takip et takip et takip et
Sağlık

24 Nisan 2014 - 1437 Okunma

Aşı Haftası başlıyor

Abone Ol

Tokat Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Tokat Devlet Hastanesi’nde çalışan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Bilal Özelce 24-28 Nisan Aşı Haftası kapsamında “Aşının Önemi” konusunda açıklamalarda bulundu

            Uzm. Dr. Bilal Özelce’nin aşı üzerine açıklaması şöyle oldu:

“HERŞEYİN BAŞI SAĞLIK,

SAĞLIĞIN BAŞI AŞI!”

Toplum sağlığı için en önemli unsurlardan biri hastalıkların önlenmesidir. Her zaman, bir hastalığı önlemek, hastalık oluştuktan sonra onu tedavi etmekten daha iyidir. Yüz yıllar önce bulaşıcı hastalıklar nedeniyle salgınlar oluşmuş ve milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. Hastalıklar ile mücadele için araştırmalar yapılmış ilaçlar üretilmiş ancak hastalık oluştuktan sonra tedavi yetersiz kalmış ve hastalığa bağlı yan etkiler, sakatlıklar ve ölüm önlenememiştir. Bundan yaklaşık iki yüz yıl önce bazı hastalıkların oluşmadan önlenebileceği fikrinden yola çıkılarak aşı çalışmalarına başlanılmıştır.

Tıp bilimindeki ve teknolojideki gelişmelerin hiç biri hastalıkları önlemede aşılar kadar etkili olmamıştır. Aşı; kişiyi enfeksiyon ve enfeksiyonların yan etkilerinden koruyabilen sağlam yada risk altındaki kişilere uygulanan koruyucu maddeleri uyarabilen, hastalık yapma özelliği özel yöntemler ile giderilmiş mikroplar yada bunlara ait ürünlerdir. Hastalıklarla mücadelede en etkin ve maliyeti en düşük yöntem aşılamadır.

Gebelik sırasında plesental (eş) yol ve doğumdan hemen sonra gelen ilk anne sütü kolostrom ile anneden bebeğe geçen antikorlar bazı hastalıklara karşı koruma sağlar. Bu koruyucu antikorlar, bebeği belli bir süre hastalıktan korumakta ve sonrasında azalmaktadır. Bağışıklık sistemi, belirli hastalıklara karşı uyarılmamış olan çocuğa aşı verilerek aktif hale gelir ve mikroorganizma ile karşılaştığında onu yok eder. Bebek ve çocukların aşılanması sayesinde, enfeksiyon etkenlerinin toplumda dolaşımı ve yayılımı engellenir, böylece aşılanmamış çocuk ve erişkinlerinde korunması sağlanmış olur. Etken mikroorganizmaya göre bazen tek doz aşı yeterli koruyucu antikor üretimi yaparken bazı etkenler için ise tekrarlayan aşı dozu gereklidir.

Bebekler aşılanmaz ise, hastalığın mikrobu ile karşılaştığında onunla savaşacak kadar güçlü olmayabilir. Aşılar bulunmadan önce pek çok bebek günümüzde aşılarla korunabilen hastalıklar nedeniyle ölmekteydi. Aynı hastalık etkenleri günümüzde de görülmesine rağmen, aşılar sayesinde kişiler korunmakta veya bu hastalıkları hafif atlatmaktadırlar.

Aşılama programlarında esas amaç; toplumda, özellikle bebek ve çocuklarda aşı ile önlenebilir hastalıkların ortaya çıkışını engellemek, böylece hastalıklardan kaynaklanan sakatlıkların ve ölümlerin önüne geçmektir. Ulusal aşı programları yıllar içinde ve herhangi bir zaman diliminde ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir. Günümüzde enfeksiyon hastalıklarına karşı 10’un üzerinde etkin aşı bulunmaktadır. Etkin ve yaygın aşılama sonrası birçok enfeksiyöz hastalık kontrol altına alınabilmekte veya eradike (yok etme) edilmektedir.

Ülkemizde ilk ulusal aşı programları, 1930’lu yıllarda çiçek aşısı uygulaması ile başlamıştır. Etkin ve yaygın aşılama sonrası tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çiçek hastalığı eradike edilmiştir. Halen ülkemizde Sağlık Bakanlığı tarafından 13 hastalığa karşı etkin aşılama ücretsiz olarak Aile Sağlığı Merkezlerinde yapılmaktadır. Bu aşıların dışında başta rota virüs, influenza aşısı bir çok özel aşıda ülkemizde mevcuttur. Aşılama oranları ve aşı çeşidi açısından gelişmiş ülkeler seviyesinde olmamız sevindirici bir durumdur. Aşıların, gelişen teknoloji sayesinde uygulaması kolaylaşmış olup, önceleri aşılar tek tek yapılır iken artık günümüzde kombine aşılar üç ya da beş farklı aşıyı tek bir enjektörte içermektedir. Böylece tek bir iğne ile birden fazla hastalığa karşı aşılanma sağlanmış olur.

Günümüzde bebek ve çocuklarımıza uygulanan;

DaBT (karma aşı), difteri, boğmaca ve tetanozdan,

Polio aşısı, çocuk felcinden,

Hep-B aşısı; Hepatit B’ye bağlı B tipi sarılık, siroz ve karaciğer kanserinden,

Hib aşısı; H. influenza tip b’ye bağlı menenjit, zatürre ve orta kulak iltihaplarından,

BCG aşısı, veremden,

KKK (Kızamık-kabakulak-kızamıkçık ) aşısı; kızamığa bağlı zatürre, orta kulak iltihabı ve beyni tutan ve ölümcül seyreden SSPE (Subakut Sklerozan Panensefalit) hastalığından, doğumsal kızamıkçık sendromu ve kabakulaktan,

Konjuge Pnömokok aşısı; zatürre, beyin iltihabı ve kan zehirlenmesinden,

Hep-A aşısı, Hepatit-A ya bağlı A tipi sarılıktan,

Suçiçeği aşısı, suçiçeği hastalığından ve yıllar sonra ona bağlı olarak gelişen Zona’dan korur.

Aşılar son derece güvenilir biyolojik ürünlerdir. Üretim ve dağıtım aşamalarında çok sıkı kontrolden geçmektedirler. Ülkemizde kullanılan aşılar, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından önerilen ve onaylanan GMP (İyi Üretim Prosedürleri) kurallarına uygun üretilmiş ve uluslararası referans laboratuarlarında test edilmiş aşılardır.

Aşıların zamanında ve uygun aralıklarla uygulanması çok önemlidir. Aşı takviminde belirtilen aralıklara göre aşıları eksik olan çocuklarda, önceki aşı dozlarının tekrar yapılmasına gerek yoktur. Aradan uzun bir süre geçmiş olsa bile, aşılamaya bırakılan yerden devam edilir. Bu sebeple eksik aşılı çocukların bağlı bulundukları aile sağlığı merkezlerine götürülerek aşılarının tamamlanması sağlanmalıdır.

Her ilaçta olduğu gibi aşıların da yan etkileri vardır. Aşı sonrası aşı yerinde, kızarıklık, ağrı, döküntü, ateş görülebilir bunlar hafif yan etkilerdir. Aşının koruduğu hastalıklar göz önüne alındığında bu yan etkiler çok da önemli değildir.

Kısaca aşılar olmasaydı;

Çocuk felci hastalığı her yıl çocukların felç olmasına yol açmaya devam edecekti.

Kızamıkçık geçiren annelerin bebekleri doğumsal bozukluklara ve zeka geriliğine sahip olacaktı.

Kızamık hastalığına bağlı çocuk ölümleri artacaktı.

Difteri ve boğmaca çocuklarda en sık görülen ve ölüme neden olan hastalık olacaktı.

Hib adı verilen bakteri çocuklarda menenjite neden olup kalıcı beyin hasarına neden olacaktı,

Ülkenin sağlık harcaması daha da artacak ve kişilerin yaşam kalitesi bozulacaktı.

Devletin aşı politikasının istenilen seviyeye gelmesinde ve halkın aşılar konusunda çeşitli yanlış bilgi ve inanışlarına bağlı olumsuz tutumlarının düzeltilmesinde sağlık çalışanlarının öz verili çalışmaları ve basın, yayın organlarının aşının önemini vurgulayan yayınlar yapmasının çok önemli katkısı vardır.

Aşı ile hem çocuklar hem yetişkinler hastalıklardan korunabilir. Kendinizin ve sevdiklerinizin aşı ihtiyacı için doktorunuza danışın, sağlığınızı koruma altına alın.”

 

 


" Aşı Haftası başlıyor konulu haberimizde tokat haberleri olarak sizlere Aşı Haftası başlıyor ile ilgili son gelişmeleri aktarmak istedik. Tokat haber olarak hemen yukarıda Aşı Haftası başlıyor ile ilgili yorum ve görüşleri inceleyerek sizlerde yorum bırakabilirsiniz. "

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır.

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku