takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

4 Ocak 2020 - 10:29:59 - 339 Okunma

GELENEKSEL TÜRK AİLE YAPISI, ESKİDEN BİZ

Simli fiston giyerdi kızlar

Düğünlerde sini götüren bizler

Anlatmayla yetmez belki bu sözler

O zamanlar ne güzeldi evimiz.

Memleketimin güzel insanları;

Ben okumayı, yazmayı, dinlemeyi, anlatmayı çok seven, bilgiye, kültüre, gelenek ve göreneklerimize duyarlı biriyim. Bu sözlerimin devamında şunu söylemek istiyorum. Örf âdet gelenek ve göreneklerimiz gerçekten önemli bir bilgi, yaşam boyu gerekli bir ilimdir. Gelenek ve göreneklerimize bağlı, bilgiye ve ilme saygılı herkesi seviyorum.

O zamanlar misafirin adı kısmet, hürmetin adı bereket, güler yüzün ve tevazunun adı ise kanaatkarlık ve gönül doygunluğuydu..

Bakın bu saydığım erdemlerin yaşandığı 70’li yıllar ve öncesinde ki aile yapımızdan bir kesit aktarıyım size.

Toprak evlerimizin genel aksesuarları, seki veya mahat dediğimiz düzeneğin üstüne serili bir çul ve üzerinde üç beş çapıt minder.  Sululuk diye adlandırdığımız çimme yerinde ırbıh, ellağni, peşgır, yüklük dediğimiz yerde üst üste katlı döşşek, yorgan, yastık, gilar bölümünde ise, 2 helke, 4-5 sahen, 3-5 şimşir gaşıh, guşgana, ilağan, bir külek tereyağı, un, duz, bulgur, mercimek, buğday vs. gibi öteberi olurdu.

Döşeme detayı genelde 10’u geçmeyen aksesuarlardan müteşekkildi. Evlerin zemini ise umumiyetle topraktı. Yerde hiçbir şey olmaz kilimi olan sererdi. Düğün de cehizolarak alınan tek halı toprak yere serilmez, ona duvar halısı derler duvar asarlardı.

Okumuşu, ümmisi hepsi bir birine saygılı, büyük küçük hiyerarşisine sadık,azabından ağasına, çobanından eğitmenine, hanımından, hatınına ve dahi çocuğuna hepsi de milli ve manevi duyguları ile köklerine bağlı, kültür ve medeniyetine saygılı ufuk sahibiydi. Eski insanlarımız ileri görüşlüydü. Radyodan dinledikleri haberleri, yurtta ve dünyada yaşanan siyasi gelişmeleri o kadar nitelikli ve analitik yorumlarlardı ki, tespitlerindeki isabetler,  öneri ve çözüm tahlillerindeki fikir beyanları çok akılcı olurdu.

Ecdadımız zor şartlarda yaşamını sürdürürken, büyüğüne küçüğüne saygılı, dayanışma ve yardımlaşma felsefesiyle ortak sorumluluklar üstlenirlerdi.Büyükler herkesin hayrına karar verir, bireysel davranışlar, huy uyumu, sosyal statü, güzellik ve zarafet onlar tarafından yakıştırılır ve ailelerin rızasına başvurulurdu. Evlenme çağına gelen delikanlılar emsalleri kızlarla evlendirilir, rızkı veren Allah’tır diyerek mutlu mesut yaşar giderlerdi. Babadan kalma beş on dönüm tarla, bir inek ve birkaç koyunuda varsa o zaman demeyin keyiflerine gül gibi geçinirler, iyi durumları var denilirdi.

Analar, babalar oğullarını evlendirdikten sonra Haydi yolun açık olsun” diyerek ayırırlar, en fazla olsa kuru-diri dedikleri bulgur, un, süt-yoğurt takviyesinde bulunabilirlerdi. Zaten kendi imkânları da o kadardı.

Deniz sahillerinde tatil, kolej ve dershane parası, araba için benzin ve her düğün için ayrı kostüm ihtiyacı gibi bir dert yoktu. Varsada bilinmezlerdi. Yaşamak ve yaşatmak için gereken yiyecekler, ayıbı örtecek kadar giysi, kışı çıkaracak kadar zahire oldu mu, o da çevresinin itibarlı zengini kabul edilirdi.

Genç kızlarda kocaya varınca, “El içinde telli duvaklı gelin ettik, Allah yerine yakıştırsın” denilince babanın, ananın üzerinden yük kalkmış, yeni ailesinin üzerine binmiş olurdu. Toplumun bakış açısı da sertti. “Bir it bir deriyi sürükler” dedim mi o da sorumluluğunu bilir, gecesini gündüzüne katarak işlerini görürdü.

Eksisiyle, artısıyla tüm geleneklerimiz, Türk aile yapısını yaşatmak ve korumak yönündeydi. Hangi yaşta evlenirlerse evlensinler, hangi sosyal sıkıntıyı yaşarlarsa yaşasınlar, sevsinler-sevmesinler bir yastıkta kocarlar ve aynı soyadı ile ölürlerdi. Çocukları da büyüdüklerinde topluma, devlete, vazifesine, ailesine karşı sadakat ve sorumluluk içinde olur, babalarına analarına güzel sözler ve itibarlı dualar aksettirirdi.

Tokat Türk aile yapısının en orijinal haliyle yaşayıp, yaşatan, genetiği bozulmamış yerdir. Bunun kıymetini iyi bilin.

Ayrıca şu da bilinmelidir ki; akrabasını seven komşusunu da sever, komşusunu seven hemşerisini sever, hemşerisini seven ülkesini, milletini sever. Milletini seven de vatanı için canını verir.

Bir birinizi sevin

Saygılarımla.

"İhsan Genç" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?




PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku