Dolar 18,7800 0.36%
Euro 20,1575 1.2%
Gram Altın 1.159,73 0,36%
Çeyrek Altın 1.935,00 0,62%
Bitcoin 443030 -1.17697%
Ethereum 31055 -1.28963%
Yarım Altın 3.870,00 0,60%
Tam Altın 7.691,64 -0,74%
Başörtüsüne Yönelik Anayasa Değişiklik Teklifi Komisyonda

Başörtüsüne Yönelik Anayasa Değişiklik Teklifi Komisyonda

ABONE OL
19 Ocak 2023, 16:35:39

Başörtüsüne Yönelik Anayasa Değişiklik Teklifi Komisyonda.

Anayasa madde değişikliği görüşmeleri başladı. Ak parti Grup Başkanvekili Tokat Milletvekili Özlem Zengin, Anayasa komisyonu Başkanı Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt ve Adalet Komisyonu üyesi Tokat Milletvekili Mustafa Arslan’ın görev aldığı toplantı Türkiye gündemine oturdu…

Başörtüsüne anayasal güvence getirilmesi ve aile bütünlüğünün korunması amacıyla Anayasa’nın 24’üncü ve 41’inci maddelerinde değişiklik teklifi, TBMM Anayasa Komisyonu’nda görüşülmeye başlandı.

TBMM Anayasa Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı. Anayasa değişiklik teklifinin görüşmelerine AK Parti’li, MHP’li, CHP’li ve İYİ Parti’li komisyon üyeleri katılırken HDP’li üyeler katılmadı.

basortusune yonelik anayasa degisiklik teklifi komisyonda2

Teklif sahibi olarak komisyona bilgi veren AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Türkiye için çok önemli bir konuyu konuşmak için toplandıklarını söyledi. Zengin, “Biz başörtüsü meselesini anlayabilirsek; serencamını, bu yasağın neden uygulandığını, uygulanma şeklini ve bu yasağın toplumdaki, kadınların hayatındaki etkilerini anlayabilirsek geçmişin yaralarını iyi etmek mümkün olacak ama devamında da toplumsal barışla ilgili çok büyük bir adım atmış olacağız” dedi.

Zengin Meclis’te, kamuda ve eğitim hayatında artık fiilen başörtüsü yasağı olmadığını ifade ederek, “Bugün bu masada oturuyorsak her şeye rağmen çözemediğimiz bir şey var. Çözemediğimiz bir şey olduğu için bugün bu masada oturuyoruz. Ümit ediyorum bu Anayasa değişikliğini yaptığımızda Türkiye tarihinin 60 yıla sari en uzun, en ağır ihlali olan, en ağır izleri bırakan bir problemini tamamen ortadan kaldırma imkanını bulacağız. Tek temel çizgimiz var, bu masadan başörtüsüyle ilgili meseleyi kapatarak kalkalım.”

WhatsApp Image 2023 01 19 at 17.17.18

Tokat Milletvekili ve Anayasa komisyonu Başkanı Yusuf Beyazıt’ın konuşması şu şekilde;

“Gündemimizdeki 2/4779 esas numaralı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifine bakıldığında; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 24’üncü ve 41’inci olmak üzere, 2 maddesinde değişiklik ihtiva eden bir teklif olduğu görülmektedir.

Teklifin birinci maddesi, Anayasanın “Din ve vicdan hürriyeti” başlıklı 24. Maddesinde, kadınların başörtülü ya da başörtüsüz olmaları nedeniyle ayrımcılığa maruz kalmaması ve temel hak ve hürriyetlerden eşit olarak faydalanabilmelerini temin hususundaki değişikliği içermektedir.

Teklifin ikinci maddesi ise; Anayasanın “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41. maddesine, evlilik birliğinin ancak kadın ve erkeğin evlenmesiyle kurulabileceği şeklinde, kanunlarla aynı doğrultuda, açıklayıcı bir ekleme yapılmasına ilişkindir.

Anayasanın 24. maddesi, malumunuz olduğu üzere, “Temel hak ve ödevler” başlıklı 2. Kısmın, “Kişinin hakları ve ödevleri” başlıklı ikinci Bölümünde yer almaktadır. Buna göre “Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.” Anayasamız din ve vicdan hürriyetini mutlak şekilde tanımış ve kişinin dini inancı nedeniyle kınanamayacağı ve suçlanamayacağı hususunu da yine bu madde ile düzenlemiştir.

Bilindiği üzere yakın denilebilecek bir zamanda İdarenin yaptığı düzenlemelerle ve uygulamalarla başörtüsü yasaklanmış ve bu durum toplumun pek çok kesimini etkilemiştir.

Başörtüsünü yasaklayan bir kanun olmamasına rağmen; ne yazık ki, Ülkemizde yıllarca başörtüsü yasağı uygulanmış, bir daha asla görmek istemeyeceğimiz mağduriyetler ortaya çıkmıştır. Başörtüsü nedeniyle haksızlığa uğrayan, başörtüsü zorla açılmaya çalışılan kızlarımıza, kadınlarımıza yaşatılan trajedi bir dönemin kara lekesi olarak tarihe geçmiştir.  

Üniversite koridorlarında itilip kakılan, sırf başları örtülü diye derslere giremeyen, bırakın kamuda istihdam edilmeyi, başları örtülü olduğu için kamu binalarına alınmayan, başörtülü fotoğrafı nüfus cüzdanına dahi basılmayan, vatandaş olmanın getirdiği anayasal haklarını kullanamayan ve böylece mağduriyet üstüne mağduriyet yaşatılan kadın manzaraları çok uzağımızda değil. 

Çocuklarının diploma ya da yemin törenlerine alınmayan anneleri, üniversitelerde kurulan ikna odalarını da kimsenin unutabileceğini zannetmiyorum. Sadece kadınlar mı mağdur olan? Kızı başörtüsü nedeniyle eğitim hakkını kullanamadığında, okulu bırakmaya karar verdiğinde, yıllarca verdiği emeği düşünüp gözyaşını içine akıtan babalar; eşi kamuda soruşturma üstüne soruşturma geçirip işten çıkarılan eşler de mağdur edildi bu Ülkede.

Ancak, 2002 yılından itibaren özgürlükler lehinde atılan adımlarla, başörtüsü nedeniyle eğitim hakları ellerinden alınarak, mağdur edilen öğrencilerin ve kamudan bu nedenle ilişiği kesilenlerin kurumlarına dönüşleri sağlanmıştır. Eğitimden istihdama hayatın her alanında kadınlarımızın eşit şekilde, pozitif ayrımcılık ilkesiyle, daha önde yer alması için her türlü hukuki düzenleme Meclisimizin çatısı altında yapılmıştır. 

Bugün artık Türkiye’de başörtüsü yasağı ve bundan kaynaklanan herhangi bir hak mahrumiyeti yoktur. Ülkemizin başı örtülü ve başı açık tüm kadınları her türlü temel hak ve hürriyetini kullanabilmekte, kamu veya özel kesim tarafından sunulan mal ve hizmetlerden yararlanabilmektedir.

Bu konuda bir hukuki düzenleme yapılması gündeme geldiğinde ise; çözümün ancak anayasal düzeyde, en güçlü teminat sağlanacak şekilde yapılacak bir düzenleme ile hayata geçmesinin gerekliliği açıktır. 

Bu bakımdan, konuya ilişkin olarak Anayasal güvence getirilmesi maksadıyla, isabetli şekilde, gündemimizdeki Anayasa değişikliği Teklifinin verildiği görülmektedir.

Teklifin diğer maddesi ise; Türk toplumunun temeli olan ailenin korunmasına ilişkindir. Ailenin korunması ve güçlendirilmesi toplumumuzun ve devletimizin güçlendirilmesi açısından son derece önemlidir. Bu çerçevede teklif ile, aile kurumumuza ve insan fıtratına yönelik tehditlerin önüne bir set çekilmiş olunacaktır. Kültürümüzün ve medeniyet anlayışımızın gereği, evlilik birliği ancak bir kadın ile erkeğin evlenmesiyle kurulabilir. İnsan tabiatına uygun bir birliktelikle, iki ayrı cinsiyetin, yani kadın ve erkeğin evlenmesi yoluyla kuracağı Aile, Türk milleti olarak varlığımızın da teminatıdır. Teklif ile getirilen değişiklik ile de; evlilik birliğinin ancak kadın ve erkeğin evlenmesi yoluyla kurulabileceği hususu, kanunlarımızla uyumlu şekilde ve açıkça düzenlenerek, aile birliğinin korunması ve güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.” dedi.

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments