Dolar 18,7800 0.36%
Euro 20,1575 1.2%
Gram Altın 1.159,73 0,36%
Çeyrek Altın 1.935,00 0,62%
Bitcoin 443030 -1.17697%
Ethereum 31055 -1.28963%
Yarım Altın 3.870,00 0,60%
Tam Altın 7.691,64 -0,74%
DİŞ HEKİMİ HÜSEYİN YARICI SEÇİMLERDE İYİ PARTİDEN TOKAT MİLLETVEKİLİ ADAYI OLDUĞUNU AÇIKLADI

DİŞ HEKİMİ HÜSEYİN YARICI SEÇİMLERDE İYİ PARTİDEN TOKAT MİLLETVEKİLİ ADAYI OLDUĞUNU AÇIKLADI

ABONE OL
12 Ocak 2023, 12:01:29

Diş hekimi Hüseyin Yarcı, sabah kahvaltısı sırasında basın mensuplarıyla birlikte oldu ve yaptığı açıklamada gelecek olan genel seçimlerde İYİ Parti’den Tokat milletvekili adayı olduğunu ve sebeplerini anlattı.

Öncelikle hepinizin yeni yılını en içten dileklerimle kutluyor, sevdiklerinizle birlikte, huzurlu, sağlıklı, bol ve helal kazançlı, mutlu bir yıl diliyorum. Yeni yılda umutlarınızın gerçek, mutluluklarınız sonsuz olsun. Ben inanıyorum, sizin de inanmanızı dilerim; 2023 hepimize İYİ gelecek!
Bu vesileyle, imtiyaz sahiplerinden başlamak üzere, Tokat yerel basın yayın organları içerisinde çalışan muhabirinden, sayfa editörüne, yazarlarından, matbaasında çalışan tüm gazetecilerimizin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlarım. Gerek özel, gerekse meslek yaşamlarında sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim. 2023 yılında medyanın özgürleşmesi, haber alma ve verme hakkının korunması yolunda bir şans yakalaması en büyük dileğimdir. Bu anlamda konuşmamın ilerleyen bölümlerinde 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü ve Tokat yerel medyası ile ilgili açıklamalarım da olacak.

WhatsApp Image 2023 01 12 at 11.20.43 WhatsApp Image 2023 01 12 at 11.20.43 2 WhatsApp Image 2023 01 12 at 11.20.43 3 WhatsApp Image 2023 01 12 at 11.20.43 4
Sayın Basın Mensupları, Değerli İyi Partili Yol Arkadaşlarım,
Bir araya geldiğimiz bu günde sizlere, yaklaşan 2023 Milletvekili Genel Seçimlerinde İyi Parti’den “Tokat Milletvekili Aday Adayı” olduğumu açıklamaktan bahtiyarlık duyuyorum.
Özellikle burada bulunan basın mensubu arkadaşlarımızın birçoğunun beni tanıdığını sanıyorum. Biraz önceki sunumda da bilgilendirme amaçlı “Hüseyin Yarıcı kimdir?” sorusuna açıklama getirilmiştir. Bu konuda dilemeniz halinde yazılı bir metin, Whatsapp hattınıza ya da e-posta adresinize gönderilecektir.
Sayın Basın Mensupları, Değerli İyi Partili Yol Arkadaşlarım,
Seçim dönemlerinde aday adaylıkları açıklanınca akla ilk gelen ya da merak edilen husus “ “Neden Siyaset?” sorusudur
Ben de “neden siyaset?” diyerek başlayayım.
Eğitim dönemim boyunca ekonomik zorluklar yaşasam da, ülkemin bana sağladığı olanaklar sayesinde okudum. Doğduğum, büyüdüğüm ve yaşadığım memleketimde meslek yaşamıma başladım.
Başka bir yerde değil, doğduğum günden bu yana Tokat’ta yaşıyorum. Bu memlekette kazandım, kazanmaya devam ediyorum. Ömrüm elverdiği sürece de Tokat’ta yaşayacağım. Tokat’ın derdini de verimini de iyi biliyorum. Ülkeme ve memleketime vefa borcumun olduğunu düşünüyorum. Her zaman ülkeme ve memleketime vefa borcumu ödeme arzusunda ve düşüncesinde oldum.
Ülkemin, memleketimin ve insanlarımızın dertleri, sorunları var. Hep de oldu… Bunları yakından bilen ve yaşayan insanlardan birisiyim.
Biraz önceki sunumda anlatıldı. Bu düşünce ve inançla, siyaset gibi toplumsal konularla akademik eğitiminden bu yana ilgilendim. Suya sabuna dokunmadan yaşayan birisi olmayı ret ettim. Gerektiğinde yapıcı eleştirel söylemlerde bulunmaktan çekinmedim. Ülkemin ve şehrimin dertlerine, sorunlarına duyarsız kalamazdım, kalmadım! Bu duygu ve düşünce ile daha önceleri de, şehrimi yerelde belediye meclis üyesi olarak temsil ettim. Yine şehrimi belediye başkanı olarak, TBMM’de milletvekili olarak temsil etmek üzere çıktığım adaylık ve aday adaylığı süreçleriyle de elini taşın altına koymuş birisiyim.
Sayın basın mensupları, değerli İyi Partili yol arkadaşlarım,
Siyasetin ve makamın büyüsüne de kapılmadım. Siyaseti bir geçim kapısı ya da meslek dalı olarak görmedim, görmüyorum. 32 yıllık mesleğimde başarıyı en yüksek mertebede yaşayan, saygın bir Diş Hekimiyim. Çok şükür bir mesleğim ve kazancı Türkiye ortalamasına göre yüksek bir geçim kapım var.
Benim derdim; ülkem, memleketim ve memleketimin insanı. Derdim; ülkemin ve memleketimin liyakatsiz kadrolarla yönetiliyor olmasıdır. Derdim ve isyanım şehrimin ağırlaşan sorunlarının 20 yıldır giderilememesidir. Gittikçe ağırlaşan yoksulluk, yetersiz istihdam ve kentsel gelişimde yaşanan sorunların hala varlığını sürdürmesidir. Derdim ve isyanım milletimizin ocağını saran, aklını yoran, kalbini yaralayan dertlerine bir nebze derman olabilmektir. Türkiye’yi ve Tokat’ı içine düştüğü bu girdaptan çekip çıkartılabilmesinde bir nefer olabilmektir.
Hem ülkemizde hem de bu güzel şehirde sorunlar olduğundan söz ediyoruz. Doğrudur! Çok sorunumuz var. Ancak “üstüne düşeni yapmayanların şikâyet etmeye de hakları yoktur.” Bu ülkede ve bu şehirde yaşıyorum. Ülkemin ve şehrimin sorunlarına hiçbir zaman duyarsız kalamazdım. Üniversite yıllarımdan itibaren siyasetin içinde yer almam da bu nedenledir.
Yıllardır edindiğim tecrübem, bilgim, birikimim, donanımım ve sahip olduğum vizyonumla üstüme düşeni yapmak istiyorum. Ülkeme ve memleketime yararlı olmak, öncelikle Tokat’ın sorunlarının çözümünde inisiyatif almak istiyorum. Sadece sorunlardan söz etmekle kalmayıp, Tokatlının siyaset dünyasında “sesi olmak” istiyorum.
Çocukluğumdan meslek yaşamıma kadar her türlü ekonomik sıkıntıyı yaşarak mesleki başarıya ulaşmış birisiyim. Beni yetiştiren ve meslek hayatımda başarılı olmamı sağlayan ülkeme, bu şehrin insanlarına ve gelecek nesillere bir borcum olduğunu düşünüyorum.
Bakınız TÜİK, Aralık 2022’ de, 2021 itibariyle 81 ilin kişi başı gelirini ve milli hasıladaki payını açıkladı. Kişi başına gelir sıralamasında en düşük gelirli 10 ilin 9’ u Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesinden. En yoksul iller içinde batıdan tek il bulunuyor: Tokat! TÜİK rakamlarına göre Tokat’ta kişi başına gelir Kars’ın, Bingöl’ün altında. Tokat’ın milli hâsıla içindeki payı 2004’ ten 2021’ e yüzde 0,48’ den 0, 34’e düşmüş. Yerel Yöneticiler şehrimize “3 milyarlık yatırım yaptık” diye açıklama yapıyor ama Tokat’ın ekonomisi gittikçe küçülüyor. Bu şehrin insanları bunu mu hak ediyor?
Gelişmiş dünya ülkelerinin tamamında kalkınmanın yerelden başladığı kabul görmüştür. Bu nedenle de ülkeler arasındaki rekabet, şehirlerin kendi aralarındaki rekabete dönüşmüştür. Şehirler kalkınıp gelişemezlerse, ülkeler de kalkınamıyor. Bir şehirde üretim ve istihdam artışı olmadan, o şehirde kişi başına geliri, dolayısıyla da ekonomiyi geliştirmek mümkün değildir. Bunu bilmek için ekonomist olmaya gerek yok. Ekonominin gelişemediği yerde toplumun refahından söz edemeyiz. Toplum refahının olmadığı yerde de yoksulluk ve mutsuzluk vardır. Ekonomik refahını sağlayamadığınız bir toplumu Millet Bahçeleriyle, şehir parklarıyla, gondol sefalarıyla, fiziki sosyal alan yatırımlarıyla mutlu edemezsiniz.
Bakın size bizim bölgemizden çarpıcı bir örnek vereyim.
Sayın basın mensupları, değerli İyi Partili yol arkadaşlarım,
Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü 2006 yılında Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi Bölgesel Gelişme Ana Planı hazırlamıştır.
Hazırlanan bu planda Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat’ın gelişme vizyonu (ki buna planın hedefi de diyebilirsiniz) “ Türkiye’nin Karadeniz’e açılan kapısı olmuş, yaşam kalitesini yükseltmiş, çevreye duyarlı, rekabetçi, hızla gelişen bölge” olarak açıklanmıştır.

WhatsApp Image 2023 01 12 at 11.20.43 6 WhatsApp Image 2023 01 12 at 11.20.43 7 WhatsApp Image 2023 01 12 at 11.20.43 8 WhatsApp Image 2023 01 12 at 11.20.43 9
Aradan tam 17 yıl geçmiş, bu şehirlerden Amasya, Çorum ve Samsun Türkiye’nin Karadeniz’e açılan kapısı olmuş, yaşam kalitesini yükseltmiş, çevreye duyarlı, rekabetçi ve hızla gelişen birer şehir olurlarken, Tokat 17 yıldır bu hedeflerin hiçbirisine ulaşamamıştır. Tokat’ın hala Karadeniz’e açılan bir kapısı yoktur. Çünkü Tokat’ı Karadeniz’e açacak kapılardan birisi; mevcut hattan farklı olarak yapılması gereken Tokat-Niksar-Ünye bölünmüş karayolu, diğeri de Tokat OSB-Turhal-Samsun demiryoludur. Bu iki kapı, açılmadığından Tokat rekabetçi pazarlara da açılamamaktadır ve gelişilememektedir. Bu yüzden de yakın coğrafyamızdaki illerle bizim aramızdaki gelişmişlik makası Tokat’ın aleyhine gittikçe açılmaktadır.

Bu anlamda Tokat özelinde siyasete soyunanlar hem Tokat’ın kalkınmasını ajandalarına almalıdır, hem de bunu sağlamak için inisiyatif almalıdırlar. Siyasal iktidar nezdinde görünülür ve çizgiyi aşmadan ısrarcı girişimlerde bulunmalıdırlar. Tokat’ın çok büyük ve acilen çözülmesi gereken sorunları vardır. Bunlar iktidar milletvekillerinin steril ortamlarda gezmeleriyle, hamasi konuşmalar yapmasıyla, plansız programsız davranılmasıyla çözülemez. 20 yıldır da çözülememiştir.

Eleştiri olsun diye değil, bir gerçekliği ifade etmek için söylüyorum. Ülkemizin çok önemli sorunları vardır. Bu sorunların Millet İttifakı’nda çözüme kavuşturulacağından kimsenin şüphesi olmasın. Ancak Tokat’ın da acil ve çözüm bekleyen sorunları vardır. Ben bu sorunları kurulacak Millet İttifakı hükümetine aktarmak ve çözümü için siyasi otorite nezdinde inisiyatif almak istiyorum.

Sayın basın mensupları, değerli İyi Partili yol arkadaşlarım,

Zamanımız kalırsa İyi Parti’nin ülke genelindeki sorunlar için önerdiği çözüm önerilerini de sizlerle kısaca paylaşacağım.

Ben özellikle Tokat’ın mikro ölçekte (yerel ölçekte çözüme kavuşturulması gereken sorunları) ve makro ölçekte (siyasal iktidar tarafından çözüme kavuşturulması gereken sorunları) 20-30 yıldır (öncesi de var) çözülemeyen ve gittikçe ağırlaşan, hatta çoğumuzun farkına bile varmadığı önemli sorunlarından söz etmek istiyorum.

Ne yazık ki, siyasal iktidarla bağlantısı olanlar; AKP yerel siyasi otoritesi (milletvekilleri, parti teşkilatları), yerel yönetimler ve AKP kamu bürokrasisinin açıkça dillendirmeyip gözden kaçırmaya çalıştıkları bu sorunlar, zamanında çözüme kavuşturulamayan sorunların birikimiyle medyana gelmiştir.
Önce mikro yani yerel ölçekteki sorunlarından söz edeyim.
Genel olarak Tokat’ın mikro (yerel) sorunlarının, Tokat’ın dinamikleriyle çözülebileceği sanılır. Normalde de öyle olması gerekir. Ancak Tokat’ın kimi mikro sorunlarının çözümüne bile siyasal erkin el atması gerekmektedir.
Bu bağlamda Tokat’ın en büyük, en önemli ve en can alıcı sorunu; “Planlama-Yönetişim ve sürdürülebilirlik” sorunudur. Bu öyle bir sorundur ki, Tokat’taki tüm sorunların ana nedenidir. Bu sorun çözülmedikçe, Tokat’ın diğer sorunlarının sürdürülebilir çözümü mümkün değildir.
Sizin için açayım! Tokat’ın gelişiminden birinci derecede sorumlu kurum ve kuruluşları (bunlar; valilik, belediyeler, il özel idaresi, kamu kurumları vs.) Tokat’la ilgili hazırlanan tüm eylem planlarını göz ardı ederek, planlı gelişme prensiplerini askıya almakta, her gelen vali, her seçilen belediye başkanı ya da yerel yönetimler kendi bakış açılarını topluma dayatmaktadır. Tarım, turizm, sanayi ve kentsel gelişim alanlarının uzun vadeli, amaç ve sonuç yönelimli stratejik planlama yerine, gündelik dar kapsamlı, yalnızca PR yapmaya yönelik karar ve politikalarla yönetilmesinde ısrar edilmektedir. Yapılan çalışmalar bütüncül ve hedefe yönelik değildir. “Gideceği limanı bilmeyene hiçbir rüzgârdan fayda gelmez” deyiminde olduğu gibi, kalkınma alanların geliştirilmesinde kritik öneme sahip stratejik planlama asla dikkate alınmamaktadır. Kararlar, stratejik planlamanın aktörleri kabul edilen kent paydaşlarıyla tartışılarak oluşturulmamaktadır. Her gelen vali kendi bakış açısını topluma dayatmakta, devlette devamlılık ilkesi göz ardı edilmekte ve ne yazık ki, mevcut yerel yönetimler de (belediyeler, il özel idaresi, yarı kamusal meslek örgütleri, yerel bürokrasi vs.) buna sessiz kalmaktadırlar.

Bakın size çarpıcı bir bilgi vereyim.

1993 yılından başlamak üzere Tokat için kamu, yarı kamusal meslek örgütleri ve sivil toplum işbirliği ile hazırlanan 16 adet kalkınma ve eylem planı bulunmasına karşın bunların hiçbirisi uygulamaya alınmamış, çekmeye atılmış, planlı gelişme prensipleri askıya alınmıştır.

1- Tokat İli Turizm Envanteri ve Turizm Geliştirme Planı ( Tokat’ın ilk eylem planı denilebilir. T.C. Turizm Bakanlığı Yatırımlar Genel Müdürlüğü 1993)
2- Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi Bölgesel Gelişme Ana Planı (T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü 2006)
3- Tokat İli Sürdürülebilir Turizm Stratejisi Eylem Planı (OKA mali kaynaklarından, Tokat TSO, Tokat İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Tokat Turizm Tanıtma Derneği işbirliğinde Ekim 2012)
4- Turizm Acil Eylem Planı (Tokat Turizm Tanıtma Derneği, Nisan 2014)
5- Tokat İli Sektörel Eylem Planları (Altyapı Ve Ulaştırma Eylem Planı, Çevre Ve Şehircilik Eylem Planı, Orman Ve Su İşleri Eylem Planı, Eğitim Eylem Planı, İstihdam Eylem Planı, Yerel Kamu Hizmetleri Eylem Planı, Kültür Ve Turizm Eylem Planı, Sağlık Eylem Planı, Sanayi Ve Ticaret Eylem Planı, Tarım ve Kırsal Kalkınma Eylem Planı, OKA 2018-2023)
6- Doğu Karadeniz Turizm Master Planı Tokat İli Mevcut Durum Raporu (T.C. Sanayi ve Teknoloji bakanlığı Doğru Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Aralık 2018)
7- Tokat İli Doğa Turizmi Master Planı ( T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı, 2013-2023)

Bu kadar eylem planı var ama gelen valiler başta olmak üzere sorumlu yöneticilerin neredeyse tamamı kendi bildiklerini okuyorlar. Madem herkes kendi kafasına göre davranacaktı, öyleyse bu eylem planları niçin yapıldı? Çekmeceye atılmak için mi?

Üzücü olansa şehrin yönetiminden sorumlu olanların buna ses çıkarmaması, sessiz kalmalarıdır.

Bir şehrin plansız programsız kalkınması, dilek ve temennilerle gelişmesi mümkün mü? Başarı asla tesadüfi değildir. Başarı sistematik çalışmaların ürünüdür. Plansız bir amaç sadece “dilektir.”

Bu nedenle öncelikle ve özellikle kamu yetkililerinin, yerel yönetimlerin Tokat’la ilgili sorunlara geçici çözümler bulmaya odaklanan mevcut zihniyetlerini terk etmeye ikna edeceğiz.

Tek yönlü bakış açısının terk edilmesini sağlayacak, Tokat’ın gelişimi noktasal alınan kararlar ile değil, kent ölçeğinde, planlı, sürdürülebilir ve bütüncül yaklaşımla planlanmasına çalışacağız.

Sayın basın mensupları, değerli İyi Partili yol arkadaşlarım,

Diğer en büyük, en önemli ve en can alıcı sorunu ise “Tokat Toprak Koruma Kurulu” ve mevcut yapısıdır.

Evet, yanlış duymadınız! Tokat’ın çok önemli sorunlarından birisi “Tokat Toprak Koruma Kurulu” dur.

Neden mi? Hepiniz bilirsiniz, Tokat’ta karşılaştırmalı üstünlüğe sahip tek sektör Tarım sektörüdür. Bu sektörün gelişimi ancak tarım arazilerinin korunmasıyla mümkündür. Ancak Tokat’taki tarım arazilerini korumakla görevli bu kurul, siyasi sebeplerle tarım arazilerini konut ve sanayi imarına açılmasına göz yummaktadır ve bu uygulama ivme kazanmıştır. Bu kurulda Tokat Ziraat Mühendisleri Odası, TEMA ve Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nin ret oylarına karşı, bu kurulda bulunan kamu görevlilerinin kabul oylarıyla Tokat Büyük Ova Koruma alanı içindeki tarım arazileri başta olmak üzere, Tokat’ın başka mahallinde bulunan (örneğin Geyras gibi) tarım arazileri “sözde kentsel gelişim” adı altında konut ve sanayi imarına açılmaktadır. Bu konuda Tokat İdare mahkemesi, Samsun İstinad Mahkemesi ve Danıştay’ın ret kararlarına rağmen, başka yollardan ve başka başvurularla tarım arazilerinin imara açılması devam etmektedir. Bunun en büyük sorumlusu da tarım arazilerinin imara açılmasına göz yuman “Tokat Toprak Koruma Kurulu” dur.

Sayın basın mensupları, değerli İyi Partili yol arkadaşlarım,

Tokat’ta karşılaştırmalı üstünlüğe sahip tarım sektörünün gelişebilmesinin en temel yolu, Tokat Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulması ve üretilen katma değeri yüksek ürünlerin rekabetçi pazarlara ulaştırılmasıdır. Tarım sektörünün gelişmesinin anahtarı ise verimli tarım arazilerin koruma altına alınmasıdır. Hem tarım şehri olmaktan söz ediyoruz hem de kamu eliyle tarım arazilerini yok ediyoruz. Peki, bu nasıl olacak? Tokat bugün üretmekle övündüğü tarımsal ürünleri çok değil, 20 yıl sonra başka şehirlerden karşılamak zorunda mı kalacak? Bu tehlikeye hepinizin dikkatini çekerim.

Tokat Toprak Koruma Kurulu’ndaki kamu ağırlığının kaldırılmasını veya bu kapsamda kamu bürokrasisinde liyakatli kadroların yer almasını sağlayacağız.

Ancak bundan sonra Tokat’ta tarım-sanayi bütünleşmesini ve ek katma değer yaratan tarımsal ürün oluşumunu sağlayacak bir yapı oluşturabiliriz. Ancak bundan sonra katma değerli tarımsal ürünlerin hacmini artıracak, böylelikle sektörde yer alanların ortak gönencini (refahını) ve bu sektörde yer alan işletmelerle, çiftçiler arasındaki bütünleşmesini sürdürülebilir bir şekilde artıracak “Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’ni kurabiliriz. Böylelikle tarımsal üretim maliyetlerini azaltabilir, çiftçinin kazancı artırabiliriz.

Peki, bu yeterli midir? Değildir. Bundan sonra da katma değeri yüksek tarımsal ürünleri rekabetçi pazarlara ulaştırmamız gerekmektedir. Peki, bu nasıl olacaktır? Tokat’ı Karadeniz’e açmamız gerekmektedir. Bunun yolu da öncelikli olarak Tokat-Niksar-Ünye bölünmüş yolunun ve Tokat OSB-Turhal demiryolunun yapılmasıdır.

Bu konuda bir hususa daha dikkatinizi çekmek isterim. Tokat Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesinin eski Tokat Havaalanının bulunduğu yere yapılmasına yönelik düşünceler olduğu ifade ediliyor. Umarım bu gerçekleşmez. Çünkü Eski Tokat Hava Alanı, bugünkü haliyle Tokat Büyük Ova Koruma Alanı içerisindedir. Bu alanın sanayi imarına açılması tehlikesi hala varlığını sürdürmektedir. Emsal mahkeme kararlarına karşın, Yeni Nesil Küçük Sanayi Sitesi’nin çeşitli oyunlarla Büyük Ova Koruma alanına yapılıyor olması (yapımı halen devam etmektedir) bu tehlikeyi güçlendirmektedir. Bu alanın imara (yapılaşmaya) açılması ovaya da zarar verecektir. Bu nedenle söz konusu eski Tokat hava alanının Havacılık Fakültesi yapılmak üzere Tokat Gazi Osman Paşa Üniversitesi’ne verilmesi ve bu konuda adı geçen üniversiteye kaynak ayrılması gerekmektedir. Millet İttifakı’nda bu konuda yoğun bir çalışma yapılacaktır.

Sayın basın mensupları, değerli İyi Partili yol arkadaşlarım

Tokat’ın ulaşım ağı sorunları bunlarla sınırlı kalmıyor.

Tokat-Niksar-Ünye bölünmüş yolu sadece Tokat’ı rekabetçi pazarlara açmakla kalmayacak, tur operatörlerini de Tokat’a çekecektir. Çünkü tur operatörleri Amasya’ya kadar gelmekte, buradan direkt Karadeniz’e çıkmaktadırlar. Eğer Tokat-Niksar-Ünye bölünmüş karayoluna ilaveten, Amasya- Zile-Pazar-Tokat bölünmüş karayolu da yapılırsa Tokat turizmi büyük bir ivme kazanacaktır. Tokat turizminin sipariş turlarla gelişemeyeceği artık açıkça görülmüştür.

Elbette Tokat-Almus yolu ve Çamlıbel tüneli gibi yatırımların gerçekleştirilmesi de bu gelişmeye önemli bir katkı sunacaktır.

Sayın basın mensupları, değerli İyi Partili yol arkadaşlarım

Size Tokat’ı geliştirebilecek çok ciddi çıktıları olacağı halde bugüne kadar önemsenmeyen bir başka sorunundan söz edeyim.

21. yüzyılda Tokat’ın hala bir Kültür, Kongre ve Fuar Merkezi yoktur. 20 kusur yıldır da bu konu siyasal iktidarın ve yerel temsilcilerinin ajandasına girmemiştir. Oysa bu konu, kentsel gelişmenin en önemli anahtarlarından birisi olabilecek projedir.

Bir şehre alt geçit, üst geçit, Kanal Tokat, Millet Parkı, Şehir Parkı gibi fiziki yatırımları yapabilirsiniz. Ama bunları yeterli kaynağınız varsa bir köye de yapabilirsiniz. Lakin yaptıklarınız o köyü köy olmaktan çıkarmaz. Kentsel gelişimi salt fiziki yatırımlara indirgeyenler büyük bir yanılgı içindedirler. Çünkü kentsel gelişim kentlilik bilincinin olduğu yerde yeşerir.

Bunun için de, Tokat’ın toplumsal yaşamını zenginleştirecek ve çeşitlendirecek, kültürel, sanatsal, kentlilik bilinci ve hobi faaliyetlerinin yapılabildiği bir mekâna acilen ihtiyacı vardır. Tiyatro sahnesi, çalışma atölyeleri, sanat galerisinin bulunduğu, kentteki kültürel etkinliklerin, müzik, resim, heykel, tiyatro, dans, sinema, folklor vb. gibi kentsel yaşamı canlı ve ilginç hale getiren çalışmaların sergilendiği bir mekâna ihtiyacı vardır. Kentsel kültürü tanıtacak eğitim programı veya materyallerinin geliştirildiği, kentin kültürel yaşamıma en fazla katkıda bulunacak projelerin gerçekleştirildiği, ulusal ve uluslararası fuarlara ve kongrelere ev sahipliği yapabilecek bir kültür, fuar ve kongre merkezine acilen ihtiyaç vardır.

Şehrimizde lise ve üniversiteli gençlerimiz, ailelerimiz, en önemli sosyal faaliyetleri kafelerde vakit geçirmek oluyor.

Sayın basın mensupları, değerli İyi Partili yol arkadaşlarım

Öğretim görmüş kişi ile eğitimli kişi arasında şöyle bir fark vardır. Öğretim görmüş kişi maytap gibidir. Çok parlak yanar ama çabucak söner. Onunla sokağınızı aydınlatamazsınız. Ama eğitimli kişi kandil gibidir. Sürekli yanar. Hem de kendini tüketme pahasına. Onunla sokağınızı, yolunuzu aydınlatabilirsiniz. İşte bu nedenle insanın kendisini sanatla, edebiyatla, tiyatroyla, musikiyle, güzel sanatların tüm dallarıyla beslemesi, yoğurması gerekir. Bunun yol ve yöntemlerinden birisi de, Kültür Merkezleridir.

İnsan ancak bu yerlerde kendisini, kültürünü ve yaşadığı coğrafyayı tanır. Tanıdıkça da şehrine sahip çıkar. Dünyanın her yerinde insanlar tanımadıkları hiçbir şeye sahip çıkmazlar. İnsanlar ancak kendilerini kültürünü ve yaşadığı coğrafyayı tanıdıklarında farkındalıkları artar. Farkındalıkları arttığında sahiplenme duygusu gelişir. Sahiplenme duygusu geliştiğinde kent bilinci gelişir. Kent bilinci geliştiğinde koruma bilinci gelişir. Koruma bilinci geliştiğinde kentsel görünüm gelişir. Sadece bu kadarla kalıyor mu? Bakın başka neler oluyor. Toplumda sahiplenme duygusu ve kent bilinci geliştiğinde işyerlerindeki hizmet kalitesi artar. Hizmet kalitesi arttığında iş yeri kazançları artar. İş yeri kazançları arttığında iş yeri sayısı artar. İş yeri sayısı arttığında istihdam artar. İstihdam arttığında şehir göç almaya başlar. Nüfus artar. Nüfus arttığında kentsel fonksiyonlar artar.

Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı toplumsal sorumlulukla ilgili olarak yaptığı swot analizinde ki zayıf yönler başlığıyla topladığı saptamaları bakın. Eğitim ve Bilgi eksikliği, toplum bilincinin yetersiz olması, duyarsızlık, ön yargı, yeniliğe kapalı bir toplum olması, toplumsal olaylarda empati yetisinin düşük olması, sorumluluktan kaçınılması, lobicilik faaliyetinin yetersiz olması. Bunlar bile bize bu kültür merkezinin ne denli gerekli olduğunu göstermektedir.

Sayın basın mensupları, değerli İyi Partili yol arkadaşlarım

Tokat’ı tanımak derken kastettiğimiz Tokat’ın tarihini bilmek değildir. Tokat’ın kimliğini fark etmektir. Ama bugün Tokat’ın kimliğinin tanıtımının yapılarak farkındalık oluşturacak bir web sayfası bile yoktur. Dijital çağa uyum projelerinin her geçen gün uygulamaya alındığı günümüzde, Tokat’ın bir tanıtım web sayfasının olmaması size de ilginç gelmiyor mu? Örneğin Tokat’ı diğer şehirlerden ayıran farkı yani şehir kimliğini kaçımız biliyoruz?

Ulusal ve uluslararası fuarlara ve kongrelere ev sahipliği yapabilecek bir kültür, fuar ve kongre merkezine neden ihtiyacımız olduğunu anlatmama ise bilmem gerek var mı?

Görüldüğü gibi Tokat’ın kalkınması ancak planlı ve tasarımsal bir süreçle mümkündür.

Sayın basın mensupları, değerli İyi Partili yol arkadaşlarım
Tokat’ın çözüm bekleyen makro ve mikro ölçekte daha başka sorunları da vardır.
Tokat Pancar Ekicileri Kooperatifi’ne kayyum atanması ve hala Genel Kurulu’nun yapılarak Kooperatifin gerçek sahiplerine teslim edilmemesi… Tokat Turizminin bilimsel, bütüncül, planlı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla ele alınmaması, Tokat’ın merkezden ibaret sanılması… Doğamızın vahşi madenciliğe açılması… Çevre yolu sorunu… Tokat Merkez içme suyu sorunu… Zile içme ve sulama suyu sorunu… Eski eserlerin restorasyonu sorunu… Tokat OSB’ finansal kaynaklara erişim sorunları…

Sayın Basın Mensupları,

Tokat şehir yaşamına ilişkin sorunlar, bu şehri yönetmekten sorumlu olanların ortak sorunu ve ortak sorumluluğu olduğu kadar, bu şehir sakinlerinin de ortak sorunu ve sorumluluğudur.

Şehrimizde ortaklaşa bir kent kültürünün yaratılması, şu ana kadar açıklamaya çalıştığım sorunların sorumlularına ulaştırılması, uzaklıklara değil yakınlıklara odaklı bir uzlaşma zemini arama konusundaki istek ve çabalara, dahası bu konuda pozitif bilinç gelişimine bağlıdır.

Bu nedenle Tokat yerel medyasının sorunlarının ağırlıklı olarak giderilmesi, içinde bulundukları sorunların hepsi olmasa da bazılarının iyileştirilmesi, yaşanılan kente aidiyet duyulması ve kent halkının birlikte refahı için şarttır.

Meslek etiğine uygun şekilde çalışan gazeteciler toplumla şehri yönetenlerin arasında köprü kuran, iletişimi sağlayan, kör noktaları açığa çıkaran ve lobi faaliyetlerine değerli katkılar sunabilecek değerli bir mecradır ve bilinmelidir ki, bu iletişim yoksa toplum da yoktur.

Anımsar mı bilmiyorum. Gazeteci Sayın Dursun Ekrem Er 10 Ocak 2022 tarihinde sosyal medya da, dönemin valisi Ozan Balcı’nın gazeteciler gününü kendi propagandasına dönüştürdüğüne yönelik bir isyanını paylaşmıştı.

Paylaşımında çok haklıydı Çünkü 10 Ocak Gazeteciler Günü sadece kutlamayla geçiştirilecek bir gün değildir. Bu günü vesile kılarak, basın emekçilerinin ve Tokat yerel medyasının sorunlarını konuşmak, çözüm önerileri geliştirmek, yerel medyanın gelişimi için ne tür planlamaların yapılması gerekir, bunları konuşmak gerekmektedir.

Bu bağlamda; Tokat Basını’ nın, temsilci ve çalışanlarının sorunlarının tartışıldığı, çözüm önerilerin geliştirildiği tüm Tokat’ı kapsayan, geniş katılımlı ve tamamen yerel özellikte bir
“Tokat Basın Çalıştayı” ya da benzer bir toplantının düzenlenebilmesine öncülük edeceğim.

Bu konu salt gazete imtiyaz sahiplerinin ya da çalışan gazetecilerin sorunu değildir! Bu konu öncelikle “başarılı bir gazetecilik mesleğinin icra edilmesinden” sorumlu kamu otoritesi başta olmak üzere, il, ilçe belediyelerinin, yarı kamusal meslek örgütlerinin ve Tokat özel sektörünün de sorunudur.

Sayın basın mensupları, değerli İyi Partili yol arkadaşlarım
İyi Parti olarak Tokat’ın bu sorunlarını çözmeye, talibiz.
Bu bağlamda ben de, ülkemin ve şehrimin her alanda kalkınmasını, toplum refahı ve gelişimini ateşleyecek, insanımızın duygularına, beklentilerine yanıt verecek, dünü iyi okuyan, bugünü eylemleriyle, liyakatli kadrolarıyla şekillendirebilecek ve yarın için entelektüel manada düşünce ve proje üretebilecek bir ortamın neferi olmaya talibim.
Tekrar hepinize katılımınızdan ötürü teşekkür ediyorum. İYİ olun, İYİlikle kalın.

Subscribe
Bildir
guest

1 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments