takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

31 Ağustos 2020 - 09:50:50 - 535 Okunma

ALİ YILMAZ İLE RÖPORTAJ

Yazar Yılmaz Ali  “Eğer bir yazar toplumu iyi okuyup ihtiyaçlarına cevap verebiliyorsa yazdığı eserler toplumda karşılığını bulur”

SORU-. Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okullarda okudunuz ve nerelerde çalıştınız?

ALİ YILMAZ– Ben roman yazarı Ali YILMAZ, 1974 Gaziantep doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi Gaziantep’te tamamladım. Atatürk Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği ön lisans mezunuyum. 1994’ten beri Antalya/Manavgat’ta yaşıyorum. İngilizce-Türkçe dillerinde yeminli tercümanım. Ayrıca Almanca, İsveççe ve Norveççe dillerini de konuşabiliyorum.

Soru- Bize yazmaya başladığınız hikâyenizi anlatır mısınız?

ALİ YILMAZ-Fransız işgalini anlatan büyüklerimizden duyduğum bir hikâye beni motive etti. Böylesi kahramanlık destanları unutulsun istemedim.  Bu benim için genel anlamda ülkeme, özel anlamda memleketim Gaziantep’e olan vefa borcumdu.

SORU- İlk kitabınızı  nasıl çıkardınız ve bugüne kadar yayınlanan kaç kitabınız var?

ALİ YILMAZ- Her ne kadar Fransız işgalini anlatan ‘Hanan Bey’ isimli kitabımla yazmaya başlamış olsam da ilk çıkan kitabım ‘Ben Soffie’ oldu. Ben Soffie isminden de anlaşılacağı üzere İsveçli bir kadının aşk, acı, ihanet ve macera dolu yaşamını anlatmaktadır.  İlk kitabım olmasına rağmen ödül almıştır.

SORU- Sizce bir kitabı yazmak mı, yoksa yayınlamak mı zor?

ALİ YILMAZ-Elbette edebi bir eseri yazmak daha zordur. Çünkü ülkemizde kitap basmaktan kolay bir şey yok. Hatta birçok yayınevi ne yazdığına bakmadan yazardan parasını alması koşuluyla kitabı basabiliyor. Bence kültürel anlamda edebiyat çok değerli bir alan ve her önüne gelen kitap yazmamalı ve basmamalı.

SORU-. Yazarken ne tür konular seçer ve nerelerden beslenirsiniz? 

ALİ YILMAZ- Bir roman yazarı olarak çok sosyal bir kişiliğe sahibim.  Sosyal yönüm çok güçlü olduğu için genelde yaşanmış hikâyeleri yazmayı tercih ediyorum. Sosyal kişiliğimle birlikte birçok dünya dilini konuşuyor olmam bana farklı kültürlerden hikâyeleri işleme imkânı veriyor. Ayrıca çok iyi bir okur olduğum için kitaplardan da besleniyorum.

SORU-.Okumadan yazan  çok  insan  var. Ne yazık ki o kitapların büyük çoğunluğu piyasada tutunmuyor. Bu konuda düşüncelerinizi alabilir miyiz?

ALİ YILMAZ- Bence okumayan bir insan eline kalemi almamalı. Çünkü kitap yazmak demek bir olayı anlatmak demek değil. Öncelikle edebiyatı bilmek ve tanımak lazım ve bunun yolu çok okumaktan geçer. Aksi takdirde herhangi bir okuma birikimi olmayan birinin eseri yok olmaya mahkûmdur.

SORU- İki şiir yazan biri hemen kitap çıkarma derdine düşüyor. Sizce bu durum neden kaynaklanıyor?

ALİ YILMAZ– Bence bu sosyolojik bakımdan irdelenmesi gereken bir konudur. Çünkü birçok insan bir kitabın üzerinde ismini görmek ister. Bu bazen kimi zaman kişinin egosunu tatmin etmesi, kimi zaman toplum içinde statü kazanma çabası ve daha da vahim olanı ise yazdığını gerçek manada kitap sanmasıdır.  Bu arada bunlara yazarken yeni yazarlara ve yazmayı düşünenlere karşı değilim. Ben sadece edebiyat mecrasının boş yere meşgul edilmesine karşıyım.

SORU-  Çok okunan  kitapları yazmanın sırrı sizce nedir?

ALİ YILMAZ- Bir kere alanında kendisini geliştirmiş, bununla yetinmeyip gelişmeye devam eden ve hepsinden önemlisi edebiyata iyi hâkim olan yazarlar ön plana çıkarlar. Eğer bir yazar toplumu iyi okuyup ihtiyaçlarına cevap verebiliyorsa yazdığı eserler toplumda karşılığını bulur. Bir yazarın jürisi okurdur ve eğer hitap ettiği okura istediğini verdikten sonra çok okunan kitaplara sahip olur.

SORU-Yeni yazarlara ve yazar adaylarına ne gibi önerileriniz olacaktır?

ALİ YILMAZ– Öncelikle ülkemizin yeni yazarlar yetiştirmesi çok önemli. Yeni yetenekler edebiyat dünyasına renk katacaktır. Fakat yazmadan önce çok okumalı ve kendisini geliştirmelidir. Yazdığı kitabı yayınlamadan önce birçok kişiye okutup görüş ve önerilerini almalıdır. Naçizane önerim; üzerinde kendi isimleri olacak kitabın içerik olarak okuru tatmin etmesi ve geçer not alacak seviyede olması gerekir.

SORU- Sizce Türkiye’deki kitap okuma oranları tatmin edici mi?

ALİ YILMAZ- Ne yazık ki ülkemizde kitap okuma oranları çok düşük. Fakat bu kimsenin kitap okumadığı anlamına gelmesin. Sosyal medya üzerinden örgütlenen okuma gruplarını keyifle takip ediyorum. Okudukları kitapları eleştirel yönden yorumlamaları beni çok mutlu ediyor. O çok okuyan kitlenin genişlemesi çok faydalı olacaktır. Buradan sosyal medya üzerinden örgütlenen okuma grupların selamlıyorum.

SORU-  Kitap okuma alışkanlıklarını arttırmak için neler yapılmalı?

ALİ YILMAZ- Ülkemizde son zamanlarda fuar ve benzeri organizasyonlarda ciddi artış söz konusu fakat bunun daha da geliştirilmesi gerekmektedir. Örneğin kitap fuarlarının büyük şehirlerle sınırlı kalmaması gerekir.  Bence her şehir, ilçe, belde, nahiye ve hatta köy yazar ve kitaplarla buluşmalıdır. Bir yazar olarak böyle bir sosyal sorumluluk projesinde gönüllü olarak görev almak isterim.

SORU-Takipçilerimize son bir mesajınız var mı?

ALİ YILMAZ- Hepsine kitaplar ışığında mutlu bir yaşam diliyorum. Kitap okuyun ve okutun.

"Turan Yalçın" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır.

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku