takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

10 Ağustos 2020 - 11:25:25 - 519 Okunma

ÂLİM’İN KRAATHANESİ ve PANDEMİ (4)

Bu konuda daha önce üç yazı yazmıştım.

Bugün dördüncü yazıyı yazmak zorunda kaldım.

Âlim ile Salim bir elmanın iki yarısı gibiler. Aralarında en küçük bir sorun olmuyor.  İşlerini seviyorlar. Çok çakışıyorlar. Çok kazanıyorlar. İşyerlerini büyüttüler.

Bina dışına ek bir bina yaparak oyun salonunu taşıdılar.  Lobiyi güzelce döşediler. Müşteriler ( özellikle yaşlılar) rahat etsin düşüncesiyle en rahat koltuklarla ev haline getirdiler.

Ana bina dışına yapılan ek binalar güzel hizmet veriyordu.Bunlar için yöneticinin liyakat sahibi olması gerekti. Liyakat sahibi yöneticinin yardımcılarının ve her yetkilinin makam odası olmalıydı.

Hepsini yaptılar. Saygı duydukları yaşlı müşterilerin önerilerine kulak asmadan kafalarınca yaptılar.  Yardımcılar için yapılan ikinci makam odası,  camın önünde olup, ışığa engel olduğu halde eleştirileri dikkate almadılar.

Ana bina dışında bahçeyi ortak kullanan iki restoran olması, müşteriler için bir zenginlik olarak görülüyordu. Aralarında  “Bu kadarı da fazla. Biri oyun salonu olsun.”  Diyenlerin sözleri ciddiye alınmadı.

Bunu söyleyenlerin okuma konusundaki görüşleri de duymazdan gelinmişti.

Herkes halinden memnun görülüyor, kimse eleştirmiyor.

Hiç akla gelmeyen bir zamanda musibet geldi.

Ülkemizde ve tüm dünyada,  hayatı yaşanmaz hale getirdi.

Korona virüs ve pandemi (dünyayı saran salgın) nedeniyle tüm iş yerleri kapandı. İnsanların sokağa çıkması yasaklandı. Maske ve sosyal mesafe kuralları ile ilgili kanunlar çıkarıldı. Uymayanlara yüklü para cezaları kesildi.

Yönetici hastalandı ( koro nadan değil). Göreve gelemez oldu. Ana bina ve ek binalar boş kaldı. Aylarca boş kalmasından virane görünümüne büründü.

Müşterilerin büyük çoğunluğu yasaklar kalktıktan sonra yine orada toplandılar.

Ana bina önündeki bahçede oturmaya da razı oldular.

Oyun, okuma, çay, kahve olmasa da aralarındaki samimiyet yetiyor.  Ancak kalabalık için konulmuş sandalyeler yetersiz kalıyor. Az sayıdaki sandalyeler dolunca gelenler ayakta kalıyor.

Kimse de başka sandalye temini için istekte bulunmuyor. Doğru olanı yapıyorlar bence.

Sosyal mesafe kendiliğinden oluşuyor. Uymaları zorunlu sağlanıyor.

Dışarıda sosyal mesafeye uyulmasını anladık. Uyguladık.

İçerde kırk elli kişilik salonlar neden kullanılmaz.

Mesafe kurallarına uygun olarak içeride oturmanın sakıncaları neler?

Bu soruları da Âlim ve Salime veya yöneticilerine soran yok.

“Pandemiden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. “  sözünün doğruluğuna inanmış durumdayız.

Anlaşılıyor ki, bu kıraathanede hiçbir zaman pandemi öncesi gibi olmayacak. Hep geriye gidecek.  İşletenler çok akıllı olduğundan asla kapanmayacak.

"Osman Kablan" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır.

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku