takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

3 Ocak 2020 - 10:23:55 - 419 Okunma

BAKIR TAS’DAN PET ŞİŞEYE ÂB-I HAYAT

Çıra oldum sevgi beni yakıyor

Pınar dertli, dere sarhoş akıyor

Sular bile güzellere bakıyor

Sular güzel, güzel iki, gönül bir…  ( A. Karakoç)

Kanserojen madde ihtiva eden, petrolden mamul plastiğin sağlığımızı risk etmediği, yüz yüze iletişimin hâkim olduğu, güven huzur ve muhabbetin gönülleri doyurduğu dönemlerdi.

En büyüğün en itibarlı sayıldığı, sözün sohbetin, yumuş buyurmanın, sevk ve idarenin kayıtsız şartsız en büyüğe ait olduğu, yaşın tartışmasız hiyerarşi kabul edildiği zamanlardı o zamanlar. Yani büyüklüğün küçüklüğün saygı ve sevgisinin yaşandığı eski dönemlerden bahsedeceğim sizlere.

Ruhumuz ne kadar sağlam, güven duygumuz ne kadar omurgalıydı. Ne zaman ki teknoloji yaygınlaştı, milletin dili boğazına kaçtı, yüz yüze iletişim bitti, sanal ve samimiyetsiz naylon dostluklar başladı pet şişeler gibi, işte o zaman ayvayı yedik…

“Pet şişeden su içmeyecektik keşke”

Eskiden kalaylı bakır maşrapa vardı. İçine konulan dışarıdan görünmezdi. Büyüklerimiz maşrapa ile su isterdi bizden, bizde çeşmeden pınardan doldurup getirir, buyur derdik, usule ve erkâna uygun olarak. Biz maşrapayı azda doldursak, çokta doldursak, yarımda doldursak, tamda doldursak, büyüklerimiz maşrapayı hep dolu görür, “maşrapanın dolu tarafından” bakarlardı hayata o zaman.

Şimdi şeffaf plastik bardaklar var, biz bardakları tam doldursak bile, şimdi ki insanların bazıları bardağı boş, bazıları dolu görüyor. Bu devirde suyu dolduranı da pek kale alan yok zaten…!!

Şimdi dünyaya herkes kendi menfaatinden taraf bakıyor. Devir pet şişe ile plastik bardağın devri. Şimdi ‘Eski camlar bardak oldu’ deniyor ya veya eski çamlar fark etmez.

Asıl fasla gelelim.

Hangimiz içmedik yüzü koyun yatıp pınardan Âb-ı hayatı. Çeşmeden veya pınardan doldurulan bir bakır tas, gözlerimizden ve dudağımızdan çok uzakta kaldı.

Biz “su ile dudak arasında bir araç”, diğer bir ifade ile “ab ile leb arasında bir vasıtayız. Gönül çeşmesinden süzülen yaşların kuruluğundan mı yoksa elimizin kuruluğu, cimrilikten mi çeşmeler ve pınarlarda sular kurudu. Pencerelerindeki bakır tas ve maşrapanın yerini petrolden mamul pet şişeler ve plastik bardaklar aldı.

Tuz koktu onu anladık da.

Su nasıl bozuldu onu anlamadık abi …….

Şiveye muhabbet katılarak servis edilen sesli diyaloglar, içten misafirlikler ve yan yanayken yaşanan dost sıcaklığının getirdiği akla gelen-gelmeyen tüm güzellikler yavaş yavaş yok olup gidiyor…

Bitme noktasına gelmiş arkadaşlık, akrabalık ve komşuluk ilişkilerini güçlendirmek, bilgi, görgü ve saygı akışını hızlandırmak, dışarıda olan nüfusun ilgisini çekerek köyle bağlantı kurmasını sağlamak ve muhabbetin sıcaklığını yaşayarak gönüllerimizi doyurmak amaçlarıyla  yazıyorum..

Mutlaka bu yazıları çocuklarınıza da okutunuz..

Su gibi aziz olun…

"İhsan Genç" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?




PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku