takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

25 Ocak 2020 - 11:20:07 - 319 Okunma

ASLI GURBET

Bazı yolculuklar meşakkatlidir ama yolun sonu güzeldir.
Tam kıvamında pişmiş bir çorbaya, bakır tavada eritilmiş kızgın tereyağını dökünce “coss” diye bir ses ve buhar ortalığı kaplar ya, türkülerde böyle bir şeydir işte. Ana sütü gibi tertemizdir.

Türkülerimiz, bize bizi bizce anlatır. O sebeple türkü dinlemek lazım, türkü söylemek lazım, çünkü türküler bizi söyler.

Türküler hasretin nidalarıdır.  Anadolu insanı türkülerle söyleşilir, türkülerle ağlar.  Bazen bir dağa söylenir, bazen yara söylenir, bazen anaya söylenir, bazen babaya söylenir, bazen de vatana söylenir. Ama hepsinin de içinde, ana sütü gibi tertemiz duygular yüklüdür. Zaten, temelden yüreği yangın yeri gibi yaşayan insanlarımız, türküler ile dillendirir ahu zarını…

İyi bir türkü dinleme kıvamına gelmek için, biraz hüzün, az da efkâr, bir de özlem olursa, muhabbetinize katık olur. Yalnız, kıvamı yakalayamazsanız, türküyü kırk defa da dinleseniz lezzet alamazsınız.

Hepimiz dinlemişizdir Ali Kızıltuğ’un türkülerini.  Ali abinin türkülerinde, herkes kendinden bir nebze bir şey bulur.

Ali abi, Sivas’ın Divriği ilçesine bağlı Mursal köyünde doğmuştur. Yoksul bir aileye mensuptur. Kalabalıktırlar, yedi kardeş, ana baba dokuz baş horantadırlar. Az yetmez çok artmaz, babası köyün sığır çobanıdır. Başka bir gelirleri de yoktur. O çocukluk günlerini şöyle anlatır.

“Köyün sığırını babam yayardı
Aldığıyla yedi gardaş doyardı
Odaya varınca dayım govardı
Benim o köylerde çok alacağım var”

Ali Kızıltuğ; Geçim sıkıntısından dolayı rızkını gurbette arar. Bir dilim ekmek uğruna Mursal’ı terk eder, Mursal’ı terk eder ama gönlü hep orada kalır. Ankara’yı mesken tutar. Emekliliğinde Mursal’a geri döner, lakin bu kez de hastalık yakasını bırakmaz. Mursal’a doyamadan tekrar Ankara’ya dönmek zorunda kalır. Ankara’da tedavi gördüğü hastanede Hakka yürür.

Ali Abi, gurbet gezenlerin hislerine tercüman olmuş bir ozandır. Gurbete sitemi ve kahrı anlatan çok meşhur bir deyişi vardır.  Ali abi, aslında bu deyişinde tüm Anadolu köylerini anlatmıştır.
Çok bilinen bu deyişinin ilk kıtası şöyledir;

Asri gurbet harap etmiş köyümü
Bülbül gidip baykuş konmuş gel hele
Ben ağayım ben paşayım diyenler
Kapıları kitlemişler gel hele

Yüzü yerdeydi, hep aramızdaydı, içimizden biriydi. Yücelerden seyreden, başı göklerde olanlardan değildi. Ağlayanla ağlayıp gülenle gülerdi.

Sırdaşı, can yoldaşı, arkadaşı, sazını eline alınca kendinden geçer, dinleyenler de yeni ufuklar açar, berzahları kat ederdi.

Türkülerinden birkaç kuple sizin için yazayım

-GERİ VER
Gözyaşımla havuzları doldurdun
Ağustos’ta sularımı dondurdun
Tutam tutam saçlarımı yoldurdun
Ne olur kopardığın tellerimi geri ver

-NELER GÖTÜRMÜŞ
Dağları sırtıma sarmış gibiyim
Yıllar gizli gizli neler götürmüş
Bir tırın altında kalmış gibiyim
Yıllar gizli gizli neler götürmüş

-SENDEN OLDU
Havaya baktım ayazlık
Etme zalım bana yazık
Saçımdaki şu beyazlık
Senden oldu senden oldu

-ÖF ÖF
Aramıza da girmiş dağlar denizler
Gelemem diyorum sen gel diyorsun
Kar yağmış yollara örtülmüş izler
Bulamam diyorum öf öf sen bul diyorsun

Avazeyi bu âleme salıp giden Ali abiye rahmet,
Siz değerli okurlara da hayırlı bir ömür diliyorum.

Sağlık ve selametle kalın efendim.

"İhsan Genç" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?




PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku