takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

13 Nisan 2020 - 11:00:15 - 948 Okunma

CORONA VİRÜSÜN BİZLERE ÖĞRETTİKLERİ

31 Aralık 2019’da Çin’in Vuhan şehrindeki Hubei eyaletinde bulunan Vuhan Güney Çin Denizi ürünleri şehir pazarı ( farklı hayvan türleri satan bir toptan balık ve canlı hayvan pazarı) çalışanlarında etiyolojisi bilinmeyen pnömoni vakaları bildirilmiştir. Vakalarda ateş, öksürük, nefes darlığı, her iki akciğerlerde zatürre ile uyumlu bulgular tespit edilmiştir. Dünya sağlık örgütünün Çin Halk Cumhuriyeti’ne ait (covid-19) raporuna göre ölüm vakaları genellikle ileri yaştaki ya da eşlik eden sistemik sağlığı ( hipertansiyon, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, kanser, kronik akciğer hastalıkları başta olmak üzere diğer immursüpresit durumlar.) Korona virüsü damlacık ve temas yoluyla bulaşır.   ( Ağız, burun veya göze temasınızla geçer.) Korona virüsünün 5-6 gün kuluçka süresi vardır. Bazı vakalarda 14 güne kadar uzayabileceği gözlenmiştir. Corona-19’un bulaştırıcılık süresi kesin olarak bilinmemektedir. Genel olarak havada 1-3 saat, bakır yüzeyde 4 saat, alüminyum yüzeyde 8 saat, kâğıtta ve karton yüzeyde 24 saat, çelik yüzeyde 2 gün, tahta ve plastikte 4-5 gün kadar kalabiliyor.

        Korona Virüsünün Bizlere Verdiği Öğütler.

-“ Bir musibet, bin nasihatten iyidir.” Sözü her daim toplumlara rehber olmuştur. Yaşama tutunmaya çalışanlar, ölümle karşı karşıya gelince çelik gibi sertleşir, tedbirimizi alırız. Elimizi, yüzümüzü sabunla yıkamayı, kurulayıp sağlık kurallarına uymayı sıkıca tembihler virüs bizlere.

   -Kolonya eskiden bu yana kullandığımız bir maddedir. Virüsün ortaya çıkmasıyla birlikte kolan yağının, alkolün, sabunun, limonun, sarımsağın, turşunun ve suyunun virüse iyi geldiğini hatırladık.

  – “Sosyal mesafe” “fiziksel temassızlık”  Bir buçuk –İki metre mesafe aralığında kişilere yaklaşma mesafesinin konulması, hapşırırken, hangi kurallara uyulması gerektiğini, yere tükürmenin sonunda topluma nasıl bir zarar verildiğini, virüs belası bizlere anlatabildiğinin en iyisini anlattı.

   -Önce kendi sağlığımız, sonra ailemiz ve toplum sağlığı için ülkemizin geleceğini teminat altına almak için bilinçli olmamız gerektiğini anlatı.

    -Ülke ekonomisinin virüsle sarsıldığı, Turizmin durduğu, alış-veriş merkezlerin ve dükkânların kapandığı, sanayiyi olumsuz etkilediği, şehirlerarası yolculuğun yapılamadığı, şehirlerin hayalet şehre döndüğünde yaşarken ani felaketlere hazır olmamız gerektiğini hatırlattı.

  – Devleti yöneten hükümetlerin her zaman her türlü felaketlere hazır ve uyanık olması için; gıda, giyim, hastane, iletişim, eğitim vb sorunlara karşı hazır olmalı. Sosyal devletin önemini, kimsesizlerin kimsesi Cumhuriyetin olduğunu yüksek sesle haykırdı.

  -Sağlıklı yaşamak için temiz havaya, suya, gıdaya bu zor günlerde ihtiyacımızın olduğunu, ayrımsız birliğe, dayanışmaya, Sevgi ve saygıya muhtaç olduğumuzu söylüyor.

   -Kapitalizmle yönetimde kazanma hırsı, yükselmek ve markalaşmak tek gayesidir. İnsanın değeri mal varlığı, parası kadardır. Virüs salgını tüm canlılara eşit davrandığını, Sosyal devlet kavramının demokrasinin, cumhuriyetle devlet yönetmenin anlamını sorgulamamızı istedi.

   -Bir devletin asil görevinin zor zamanlarda vatandaşlarının yanında olması, sağlıkta, acıda, eğitimde, iş bulmasında, tehlikelerden korumasındaki görevlerini yöneticilere seslendi. Tek adam yönetimin tehlikesine dikkat çekerek, sosyal devlet olmamızı hatırlattı.

      -Dünya ölçeğindeki virüsün bir bölgede çıkmasının “ bana ne,  beni ilgilendirmez, bana bulaşmaz” ne kadar yanlış olduğunu hatırlattı. Bu dünya tüm canlıların ortak yaşam alanı olduğunu hatırlattı.

     -Virüs zengin fakir ayrımı yapmadan, yakaladığını perişan ettiğini, toplumun tümü için tehlike saçtığını anlattı. Her insan kazanılmış bir değerdir. Değerlerimizi nefessiz, halsiz bırakıp aramızdan alıp gittiğine şahit olduk. Tüm tehlikelere karşı uyanık olmamız gerektiği dersini verdi.

    -Her insan kendi izolasyonunu yaptığı gibi çevresinden de sorumlu olduğu bilincine vardırdı. Bireysellikten toplumun ortak kullanım alanlarını nasıl kullanacağımızı, davranacağımızı hatırlattı.

     -Her canlının zamanı ve sırası geldiğinde bu dünyadan gideceğini paranın, malın, eşyanın bu dünyaya ait olduğunu söyledi. Ölen bireylerin götürecekleri hırsları, öfkeleri, kinleri, nefretleri, aç gözlülükleri, cimriliklerini bireye ait olduğunu, toprağa götürdüklerini hatırlattı.

     – Virüslere hazır olup olmadığımızın sınavıyla karşı karşıyayız. Bilim adamları siyasetçilerin önüne geçerek sözü dinlenir, uyarılarına tüm dünya insanının uyduğunu gördük.

      Yaşadığımız şu zor günlerde daha neler öğreneceğimizi birlikte göreceğiz. Gün sosyalleşme günü bilimin, ilimin izinden gitme günüdür. Siyasetin bittiği, hırsızın, yalancının, vurguncunun talancının yüzüne haykırma günüdür. Milli dayanışmayla felaketi kısa sürede atlatamazsak uzun zaman diliminde yurttaşlar olarak acısını hep birlikte çekeriz. Bir ülkenin eğitimi, sağlık kuruluşlarının temelleri sağlam olmalı, tarafsız ve siyaset üstünde bulunmalıdır.

          Anlaşılan virüsle birlikte yaşayışımızda birçok değişiklikler olacaktır. Çevreye, doğaya, canlılara bakış acımız değişecek, inanışlarımızda daha fazla yer vereceğiz.

       Virüsle mücadelede evimizden çıkmayarak, temizliğimize dikkat ederek, yöneticilerin uyarılarına uyarak yapabiliriz. Kitap okumak, örgü örerek, ev işleri yaparak moralimizi yüksek tutmalıyız. Nede olsa kışın sonu bahardır.

           Süleyman ERKAN 31-03-2020  Hasköy- Beyoğlu-İstanbul.

"Süleyman Erkan" diğer yazıları için tıklayın.

Yorumlar (3 Yorum)

  • Gülüzar altunöz

    Kaleminize yüreginize saglık başarılarınızın devamınızı dilerim

  • Serdal öztürk

    Elinize sağlık hocam virüs hakkındaki bilgilendirme harika olmuş kalemine sağlık

  • Hasan Coşar

    Sevgili Süleyman Erkan;
    Doğru ve isabetli tespitlerle, kara belanın sürecini, alınması gereken önlemleri, tıppı veri ve önerilere dayandırarak, harika bir şekilde anlatmış olmandan dolayı teşekkür ediyorum.
    Özellikle;
    “Her canlının zamanı ve sırası geldiğinde bu dünyadan gideceğini paranın, malın, eşyanın bu dünyaya ait olduğunu söyledi. Ölen bireylerin götürecekleri hırsları, öfkeleri, kinleri, nefretleri, aç gözlülükleri, cimriliklerini bireye ait olduğunu, toprağa götürdükleri hiç bir nesnenin var olmadını”
    İfade etmiş olman, son derece yerinde bir uyarı ve ifade olmuştur.
    Sağolasın Süleyman Erkan Hoca.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır.

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku