takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

31 Aralık 2019 - 10:34:33 - 308 Okunma

ÂLİM OKUMAYI YASAKLAMA LÜTFEN

Sandalyesini aldı dışarı çıktı Mahmut hoca.  Kaldırımda sandalyesini duvara yakın koydu. Cebinden yarım gazete çıkardı. Okumaya başladı.  Geçmiş tarihli, iki sayfalık gazeteyi okuyordu.

Okuduğu yarım gazetede resim, reklam yoktu. Tamamı haber ve köşe yazısı dolu iki sayfaydı.

Mahmut hoca seksen yaşını geçmiş bir emekli öğretmendi. Çayını söylemeden gazeteye dalmıştı yaşlı eğitimci.

Genç emekli, Hamdi hoca omzuna dokundu:

-Mahmut Hocam, senin şu okuma aşkına hayranım. Yine iki sayfa bulmuşsun. Ne yazıyor ki, bu kadar dalgın buldum seni?

-Haberlerin önemi yok. İki köşe yazısı var. Okumaya değer. Onları okuyorum. Bu gazeteyi gelirken buldum. Tozluydu. Silkeledim.  Okuyorum. Eğer çamurlu olsa, çamurunu siler yine okurdum.

Hamdi hoca, çok etkilendi. Gazete parçasını elinden aldı. Bitirdin mi?” diye sordu.   “ Senin olsun Hamdi.  Sende seversin, okursun.”

-Mahmut Hocam, çay içelim mi?

-Sen çayları söyle, parasını ben öderim.

Bu söze ikisi de güldüler.  Gülüşleri çevredekilerin dikkatini çekti. Yaşlı olsalar da çocuklar gibi şen bir ortam oluşmuştu. Hamdi hoca önce ciddileşti. Sonra anlatmaya başladı:

-Sana rastladığım iyi oldu. Derdimi dökmek için en saygın büyüğümsün. Geçenlerde geldiğin yer vardı hatırladın mı?

-Nereden söz ediyorsun?

-Hocam, Âlim’in kıraathanesi hatırladın mı?

-Tamam, oradaki hizmetleri çok beğenmiştim.

Oraya gelince hep okuyordun.  Her türlü gazete, dergi, kitaplar vardı. Çünkü orada takılanlar eli kalem tutan emeklilerdi.  İçlerinde az sayıda yazar vardı.

Onlar oyun oynamazlar. Kimseyi çekiştirmezler. Çay içer, Edebiyat konuşurlar. Eğitimi tartışırlar. Anılarını anlatırlardı. Orada okumaya önem veriliyordu. Yazarlarda kitaplarını hediye ettiler. Okur sayıları arttı. Herkes senin gibi okumayı sevmeye başladı. Hepsi emekli olduğu için okumaya ayıracak zamanları da çoktu.

Orada aklımın almadığı bir şeyler oluyor. Senin de hizmetlerini övmekle bitiremediğin Âlim, okunacak neler varsa hepsini kaldırdı. Kimse okuyacak bir şey bulamıyor. Çevredeki kahvehaneler, çay ocakları Âlime baskı yapmışlar. Hatta “ üç harfliler de etkili oldu “ diyenler var. Ben üç harflileri bilmediğim için bir yorum yapamadım. Uzatmak istemiyorum:     Âlim, kıraathanesinde okumayı yasaklamaya karar vermiş. Anlamak mümkün değil.

-Mümkün Hamdi’ çiğim. Bak anlatayım:

“Âlim bana çay söyledi. İçerken kısa bir konuşmamız oldu. Ona, “Etrafındaki aklı başında insanların kıymetini bil ve daha fazlasını burada toplamaya çalış.”  Dedim.  Bana verdiği cevap beni çokkızdırdı. Kızdığımı belli etmedim.”

-Ne dedi hocam söylerimsin?

-“Lüzumu yok. Aklı başında adamlarla hiçbir işim görülmez. Bana itirazsız, inanacak ve düşünmeden harekete geçecek insanlar lazım.” Dedi.

-Ben o zaman anlamıştım okumaya karşı tavır alacağını anlamıştım.  Fikrimiz sorulursa ona destek oluruz.  İnanıyorum bir gün sorulacak. Âlim ya kapatacak, ya da düzeltecek. Bundan eminim.

"Osman Kablan" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?




PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku