmıyon mu gülüne

Dön de güllerini der garip garip

 Hafız Ahmet ne dedi de darıldın

Gülün mü yoh dikenine sarıldın

Yeter ötme yaralısın yoruldun

Ben ise biçare kul garip garip

Olmasaydı

Neye yaran yalan dünya

Efendimiz olmasaydı

Bulunmaz derde çare

Efendimiz olmasaydı

Yüzleri sevgiyle dolu

Gösterdi hep doğru yolu

Yaratmazdı bir tek kulu

Efendimiz olmasaydı

Örnek oldu hep bizlere

Derman getirdi dizlere

Şefaat olmazdı bizlere

Efendimiz olmasaydı

İnsan huzur bulamazdı

Ne olduğun bilemezdi

Hiçbir zaman gülemezdi

Efendimiz olmasaydı

Efendimiz nurlu idi

Gönlü sürurlu idi

İnsanlığı kim bilirdi

Efendimiz olmasaydı

Mehmet Emin ULU

"Mehmet Emin Ulu" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır.

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku