takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

13 Eylül 2019 - 09:44:28 - 324 Okunma

BU TOPRAKLAR BİZİM

Bu topraklar neyse biz de oyuz. Aslımızı inkar etmeyelim. Bu toprakları tanımadan ne yazar olursunuz ne usta ne insan. Doğduğun şehri  tanıdığın için sahip çıkarsın özüne. Kah usta olur, kah şair, kah yazar, kah kadın kah erkek tecrübeleriyle DEMLENMİŞ İNSAN olursun bu topraklarda.

Bu şehir kültürüyle tarihiyle zanaatkarlarıyla orta Karadeniz’in ortasında bir gemi gibidir. Kucaklayıcı, modern, yüksek medeniyete sahip, kardeşlik kokan bu şehir evrensel güzellikleri doğurmaya hamiledir. Çünkü bu şehrin yerel tohumlarında evrensel sırlar gizlidir. İşte bu sırları açığa çıkaracak günlerin doğumu yakındır.

Bu topraklar öyle bir toprak ki pireyi deve yapar efsaneleştirirsin tüm dünyaya adını duyurur unutulmaya yüz tutmuş nasırlı elleri yeniden çalıştırır değer katarsın. Bir kaşık MAYA ile koca bir kazan sütü çalarsın. Yeniden okursun hayatı . Bu topraklarda ortak yapı, bizi biz yapan insani değerlerimiz etnik köklerimizden kaynaklanan farklılığımız aslında en büyük zenginliğimizdir.  Sanat “toplumun yerleşik tavırlarının eleştirisinden  doğar”  bu eleştirinin ön koşulu ise yüzleşmektir. Müslümanlar, Hiristiyanlar, Ermeniler, Çingeneler, Rumlar, Yahudiler, Süryaniler, Aleviler, Çerkezler, Kürtler, Gürcüler, Muhacirler… hepimiz Nuh’un gemisinde yolculuk yapan ve karaya oturan bir avuç iyi insan. Yakın zamana kadar sadece insan vardı. Zengin fakir ayrımı yapılmadan kültürlerimizin farklılığına rağmen bu topraklar bizi biz yapan bir aileydi. Köklerinden beslenen bu şehir kültür sanatıyla filizlenip dal budak vermeye hazır haldedir.

Kadınlarımız rengarenk  giyinirdi her giyilen rengin anlamı vardı. Anadolu kadınlarıydı onlar, dövmeleri vardı, allı pullu sarı yazmaları, Sırmalı oyaları, bindallı giysileri, ipek bürükleri, iğne oyaları, kınalı elleri vardı kadınların. Bu topraklar bizimdi. Ekmek kokardı evler, duman tüterdi ocaktan, tezek kokardı köyler bu topraklar bizimdi. Yiğitler demir döverdi tavında, ok atardı at üstünde, taşı sıksa suyunu çıkarırlardı. Kimse aç yatmazdı. Herkes birbirini gözetlerdi bu topraklarda.

Var olanları yok etmek için kültürümüzü yok ettiler, dilimiz ile oynadılar. Eğer bir şehirde veya ülkede  tarihi eserleri koruyamıyorsan, gövdene baltayı vuruyor, köklerle bağı kesiyor, gelecek olan neslin bilincini yok ediyorsun, yıkıyorsun demektir. Bizi yok etmek için folklorumuzu yok ediyorlar. Yemeklerimizi, adetlerimizi, örflerimizi, giysilerimizi yok ettiler.

OYSA GELECEK GEÇMİŞTE SAKLIYDI.

Sayılı bir kaç  Anadolu aydını Anadolu’yu karış karış gezerek bir çok halk türkülerini derledi. O zaman o türküler derlenmeseydi şimdi bu türkülerden haberimiz bile olmayacaktı. Dönem dönem zanaatlarımız sanayinin, gelişen teknolojinin getirisi karşısında bir bir yok oldu.

Bugün acele etmeli  AZRAİLDEN ÖNCE DAVRANMALIYIZ. Bu kültürü yaşayan  yaşatan insanlar yaşlandı. Üç yıl önce araştırmalara başladığım “Yaşayan Efsaneler, İlk Tek ve Son Ustalar” kitabında derlediğim 40 ustanın hayat hikayesinden çok ama çok şey öğrendim. Yaşayan efsane insanlarımıza ulaştığımızda onların dertleriyle dertlenmekten kendimi alamadım. Şu anda bize ait olmayan bir kültürü kullanıyoruz. Uyanmalı, fark etmeli ve yanlışın neresinden dönersek kar saymalıyız. Kültürün devamını sağlayan dildir ve dil yazılı olmalıdır. Para için insan feda edilmemeli. El emeği alın teriyle üretim yapanı gözetlemeli hakkı verilmeli. Devlet sanatkarı ustalarımıza sahip çıkılmalı. Çünkü bu insanların alternatifi yok. Benzerleri yok.

Tüketim toplumu olduk çıktık.  Günümüzde  her şey çok kolay harcanıyor gözden çıkarılıyor, sevgiler, aşklar, zanaatlar, dostluklar, tarih, kültür, orman, doğa, insan, hayvan hatta ve hatta yaşadığın coğrafyanın bile  bir çırpıda üstü çiziliyor.

Derdiyle dertlendiğim her şey aşktır benim için. Bu bir kitap,izlemek istediğim bir film, bir seyahat , bir tutku, bir hayal olabilir. Toplum suskun, konuşamıyoruz. Hayallerimiz yok. Gençlerimiz bizim derdimizle dertlenmiyor. Ortak değerlerimizi yitirdik. İletişimimiz zayıf. Teknoloji bağımlısı olduk hepimiz.  Bizler yoğun bakımda yatan cihaza bağlanmış komada yaşayan hasta insanlar gibiyiz. Bu küçük cep aletleri bizi esir almış durumda. Teknolojinin getirdiği esaret aşkları da, sevgileri de, dostlukları da bir bir bitiriyor. İnsanı insan olmaktan çıkartıyor, yaşamın içinde İnsanı eritiyor yok ediyor. Bütün bu saydığım olumsuzluklara bir çare olarak insanı rehabilite eden uğraşların, meşguliyetlerin el sanatlarının yeniden insanlıkla buluşması ve değer kazanması gerekiyor

Öze dönmeli toprakla bağı kuvvetlendirip kendimizi temizlemeli, insanı insan yapan emeği yeniden yeşertmeliyiz. Göz göze diz dize sohbetleri,  çıtır çıtır yanan sobanın sıcaklığında cızır cızır kaynayan demliğin sesiyle pekiştirmeli, tavşan kanı çayları yudumlarken tavında vurulan her bir sözcük yüreğimize ustanın elleriyle nakşolmalı, dokunmalı, içselleştirilerek hayatımıza anlam katmalı.

İşte  toprağı, bakırı, demiri , ahşabı bilgisiyle ve becerisiyle sanata çevirenlerin diyarı, yaşayan tarihi eserleriyle, efsane ustalarıyla, geleceğin mayasını içinde barındıran bu kadim şehrin bir evladı olarak sesleniyorum. Bu şehir kültür mirası ve otantik yerel turizmiyle kutup yıldızı misali öncü ve yol gösterici olma özelliği vardır. İçimizde var olan kültür – sanatımızla yüzleşmeli. Sağ duyulu yöneticilerimizin elinde yine yeni yeniden bu meslekler Halk eğitim merkezlerinde, Hanımelleri Konaklarında, Sanat Okullarında , Kız Meslek Liselerinde, Üniversitenin açacağı USTALAR AKADEMİSİNDE  yan alan olarak okutulmalı, öğrencilere aktarılmalı, usta çırak ilişkisiyle meslekler canlandırılmalı, ustalara ve  bu mesleği yapan gençlerimize destek verilmeli ve sahada yer verilerek otantikliğimizi koruyarak yeniden yaşatılmalı. Hele bir niyet edelim “Ahiler Kervanı”yla yola koyulalım. Kervan yolda dizilir derler. Mevlam görelim neyler, neylerse Mevlam güzel eğler. Güzelliklerde buluşmak dileğiyle…

Dünya köylüsü

Ayla Bağ

"Ayla Bağ" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?




PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku