takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

2 Kasım 2011 - 14:04:43 - 8 Okunma

EMEKLİ YAN GELİP YATMALI MI?

Gazetemizdeki yazılarını zevkle ve ilgiyle okuduğum Mustafa Uçurum kardeşimiz 27.10.2010 tarihli “Sıcak Gündem” başlıklı yazısının bir yerinde şu ifadeyi kullanıyor: “Emekli olduğu halde hâlâ orada burada görünmeye çalışanlara ne demeli. Emekliliğin tadını çıkarmak yerine…” Gerisini boş bırakmamın nedeni yazsısındaki tezle ilgili bir polemik amacım olmadığı sadece emeklilik konusundaki görüşü ve bana göre yanlış düşünceyi ele almak içindir.


Emeklilik konusu birkaç açıdan ele alınabilir. Bunlardan birincisi ülkemizde erken yaşta emekli olup ikinci bir işte çalışmanın adeta bir zorunluluk gibi yaşanmasıdır. Yani işçimiz de memurumuz da erken yaşta emekli oldukları için kah ihtiyaçtan kah zamanlarını değerlendirmek isteğinden hep ikinci bir işe başlamışlardır. Kademeli olarak emeklilik yaşının 65’e çıkması ilerde elbette bu durumu değiştirecektir. Ama o zaman da ortalama ömür artacak bu yüzden de belki 65 yaş “genç yaş” olarak kabullenilecektir.


Vakti zamanında çiçeği burnunda bir banka müfettiş muavini olarak katılmakta olduğumuz eğitim programları sırasında bir devre arkadaşım emeklilikte bankanın sağladığı şartları sorduğunda içimden kendi kendime bunu yadırgadığımı hatırlarım. Yadırgamamın nedeni ben de o tarihlerde emekliye “işi bitmiş” gözüyle bakardım. Oysa hiç de öyle olmadığını en yakınımdaki rahmetli babam kanıtladı. Aldığı emekli ikramiyesi ile o yıllarda oturduğumuz Ankara Yenimahalle’nin ilk kuyumcu dükkanını açmıştı. Hem kendini oyalaması ve meşgul etmesi, onu canlı tutması açısından hem de en azından parasının kıymetini koruması adına isabetli bir karardı. Nitekim okuyamayan kardeşime de bir ekmek kapısı açmış, o da işi büyüterek ikinci üçüncü kuyumcu dükkanını açmıştı. Rahmetli babam gibi, benzeri pek çok örnekleri sağımızda solumuzda çeşitli iş kollarında görmek mümkündü.


İstatistiki bir bilgiyi hep hatırlarım. Emeklilerde ölüm oranı yüksektir. Yani kendini değersiz, faydasız bulma hali insanı ölümü bir an önce beklemeye götürür. Onun için emekliliğin tadının yan gelip yatılarak çıkarılması, bir nevi o kişiyi faydasızlığa itmek demektir. Ona yarar değil zarar verir.


Biliyorsunuz bugünlerde genç nüfusumuz var diye övünmekteyiz ya… Ne yazık ki bu övünme dar görüşlülüğün bir göstergesidir. Keşke ileri görüşlülük gösterilse de ilerde bu insanlar emekli olunca ne ihtiyaçları olacak, hangi psikolojide bulunacaklar ve Devlet olarak gelecekteki yaşlılar ortamına nasıl hazırlanmalıyız diye kafa yorulsa… Şimdilerde de elbette emeklinin pek çok sorunları var. Onlara bu yazımda girmeyeceğim ama gelecekte bu çok daha büyük çapta olacak. Belki yeni ihtiyaçlar, yeni meslekler ortaya çıkacak.


Bir de mesleği beyaz yakalı olup da üst düzey görevlerden emekli olanlar var. Bunların bir kısmı gerçekten muhtelif Tv. Kanallarında boy gösteriyorlar. Mustafa Uçurum kardeşimiz de sanırım kendisinden farklı düşünen birilerini dinlemiş olmalı ki onlara atıf yaparak o ifadeyi kullanmış. Onların içinde emekli paşalar, diplomatlar, genel müdürler, başkanlar var… Bu kişilerin Tv.lerde düşüncelerini söylemesi bana göre bir zenginliktir. Çünkü bir kuruma bağlı olarak görev yaptıkları dönemlerde bu insanlar konuşamazlardı. Nitekim görevdekiler ancak kurumu temsilen ve gerektikçe, gerektiği kadar konuşurlar. Dolayısıyla şahsen ben o insanların özellikle uzmanlık alanlarına giren konulardaki düşüncelerini ilgiyle ve merakla izliyorum. Demek ki benim gibi izleyenler de çok ki TV.ler onları çıkarmaya devam ediyorlar. Kaldı ki farklı düşünceye de saygı duymak gerekmez mi?…


Benim rahmetli hocam Nuvit OSMAY, TCDD’de üst düzey bir memurken emekli olduktan sonra DKD (Düşün Konuş Dinle) kurslarını başlatmış, sayısı birkaç binleri bulan çeşitli meslek dallarındaki insanların iletişim becerilerini ve kişiliklerini geliştirme doğrultusunda katkıda bulunmuş ayrıca üç tane de eser yazmıştır.


En yakınlarımızdan, tüm Tokat’ın takdirle yad ettikleri Sn. Cevdet Aykan’ın ileri yaşlarına rağmen anılarını ve gözlemlerini kitaplaştırarak insanlara fayda sağlayan bir çalışma yapmış olması da önümüzde güzel bir örnek…


Keza dünyada gerek sanat ve gerekse bilim alanındaki çalışmalarda, pek çok ünlünün ölümsüz eser ve çalışmalarını ileri yaşlarında yaptıkları bilinir.


İnsanı İNSAN yapan beş temel direk vardır. 1- İyi olmak  2- Dürüst olmak  3- Bilgi peşinde koşmak 4- İnsanları ve her şeyi sevmek 5- Çalışmak…


Eğer birine sen çalışma derseniz bu beş temel direkten birini elinden almış olursunuz. Bu yüzden bu tarz düşüncenin doğru olmadığını belirtiyorum. Keza, bugün için çalışmakta olanlar; kendileri de emekli olunca, sorumluluk duygusuyla, çabalarına devam eden o insanları daha iyi anlayacaklar, onlara farklı düşündüğü için “emekliliğin tadını çıkarsınlar” demek yerine o gün sadece saygı duyacaklardır… Ama kıymetli olan o saygıyı bugün göstermeyi bilmektir…

"Mehmet Emin Ulu" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1Alanyaspor33008359
2Fenerbahçe32108267
3Yukatel Denizlispor32104047
4Rizespor32104227
5Galatasaray42115507
6Gaziantep FK421189-17
7D. G. Sivasspor41216425
8Trabzonspor31204315
9MKE Ankaragücü31202115
10Antalyaspor412156-15
11Beşiktaş411267-14
12M. Başakşehir411247-34
13BTC Türk Y. Malatyaspor31026513
14Konyaspor30303303
15Kayserispor402257-22
16Göztepe301204-41
17Kasımpaşa401327-51
18Gençlerbirliği300327-50

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku