takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

4 Ekim 2019 - 09:58:44 - 56 Okunma

AZ KALA DÖVÜŞÜYORDUK

1-Yirmili yaşlarda Gazi’de öğrenciydim. Ayaküstü sohbette bir kız arkadaşımız, kilolarımızı tahmin ediyor, gülüşüyorduk. Beni sordular, şöyle baştan ayağa süzdükten sonra dudak bükerek “Kırk beş elli kilo gelebilir” dedi. O kadar çelimsizdim yani.

İşte o yıllarda kahvede biri benden gıcık kapmış, dışarıya davet etti. Bakışlarından iyi niyetli olmadığını anladım ama serde delikanlılık var. Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın hesabı davete icabet ettim. Dışarı çıkınca bir arkadaşı daha katıldı aramıza. Ona gerek de yoktu hani. Öncekiyle kavga etsek yalnız o döverdi, evire çevire beni.

Ilık bir Eylül akşamıydı. Gökte dolunay, bütün parlaklığıyla parlıyor, ortalık şam şam şakıyordu.

Bir duvarın dibine konuşlanıp atışmaya başladık. Ha vurduk ha vuracağız derken ıslık çalarak aniden rahmetli kardeşim peyda olmaz mı… O da farkına varmış ki, uzaktan uzağa izliyormuş, bizi. Kardeşim de, enine boyuna, hatırı sayılır babayiğitlerdendi ha…

-N’oo gençler bi durum mu var? Hemen toplandı muarızlarım:

– Yok bi şey canım, şöyle hasbıhal ediyoduk. Sonra bana döndü kardeşim.

-Vakit geç oldu ağabey, hadi gidelim evimize.

Eğer yetişmeseydi kardeşim, ben onlara yapacağımı biliyordum. Yine şansları var imiş))

2-Arkadaşlarımdan duydum:

Öğretmenevinde Ali Galip Acar ile Rahmetli Sinan Çavuşoğlu aznaşmış ve birbirini dışarıya davet etmişler. Tabii peşlerinden bir grup da öğretmen çıkmış. Millete seyir lazım n’olucak? Vakit akşam, hava soğuk, kaldırımlar buz tutmuş. Ali Galip şöyle ayağını buza sürtmüş, sonra Sinan’a dönüp, “Ayağım kayarak katiyen kavga edemem arkadaş. Kavgayı bu günlük ileri bir tarihe erteliyorum.”

Alkışlar eşliğinde içeri girip oyunlarına devam etmişler.

3-“Pamuk Pınar Öğretmen Okulu’nda okuyoruz” diyor rahmetli Turgut Kaymak, arkadaşım Dertli ile kavga edeceğiz. Okul bahçesinde olmaz. Söğütlüğe gittik. İyi birer söğüt odunu edinip karşı karşıya geçtik.

-Hadi vursana!

-Sen vur!

-Oğlum dedi Dertli, biz kavga edemeyeceğiz. Hadi dönelim de dersimizi bari kaçırmayalım.

4- Eski öğretmenevinin bahçesinde, yine oyun yüzünden birbirimize kabardık Ali Galiple. Salih savaş, habire gaz veriyor.

– Rasim, iyi sandalye kullanır haa!” Ali Galip başladı tehdide:

-Eğer senin oğlunu lisede matematikten sınıfta bırakmazsam…

Salih savaş:

-Ağzına tüküreyim Ali Galip… Ula, adamın oğlu daha anaokuluna yeni başladı. Büyüyüp liseye gelecek, sen de sınıfta bırakacaksın ha!

Niyetlenip niyetlenip dövüşemediğimiz gibi diyorum, günümüzde niyetlenip niyetlenip savaş naraları atan kimi ülkeler de savaşamazlar inşallah…Hele hele de güçleri orantısız ise…

"Rasim Canbolat" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku