takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

7 Ocak 2020 - 10:25:57 - 477 Okunma

BİZ ÇOCUKKEN TÜM GÜNLER BİZİMDİ

İnsanoğlunun mayası çocuklukta atılır. İnsan hayatında kendine ait olan iki dönem vardır, biri çocukluk ve ikincisi de yaşlılık dönemi.

Güz mevsimi olup harmanlar kalkınca satılan buğdayların parasıyla biz çocuklara kadife, pantolon, soğuk kuyu lastik ve süveter kazak alınırdı. Ama ne kadar çok mutlu olurduk, yatarken yatağın içine sokardık ayakkabımızı.

Hemen hemen de herkes üniformalıymış gibi bunlardan giyerdi. Bazı aileler gri tonlardaki keten bez alır, giysilerini onlardan diktirirlerdi. Çocukken kadife, pantolon, soğuk kuyu lastik ve süveter kazaklarımız çabuk eskimesin diye gözümüz gibi bakardık.

Kimse kimseden utanmazdı, çünkü herkesin elbisesi aynı veya benzeriydi.  Onlar bizim heyecan ve mutluluğumuzun temellerini oluşturuyordu.

Özleniyor eski günler, bir olsak beraber el ele versek geri getirebilir miyiz o mutluluğu acaba,çok zor değil mi?  Evet imkânsız bir daha hiç bulamayacağız, ne yıllarca saklanan o mektupları, ne asırlık sevdaları, ne de İçten muhabbetleri. Gerçekçilik bitti, sanalız artık sanal.  Hep yalancı baharla erken açacağız, ilk kırağıda dökülecek çiçeklerimiz kuruyacak dalımız budağımız.

Samimiyetten uzak ifadeler, tam çıkmayan kelimeler, sevginin olmadığı lügatlara amel eder olduk.

Artık dijital ortamda yarım kelimelerle, dudaktan düşen zoraki cümlelerle hal hatır sorar olduk. “mrb, nbr, slm,” Ne ifade ediyor ne anlıyoruz konuşurken yazarken bunlar bilmiyorum..

Günü birlik dünya meşgalesi ve kapitalizmin bütün dünyamızı kuşattığı şu günlerde, yalnız yaşamanın verdiği sahte hayata gömüldük yalan dünyamızda.

Önceliklerimizin yer değiştirdi.

Kuşatıcılıktan uzak, ulviliğe yabancı ifadeler.

Ne sevgi kaldı ne saygı, ne gönüllerde sevda kaldı.

Kim bilir belki de anlatacak değerlerimiz ve samimiyetimiz kalmadı birbirimize. Uzun uzun anlatamıyoruz kendimizi, dertleşmeler bitti, geçen ömrümüz  bir daha asla geri gelmeyecek..

Fıtratın gün be gün bozulduğu, asri çağın şifasız hastalıklarına yakalandığımız egoist zeminde yaşamaktayız.

Sürekli meşgul kafalar, kulaklarda kulaklık ve durmadan mesaj yazan parmaklar. Sanal ve sahte kültürün eğittiği dizilerin yön verdiği zavallı insanlık.

Yavan ve samimi olmayan muhabbetlerin olduğu bu dünyada, bu günün sessizliğini sadece uzaklardan gelen bu yazı dağıtabilir. Uzaklardan gelenin daima anlatacak bir sözü vardır.

“İhsan GENÇ” Anlattıkları ve yazdıkları ile susuzluktan kurumuş ve çatlamış zihinlere hoş bir muhabbet damlası ikram eder kulaklara ziyafet çeker.

Okurken insanın içini kesif bir hüzün kaplar, hüznünüze sahip çıkın hüzün sanal değildir, çünkü bu hal tam bir insani durumdur. Hüznümüzün sebebi hicranımızdır. Hayata gelene de, gidene de, kalana da, hicran musallat olur.. Hicrana sebep hüzünse şayet, şairin dediği gibi;

“Her şey akıp gider,

Bir katı hüzün kalır,

Geceler bana kalır,

Gündüzler size kalır.

Gönlünüz harman yeri kadar geniş,

Gününüz güzel olsun sağlık ve muhabbetle kalın

Saygı ve sevgi ile

İhsan GENÇ

[email protected]

"İhsan Genç" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?




PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku