takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

31 Aralık 2019 - 10:32:51 - 218 Okunma

DERSLİKTE NİŞAN

Gazi Eğitim Enstitüsü’nde edebiyat bölümü arkadaşlarımızdan Güngör ile Şükran evlenmeye karar vermişler. Onunla da kalmayıp derslikte nişan töreni düzenlediler. Hani “Nişanı aile içinde yaptık” derler ya bizimkiler de nişanı bölüm içinde yapmak istemişler. Yani diğer bölümlerden kimseyi çağırmamışlar.

Bölüm dediğin de ne ki? Edebiyat bölümünde A ve B şubelerinde, yaklaşık yirmi beşerden elli kadar öğrenciydik. O yıllarda erkek öğrenci çok, kızlar az idi. Oysaki kız torunumun lisedeki sınıfı, dokuz kız, bir erkekten oluşmuştu. Devir işte, ne diyeceksin?

Hepimizi haberdar etmişler Allah için. Akşam yemeğinden sonra anfi olmayan bir derslikte toplandık. Yakın arkadaşlarının da yardımlarıyla bayağı hazırlamışlar dersliği. Nişan töreni için ne gerekiyorsa eksiksiz yerine getirmişler, doğrusu…

Alkışlar eşliğinde konuşmalar yapıldı, yüzükler takıldı, eğlence başladı. Vaktin ilerlemesiyle törenin orta yerlerinde “Herkes, sandalyesinin altındaki numarayı okusun” dediler. Sandalyelerde oturma yerinin altına kızların sayısı kadar rakam yazmışlar, tebeşirle. Söz gelişi iki sandalyeye bir rakamı, diğer iki sandalye de iki rakamı gibi. Aynı rakamı taşıyan sandalyelerde oturanlar, bir çift olup dans edeceklermiş. Şimdi düşündüm de erkek, erkekle; kız kızla eşleşmesin diye belki rakamları da ona göre ayırmışlardır, diyorum.

Numarasını yüksek sesle okuyan çiftler belirlendi. Erkeklerden kiminin numarası hiç yoktu. Benim rakamım, bölümün en güzel kızıyla eşleşmişti. Gördün mü başıma geleni? Çekingenin biriyim. Şimdiye kadar hiç bir kız arkadaşla yan yana gelmişliğim yok. Sıradan birisiyle eşleşsem ne ise de bula bula herkesin heveslendiği kızla eşleşmek de neyin nesiymiş?

Müzik başladı. Kavalyeler damlarını alıp alıp piste çıkıyor. Ben terin suyun içindeyim. Boş çeken erkeklerden kimileri, “hadi, hadi” diyerek beni cesaretlendirmeye gayret ederken kimileri de “İstersen sıranı bana ver oğlum” diye şamata yapıyorlardı.

Hani düğünlerde benim gibi oyuna kalkmayanlara “Bir dolan gel canım. N’olucak? diye ısrar edenler vardır. Arkadaşlarım da bana öyle ısrar ediyorlardı. Gittim, bekleyen arkadaşımla ortaya çıktık. Çıkmasına çıktık ya dans mı ettik, yoksa bir dolanıp geldik mi hiç birini anımsamıyorum. Su gibi terim ve heyecanımla o gecenin sabahında nasıl hastalanmadım, ona şaşıyorum, hâlâ…

Bizim oralarda “Gelinle güveyi sevinir, yanı sıra da iki deli.” derler. Burada gelinle güvey sevinmişlerdir sevinmeye ama terlemek ve heyecanlanmak da bana düşmüştü.

"Rasim Canbolat" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?




PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku