takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

16 Ocak 2020 - 12:44:38 - 513 Okunma

BU ÜLKENİN HASTALIĞI “POPÜLİZM”…

Bilmek ve bilmemek, gerçeği görmenize karşı özenle hazırlanmış yalanları söylemek, birbirine karşıt iki kavrama, birbirleriyle çeliştiklerini bile bile inanmak, mantığa karşı mantık kullanmak, ahlâka bağlılığı ileri sürerken onu yadsımak… (George Orwell, 1984)

Popülizmin kısaca özetini yapmış George Orwell. “Hakikatin yalan, yalanın da hakikat” gibi takdim edildiği bir çağda yaşıyoruz. İçinden bütün değerleri çıkarıp adına “modern çağ” dediğimiz bu hastalıklı çağda insanların, özellikle de siyasilerin bir hastalığı da “popilizim” olmaktadır.

Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğünde popülizm; “politik durumu dramatize ederek halkın ilgisini uyandırmak amacıyla yapılan politika” ve “halk yardakçılığı” olarak tanımlanmaktadır. Bir delinin kuyuya bir taş atıp kırk akıllının çıkarmaya çalışması gibi bir olaydır popülizm. Popülizm ciddi bir hastalıktır. Üstelik çaresi de yoktur. İnsanlığın baş belası kanser gibi bütün organları sarar, tüketir, bitirir ve en sonunda da yok eder. Bol miktarda yalaka yetiştirir!

Popülistler; demokrasinin “temsil” ilkesini benimsediklerini söylerler ama halkın tek temsilcisinin de kendileri olduğunu iddia ederler. Kendilerini legal, kendi dışındakileri illegal olarak görürler. Ama onlara sorsanız “demokrasinin çoğulculuk prensibini” savunuyoruz derler. Halkın iyiliğini sadece kendilerinin istediğini söylerler. “Halk iradesi”nin serbest tartışmalarla oluşmasını benimsemezler, çünkü “gerçek halk” kendileridir! Sahtecilik ve yalan üzerine kurulan politikalarla iktidara geldikleri ya da bir yönetimi ele geçirdiklerinden dolayı bulundukları devleti ya da kurumu yönetmezler, adeta işgal ederler. Çünkü kendilerini halkın yegâne temsilcileri olarak görürler. Bu gerekçeyle sivil topluma baskı yaparlar. Siyaset anlayışları dışlayıcıdır.

Popülizm, halkın içinde bulunduğu zor durumdan faydalanıp boş vaatlerle gücü ele geçirmek veya elde bulundurduğu gücü devam ettirmek için yapılan manüplasyonlardır. Bir başka ifadeyle, “halkın çıkarları, önyargıları, hayal kırıklıkları ve öfkelerine seslenerek belirli kişi ya da gruplara üstünlük sağlaması esasına dayanan bir doktrin” şeklinde de tanımlamak mümkündür. Popülizmin tek gayesi gücü ele geçirmek ve ele geçirdikten sonra bunun devamını sağlamak olduğu için belirgin bir ideolojisi yoktur. Bu çerçevede sağdan, soldan, her görüşten ve ideolojiden; amacı iktidarı elde etmek olan her siyasal parti, oy devşirmek için popülist söylemleri sıkça kullanmaktan imtina etmezler. Popülizm her ne kadar siyasi atmosferde görülse de, manipülasyonun araç olarak kullanıldığı her alanda (işyerinde patron, okulda öğretmen, bürokraside genel müdür…); gücü elinde tutmak istenilen her yerde görülür.

Popülizm, son yıllarda bütün dünyada politika analizlerinde en sık kullanılan kavram. Genellikle demagoji ve fanatizmin baskınlaşmasıyla, “ifade özgürlüğü” şeklinde kamufle edilen bu faşizan durum milleti kandırmanın demokratik(!) bir yolu olarak sunuluyor. Daha önce masum yalanlar gibi görülen bu durum günümüzde toplumda fay hatları oluşturmanın araçlarından biri haline gelmiştir. Medyanın %90’ının sağ veya sol popülizm diye ikiye ayrılması bunun bir göstergesidir. Herkes seçmeni maniple ediyor, arkasından koştukları siyasal partiyi ya da partileri toplamda %51’in üzerine çıkarmaya çalışıyorlar. Eskiden bir iktidar kavgası uğruna popülizm meşru görülürken bu gün bir sistem değiştirmek için iktidarı ele geçirmeye yönelik popülizm yapılması çok vahim bir durumdur.

Popülizm Bu Ülkenin En Büyük Hastalığıdır:

Türkiye, geçmişte popülist politikalardan çok çekti, bu gidişle çok daha çekecektir! Çünkü bu hastalık sadece bizde olan bir hastalık değil, bizde ve dışarıda gittikçe artmaktadır. Popülizme kurban giden yıllarımız bir daha geri gelmeyecek. Popülizm uğruna millette oluşan güvensizlik ve kurumlardaki dejenerasyon tamir edilemeyecek ölçülere varmıştır. Demokrasinin ve yargı bağımsızlığının erozyonu, inanç sistemindeki erozyon, devlete güvendeki erozyon, sözün namusundaki erozyon, dürüstlük ve namustaki erozyon, memleket sevgisindeki erozyon gibi temel değerlerimizdeki gevşeme ya da çürüme bu popülist söylemlerden kaynaklanmıştır. Evet, Türkiye popülizmden çok çekti. 60’lı yıllardan sonra ve özellikle günümüzde gerçekler önemini yitirmiş, popülist ve sahte haberler; nüfusun yarısını her duyduğuna veya okuduğuna atlayan akılsız sazanlara çevirdi. Çünkü popülistler, insanların o anda ne duymak istiyorsa onu söylemeyi çok iyi becerirler.

1970’li yıllarda Süleyman Demirel’in bir yandan “komünizm tehlikesini” öbür yandan “dinî terminolojiyi” öne çıkaran sağcı politikaları, onun popülist söylemlerinin temelini oluşturur. Buna karşılık Bülent Ecevit’in “halkçılık” ve “kooperatifçilik” vurgusunda somutlaşan hafif sol renkli popülist söylemini de bu bağlamda zikredebiliriz. Ne halkçı olabildi ne de kooperatifçiliği Türkiye’ye yaygınlaştırabildi.

– Süleyman Demirel: 1991 seçimlerinde “Kim ne veriyorsa 5 lira fazlasını vereceğim,”

-Cem Uzan: 2002 seçimlerinde “vallahi mazot 1 lira olacak” demişti.

-1991-1995 yılları arasında kurulan DYP-SHP koalisyon hükümetinde ekonomi bakanı ve başbakan olarak görev alan Tansu Çiller’in “Herkese iki anahtar” ve “Her mahallede yüz trilyoner olacak” vaatleri unutulmaz popülist söylemler arasındadır.

“Türkiye’de 4 milyon Suriyeli var. Bayramda tatile gidip, 10 gün kalıyorlar. Böyle şey olur mu? Gidip kalabiliyorsan kal orada. Gittin mi bayram tatiline kapatırım kapıyı kalırsın orada.” Bu da ana muhalefetin bir popülizmi.

Sadece oy için, müdürlüğü dönemindeki konuşmalarında erken emekliliği Türkiye için bir felaket olduğunu gören zihniyet şimdi ise savunmaya kalkıyorsa burada popülizmin dik alası var demektir! İnsana sorarlar, “bu ne perhiz bunu lahana turşusu” diye.

Hiçbir bilimsel çalışma yapmadan, hiç kimsenin görüşünü almadan asgari ücreti 1500, 1800, 2000 hatta 5000 TL yapacağını söylemek hem popülizm hem de ahlaksızlıktır. En çok atan saf, ”Milli Ekonomi Modeli ile memurun ve işçinin asgari ücretini 5000 TL yapacağını” söyledi. Attığı tweette ayrıca, ”Rusya’yı lider ülke yapan tezim Türkiye’nin son şansıdır” ifadelerini kullandı. Bütçe açığının ne anlama geldiğini bilmeyen zavallılar. “Aslı yok yaylasında 1500 koyunun yayıldığını” hayal etmekle bu söylemlerin hiçbir farkı yoktur.

24 Haziran 2018 seçimlerinde “terör ve dış mihraklar sorunu” Cumhur İttifakına fayda sağladığı görülürken, 31 Mart ve 23 Haziran 2019 yerel seçimlerinde Cumhur İttifakı “beka”, “Pontus”, “seçimlerdeki hırsızlık” söylemlerinden bir şey çıkaramamıştır. Millet İttifakının aynı şekilde “israf ve hırsızlık” üzerinden yürüttükleri popülist politikalar CHP ve avanelerine (bir terörist kınamayıcısı olan HDP ile de ittifak yapmıştı, popülizm neler yaptırıyor?) mahalli seçimlerde bayağı bir getiri sağladı ama söylem ve eylem tutarsızlığı bir bumerang gibi onları da vuracağa benziyor. “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” demiş atalarımız.

Popülizm her türlü siyasi ortamda neşvünema bulabilir. Toplumda öfkenin baş gösterdiği, eşitsizliğin önemli boyutlara ulaştığı zamanlarda, ekonomik krizlerin ve buhranların olduğu dönemlerde, siyasi kutuplaşmanın arttığı anlarda; yeteneksiz muhalifler toplumun hassasiyet ve zafiyetlerini daha kolay istismar eder, bu gibi koşullarda popülizm tavan yapar. Buna bir de saydamlık sorunu, medya organlarının gerçeği ortaya çıkarma ve denetim rollerinin işlevsizleştiği, siyasi ve hukuki baskıların iktidar tarafından sürdürüldüğü dönemlerde popülist siyaset ve söylemler ayyuka çıkar.

Popülist politikaların üç temel özelliği vardır. Popülist iktidarların bu üç temel özelliği dün de vardı, bu gün de var, yarın da olacaktır. Bunlar; devlet aygıtını gasp etmek, yolsuzluk ve kayırmacılık yapmak…”

Bundan kurtuluş nasıl mı olur? Adaletle olur. İnsan haklarına saygı ile olur. Emanete sahip çıkmak ve emaneti ehline vermeyle olur. Gizlilikle değil, şeffaflıkla olur. “Hak-hukuk-adalet” lafla değil toplumun her kesimine hakça uygulanırsa popülizm azaltılır.

İsmet YALÇINKAYA

01/01/2020

 

"İsmet Yalçınkaya" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?




PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku