takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

27 Mayıs 2020 - 12:28:06 - 419 Okunma

DİLİMİZ VE İLETİŞİM

Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır. İletişimin en iyi şekilde dilimizle anlatılacağını söylüyor. Peygamberimiz, “Ne mutlu diline hâkim olana, evi kendisine geniş gelene, yaptığı işten pişman olup ağlayana” iletişimin getirilerini anlatıyor.

İletişimden önce tartışmayla başlayalım. Tartışmalarda kibir, öfke, kin gibi şeylerden uzak durmalıyız. Mevlana, “Öfke rüzgâr gibidir. Bir süre sonra diner; Ama birçok dal kırılmıştır.” diyor. Tartıştığımız kişi ve toplum; tartıştığımız konuyla ilgili ve bilgili olmalıdır. Aksi durumda tartışmayı sürdüremeyiz. Yeri gelmişken bir anımı anlatmak istiyorum.

Evin salonunda Atatürk ve İnönü’ nün resmini gören vatandaş, “Neredeyse bu kişilere tapacaksınız. İkinci dünya savaşında, buğdayı çürütüp milleti aç bıraktılar.” dedi. Menderes hükümetini övdü. “Savaşa hazır olmak gerekiyordu. Sen iki ölçek buğdayını bir yıl zor saklıyorsun. O gün ki olanaksızlıklar yanında buğdayı beş yıl saklamak kolay mı? Sonra, Bayar ve Menderes’ de o gün ki meclis ve hükümetin içindeydiler. Bu durum suçsa, onlarda suçlu” dedim. O zaman alaylı bir gülümsemeyle, “Neden iftira ediyorsun; o zaman onlar neredeydi ?” deyince şaşırdım kaldım. Cahilliğini gördüm. Adama, tarihi bir şekilde öğren o zaman tartışırız deyince, şaşırıp kaldı. Mevlana’nın meşhur sözü aklıma geldi. “ Bir delil ile kırk âlimi yendim. Kırk delil ile bir cahili yenemedim.” sözü cehaleti ne güzel anlatıyor. Hz. Ali “ Cehaletten daha çaresiz bir dert yoktur.” Cahilin susarak kazandıklarını, konuşarak kaybettiğini düşündüm.

Gelelim konuşarak iletişime. Fiziksel görünüş, sosyal yaşama uyum, kültürümüz ve planlı hareketimiz, kolaylık sağlar. Bildiğimiz konuda konuşup, bilmediğimiz konuda susmamız değerimizi artırır. Yani, konuşmamız gerekirken susmak, susmamız gereken yerde konuşmamız çirkin olur. Konuşmalarda sevgi, saygı, ön yargısız yaklaşım, başarımızı artırır. Güneş gibi ışıldayan yüze kimse kayıtsız kalamaz. Karşımızdaki kişilere değer vermemiz, ilgi uyandırır. Ağzımızdan çıkacak, olumlu veya olumsuz sözler kişiliğimizi belirler. Konuşmalarımızda samimiyet, tevazu, nezaket ve feragat karşımızdaki kişileri inandırıcı kılar. Prof. Ertuğrul Yaman “ Bencillik her yerde; bizcilik nerede” diyerek, insanlara yaklaşımın nasıl olacağını anlatıyor. Asaletli olmak, insanlığın gereğini yerine getirmekle mümkündür.

İnsanları iyi ve kötü günlerinde ziyaret etmek, digergamlığımızı ve cesaretimizi artırır. İletişimde olumlu sonuçlar alır, ahlakiyetimiz gelişir. Aldığımız kültür, şahsiyetimiz ve insanlık duygumuzda etkili olup, iletişimimizi kolaylaştırır.

İletişimde sessiz beden dili de önemlidir. Sosyal bir varlık olan insan, dili ile beden dilini birleştirirse, iletişimde daha iyi sonuç alır. Yüzümüzdeki görünüm, bakışımız, el ve kol hareketleri çok şey anlatır. Jest ve mimiklerde aşırıya kaçılmamalıdır. İletişim, en güzel ses tonu ve vücut diliyle sağlanır. Kılık kıyafetlerimiz, tabii duruşumuz dinleyicileri etkiler.

Duygu ve düşüncelerimizi, sözleri uygun yerlerde kullanarak anlatmalıyız. Yunus Emre: Söz ola kese savaşı / söz ola kestire başı / söz ola ağulu aşı / bal ile yağ ede bir söz.

İletişimde kelime hazinemiz önemlidir. Buda çok okumakla zenginleşir. İyi bir konuşma düşünerek yapılmalı. Yapılan hataları düzeltmek zordur. İyi bir konuşmacı, dinlemeyi bilmelidir. Konuşmalarımız herkesin anlayacağı dille olmazsailgi dağılır. İyi bir iletişim toplum içinde ve sosyal yaşamımızda ki yerimizi belirler. Milletvekilimiz Kadim DURMAZ’ı iyi tanırım. İyi bir iletişimci olması, toplumdaki yerini aldırdığını düşünüyorum.

Son olarak diyorum ki: Kırıcı, yıkıcı söz söyleyerek gönül kırmayalım. Onu yapacak ustasını bulamayız.

Saygılarımla  22.05.2020

"Mehmet Tapar" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır.

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku