takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

6 Ağustos 2020 - 09:41:49 - 511 Okunma

Daha Nereye Kadar?

Toplumsal dokumuzun temel taşları olan gelenek ve görenekler örselenmeye devam ediyor… Bir milleti, millet yapan değerlerin içinde hiç şüphesiz en önemlisi gelenek ve göreneklerdir. Bayrak gibi, vatan gibi, din gibi, millet gibi, milli birlik ve beraberlik ruhu gibi değerlerin içinde gelenek ve görenekler millet olmanın en can alıcı dokularından biridir. 

                1980’li yıllardan itibaren başlayan toplumsal erozyon son yıllarda akıl almaz bir şekilde deforme olmaya başlamış, çağa uymak adına, birilerine şirin görünmek adına toplumsal hayatta yapılan değişiklikler, en mahrem değerlerimizi bile örselemeye başlamıştır.

Hele İstanbul Sözleşmesinden sonra olaylar büsbütün kontrolden çıkmış; kadınlarımızın, kızlarımızın, gençleimizin, çocuklarımızın hunharca katledilmesi, ya da tecavüze uğraması artık sıradan olaylar durumuna gelmiştir. 

Kadına şiddet, toplumun en yadırganmaz konumuna düşmüştür. Gün geçmiyor ki bir kadınımız şiddet görmesin, gün geçmiyor ki bir kandımız öldürülmesin. Temmuz 2020’de öldürülen kadınların sayısı 26… şiddet görenlerin sayısı, yüzlerce hatta binlerce diyebiliriz…

Bu durum nereye kadar devam edecek? Kim dur diyecek?  Kadın-Erkek eşittir zırvalarını topluma yutturanlar; elbette cinayetlerin, kadınlara işkencenin bu boyuta varacağını hiç düşünmemişlerdir. Kadın ve erkek hukuk karşısında, vatandaşlık bakımından elbette eşittir. Fakat gerek cinsiyet bakımından gerekse güç bakımından birbirine eşit olması asla bahis konusu olamaz. Bu konudaki eşitsizlik erkekler lehine mutlak hâkimiyet konumundadır.

Kadın, korunması kollanması gereken “Kutsal Bir Emanettir.”  Bu kutsal emanet fikrini toplumun bütün dokularına, indirgeyip eğitimimizin her alanını bu düsturla donatmadığımız takdirde, daha çok gözyaşı dökülecek, daha çok kadınlarımız kader ve şiddet kurbanı olacaktır…

Allah aşkına, şu “ İstanbul Sözleşmesi” LGBT ’lerin kalkanı olmaktan başka ne işe yaramıştır?  Bu sözleşmeye imza atıldıktan sonra kadına şiddet  %50 daha fazla artmıştır.  Bu sözleşmeden derhal vazgeçilip Türk Toplumun değer yargılarıyla orta konacak kanunlarla, kadına hak ettiği “Kutsal Emanet” statüsü verilmelidir. Bu yalnız kanunlarda değil, kalplerde de yeni bir inkılâp yapılmalıdır. 

Bu inkılâp sayesinde, evden başlayarak; toplumun bütün katmanları, kadın konusunda yeniden şuurlandırılmalıdır.  Kadın-Erkek eşitliği doğru telakki edilmeli, “insan” olgusu her şeyin önüne getirilmelidir.

Yaşama ve yaşatma hakkı, yeryüzündeki bütün varlıkların vazgeçilmez en önemli hakkıdır. “Bir insanın öldüren, bütün insanlığı öldürmüş sayılır.” anlayışını ruhlara kazımadan, eğitimimizin temel direği olmadan “izm”lerin peşinde koşmak, insanları beyhude yere harcamaktan başka bir işe yaramayacaktır.  “İzm”ler eğitimi insanımız fanatikleştiriyor… Fanatizm insanları bencilleştiriyor, egoist bir fert haline getiriyor. Egoist bir ferdin bırakın insanları düşünmesini, kendisini bile düşünmesi mümkün değildir…

Böyle bir düşünce de ister istemez fertleri psikolojik hastalıklara kadar sürüklemektedir. Hastalığının farkında olmayan kadın ve erkekler; başta kendileri olmak üzere yakın çevresinden başlayarak bütün bir topluma kin ve nefret kusmaktadırlar… 2018 yılında şiddet yüzünden 440, 2019 yılında 474, 2020 yılının ilk yedi üç yüze yakın kadın öldürüldü… Daha da öldürüleceği geride…

İşte kendi milli kültür değerlerinden ayrılan fertlerin geldiği nokta bu…

Hepimiz suçluyuz. Bu suçluluktan kurtulmanın yolu, kendimizle ve toplumla, milli değerlerlerimizle barışmaktır.

Artık bu işe bir dur demenin zamanı gelmedi mi? Daha nereye kadar bu cinayetler sürecek?… Bu şiddet, bu nefret ne zamana kadar devam edecek?

Dinsin artık gözyaşları!… Analar ölmesin, çocuklarımız ağlamasın!….

Keşke daha güzel şeyler yazabilseydim… Fakat bunca acının olduğu yerde, acılar dile gelmezse, acılar ve acınanların sayısı daha da artacaktır.

Herkesi sağduyuya ve bu konuda daha sıkı tedbirler almaya davet ediyorum…

Mehmet Emin Ulu

"Mehmet Emin Ulu" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır.

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku