takip et takip et takip et
Köşe Yazıları

14 Ocak 2020 - 10:46:30 - 426 Okunma

AL BAYRAĞIN GÖLGESİNDE: ÂRİF NİHAT ASYA

Bazı şahsiyetler, toplumun çok önem ve değer atfettiği kimi kavramlarla özdeşleşirler. İşte bu şahsiyetlerden birisi olan büyük edip ve üstün şair Ârif Nihat ASYA, Türk milleti olarak bizler için çok değerli kabul ettiğimiz al bayrağımızla bütünleşmiş bir şahsiyettir. Bizler için pek çok açıdan örnek bir şahsiyet olan Ârif Nihat ASYA, bilhassa yazdığı “BAYRAK” şiiriyle bütün milletimizin gönlüne taht kurmuş ve zihinlerde müstesna bir yer edinmiştir.

Hayatı ve Eğitimi

Aslen Tokatlı olup İstanbul’a yerleşmiş bir ailenin çocuğu olan Ârif Nihat ASYA, 07 Şubat 1904’te Çatalca’da dünyaya gelmiştir. Henüz yedi günlükken babasını kaybetmesi, annesinin de başka biriyle evlenmesi üzerine çocukluğunu akrabalarının yanında geçirmek zorunda kalmıştır. Balkan Savaşı sonunda İstanbul’a gelmiş İlk tahsilini Kocamustafapaşa ve Haseki mahalle mekteplerinde tamamlamıştır. Sonra da Gülşen-i MaârifRüşdiyesi’ne devam etmiştir. Buradan Bolu Sultânîsi’ne, oradan da Kastamonu Sultânîsi’ne geçmiştir. Lise yıllarında Kastamonu’nun İstiklâl Savaşı’nı destekleyen heyecanlı havasını yaşamıştır. Bir süre sonra İstanbul Dârülmuallimîn-i Âliyesi’ne girmiş, bir yandan da İstanbul Postahanesi ve Anadolu Ajansı’nda çalışmıştır. İs­tanbul Yüksek Muallim Mektebinden mezun olduktan sonra de­ğişik yerlerde edebiyat öğretmenliği ve idarecilik yapmıştır. 1928’de okulun edebiyat bölümünü bitirmiş ve öğretmen olarak Adana’ya tayin edilmiştir. Adana Lisesi ile Kız ve Erkek Öğretmen Okullarında on dört yıl edebiyat öğretmenliği ve idarecilik yapmıştır. 1950-1954 yılları arasında Adana milletvekili olmuş, 1954’te tekrar öğretmenliğe dönmüştür. 1959-1961 yıllarında Kıbrıs’ta çalışmıştır. 1962’de emekli olmuş; 05 Ocak 1975’te Ankara’da Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur.

Edebî Şahsiyeti

Değişik türlerde eserler veren Ârif Nihat Asya, edebiyatı­mızda şair olarak tanınmıştır. İlk şiirleri, 1921 yılında lise öğrencisiyken yayımlanmıştır. Bu yıllarda İstiklâl Savaşı’nın uyandırdı­ğı millî heyecanın ve Türkçülük cereyanının etkisi altındadır. Da­ha sonraları Türk milliyetçiliği ve kahramanlık duygusunu işleyen eserler vermiştir. Az da olsa dinî ve tasavvufî şiirler de yazmıştır. Destanlar, halk hikâyeleri, din ve tasavvuf büyükleri, eski şairler, hükümdarlar, tarihî zaferler, eski müziğimiz, geleneklerimiz, di­nî ve millî heyecanlar, aşk, felsefe, yurt ve millet meseleleri, ta­rihî mekânlar, Türkiye’nin tabiî güzellikleri, Türk milletinin yüce­liği, maziye karşı duyulan özlem, Türk dünyasının meseleleri, onun eserlerindeki başlıca konulardır.

Şiir yazmaya pek erken yaşta başlayan Ârif Nihat’ı şiirle ilgilenmeye yönelten ilk örnekler, I. Dünya Savaşı yıllarında bazı destancıların Haseki’de okuyarak sattıkları harp destanları olmuştur. Daha çok şiir, mensur şiir, fıkra, deneme ve vecizeleriyle şöhret kazanan Ârif Nihat, edebiyat hayatına şiirle başladı. Şiir ve mensur şiirlerini Hayat, Çağlayan, Türk Yurdu, Hisar, Elif, Defne, Türk Sanatı ve Devlet gibi dergilerde yayımladı. Görüşler ve Başak adıyla iki de dergi çıkardı. Bazı fıkra, deneme ve vecizelerini ise Türk Sözü, Demokrat, Yeni İstanbul ve Memleket gazetelerinde neşretti.

Ârif Nihat Asya, sanatın topluma yabancı olmaması gerek­tiğini düşünür. Fakat bunun yanında sanat zevkinin de ihmal edilmemesini şart koşar. Bu sebeple sadece şiirlerinde değil, ne­sir yazılarında da sanat kaygısını daima muhafaza etmiştir. Eser­lerinde, günlük konuşma diline yakın çok sade bir dil kullanmış­tır. Edebî tür olarak şiir, mensur şiir, mektup, deneme, fıkra, se­yahat ve kısa nesir yazıları yazmıştır. Şiir ve mensur şiirlerinde şahsî duygu ve düşüncelerini, nesirlerinde günlük hayata ait tes­pitlerini, sosyal tenkit ve politik görüşlerini işlemiştir. Şiirlerinde bir vezne bağlı kalmamış, aruzla birlikte hece ve serbest vezni dekullanmıştır. Kısa nesir yazılarında vecize, nükte ve hiciv unsur­larından faydalanarak ifadelerini güçlendirmiştir.

Ârif Nihat Asya’nın edebî yönünü belirleyen başat konular, vatan, millet ve kutsal değerlerdir. Onu zihinlerde bayraklaştıran ve “Bayrak şairi” olarak da anılmasını sağlayan ise, Adana’nın kurtuluş günü olan 05 Ocak günü yazdığı ünlü Bayrak şiiridir. Bu şiirdeki yüksek duygu ve heyecan yanında, şiirdeki müzikalite nesiller üzerinde büyük etkiler uyandırmıştır. Aynı şekilde “Fetih Marşı” ve “Naat” adlı şiirlerinde toplumun hafızasında geniş ve sevimli yerler edinmiştir.

Aruzla başladığı şiirde rubailer ve gazeller de yazmıştır. Özellikle rubailere büyük önem vermiştir. Rubailerden oluşan 5 ayrı kitabı yayımlamıştır.  Ârif Nihat, nazmın her tür ve şekliyle eserler vermiştir. Fikrin ağır bastığı şiirlerinde milliyetçilik konusu büyük bir yer tutar. Çok renkli ve değişik biçimli şiirler yazmış olan Asya, son şiirlerinde biraz da mistisizme yönelmiştir. Şiirinde daima bir yenileşme çabası içinde olan şair, etkilerden uzak kalarak kendine özgü bol renkli şiir dünyasını yaratmıştır. Bununla beraber, pek bilinmemesine rağmen, baş örtüsü ile ilgili yazdığı şiir de kendi görüşünü yansıtan güzide bir eseridir.

 

Edebî şahsiyetinin en kuvvetli yönü şâirliği olmakla beraber, şiirleri kadar güzel ve kuvvetli nesirleri de vardır. İlk yazısını Millî Mücadele sırasında Kastamonu Lisesinde öğrenci iken yazmıştır. Birçok dergi ve gazetelerde yazılar da yazmıştır. Çok verimli ve üretken bir kalem erbabı olarak 25 eser ortaya koymuştur. Güzel ve zarif benzetmelerin yanı sıra, keskin zekâsının, şakacı mizâcınınmahsûlü olan nükteleri, hicivleri, kelime oyunları üslûbunu tamamlayan önemli unsurlardır. Tarihimizin şanlı sayfalarını şiirleştiren şair, Rubai türünün yeni Türk edebiyatında önemli şahsiyetlerinden kabul edilir. Bayrak ve vatan, onun mısralarında en usta anlatıcısını bulmuştur.

Ârif Nihat Asya,1933 yılından itibaren Üsküdar Mevlevîhânesi’nin son şeyhi Ahmed Remzi Akyürek’le sıkı bir münasebet kurmuş ve onun teşvikleriyle, şiirinde geniş bir akis bulacak olan Mevlevî kültürünü yakından tanıma imkânı bulmuştur. Kubbe-i Hadrâ adlı kitabındaki şiirleri bütünüyle Mevlânâ ve Mevlevîlik’le ilgilidir. Aruz, hece ve serbest vezni başarıyla kullanan ÂrifNihat’ın şiirine uyguladığı vezinlerde görülen bu çeşitlilik nazım şekillerinde de kendini göstermektedir. Onun şiirinde halk ve divan edebiyatı nazım şekilleri yanında modern edebiyatın nazım şekilleri de yer almıştır. En çok kullandığı nazım şekli ise rubâîdir. İşlemiş olduğu başlıca temalar arasında kahramanlık ve tarih duygusu, din, aşk, tabiat ve memleket güzellikleri önde gelmektedir. Şiirleri arasında, ebced hesabıyla tarih düşürdüğü manzumeler de önemli bir yer tutar. ÂrifNihat’ın millî değer ve şahsiyetleri konu alan şiirleriyle dinî iman ve heyecanı işleyen şiirleri, 1950’den sonra yetişen yeni nesillerde tarih şuurunun ve dinî duyguların uyanmasında ve gelişmesinde önemli rol oynamıştır. “Bayrak”, “Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor”, “Fetih Davulları”, “Selimler”, “Kubbeler”, “Süleymaniye” gibi şiirleri bu konuda yazılmış olanların en tanınmışlarıdır. “Naat”ı ise duygu ve estetik bakımından son devirlerde bu vadide kaleme alınmış en mükemmel örnekler arasında yer alır.

Edebî Üslûbu

Ârif Nihat Asya, kendine özgü keskin, zeki, nüktedan, hicivci ve şakacı bir üslûba sahip olan özgün bir sanatkârdır.Şiirlerinde günlük Türkçeyi bir sanat dili haline getirerek kullanan Ârif Nihat’ın rahat, akıcı, özentisiz ve sade bir üslûbu vardır. O, Anadolu’nun dupduru havasını ve berrak Türkçesini şiir ve nesirlerinde âdeta nefis bir şal örtü gibi dalgalandırmış, okuyucularına muhteşem lezzetler sunmuştur. Takıntısız ve akıcı dili ile hem kendisi bayraklaşmış hem de Türkçeyi bayraklaştırmıştır. Türkçenin güzel sözleri onun şiirinde dalgalı bir suda ahenkle raks eden kuğular kadar estetiktir. Şiir ve düz yazılarıyla Türk milletinin gönül dünyasına aynalık etmiştir. Şiir ve yazılarını okurken tasvir edilen ortam ve duyguların esiri olmaktan kendinizi alıkoyamazsınız. Asya, bir duygu ve coşku selidir. Önüne duranı yıkıp geçer. Söz konusu vatan ve milletse, mukaddesat ise, hiçbir bent onu durduramaz. Sözüne ve kalemine sınır koymamıştır.

Örnek Şahsiyeti

Özüyle sözü özdeş bir şahsiyet olan Ârif Nihat Asya, Türk gençliği için örnek ve model bir karakterdir. Onun yaşadığı sıkıntılı hayat, onurlu duruşu, hayat mücadelesi, kalemini milleti ve ülkesi için kullanması, yüksek şahsiyeti, özgün üslubu ve tümüyle eserleri, çocuklarımıza ve gençlerimize yol açacak nitelikte ve örnekliktedir. Bilhassa; duyguların zayıfladığı, mekanikleşme ve dijitalleşmenin yükseldiği çağımızda duygusal yoğunluk arayanlar için, o bir maden ocağı gibidir. Dinî, millî ve insanî hassasiyeti olan herkesin bu müstesna şahsiyeti okuması, tanıması ve anlaması zarurettir. Bilhassa, onun Bayrak, Fetih Marşı ve Naat adlı şiirleri, genlerimizin mutlaka ezberlemesi ve yüreğinde taşıması gereken şiirlerindendir.

Şiirleri

Heykeltraş, Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor, Kubbe-i Hadrâ,Rubâiyyât-ı Ârif, Kıbrıs Rubâîleri, Nisan, Kökler ve Dallar, Em­zikler, Kova Burcu, Duâlar ve Âminler, Yürek, Köprü, Kundak­lar, Avrupa’dan Rubâîler, Aynalarda Kalan, Dîvânçe-i Ârif, Ba­samaklar, Büyüyün Kızlar Büyüyün, Fâtihler Ölmez, Yerden-Gökten, Ses ve Toprak, Takvimler.

Nesirleri

Yastığımın Rüyası, Âyetler, Kanatlar ve Gagalar, Enikli Ka­pı, Terazi Kendini Tartamaz, Tehdit Mektupları, Onlar Bu Dil­den Anlar, Aramak ve Söyleyememek, Ayın Aynasında, Kubbe­ler, Sevgi Mektupları.

Ârif Nihat Asya’nın, daha önce yayımlanmamış yazılarıyla beraber bütün eserleri 1975-1977 yılları arasında yedisi şiir, beşi nesir olmak üzere on iki kitaplık bir külliyat hâlinde Ötüken Neşriyat tarafından basılmıştır. Bayrak şairimiz Ârif Nihat Asya’yı, ölümünün 45. Yıl dönümünde rahmetle yad ediyor, üstadın unutulmaz şiirini sizlerle paylaşıyoruz:

 

 

                        BAYRAK

 

Ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,

Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü!

Işık ışık, dalga dalga bayrağım,

 Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

 

Sana benim gözümle bakmayanın

mezarını kazacağım.

Seni selamlamadan uçan kuşun

yuvasını bozacağım.

 

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder…

Gölgende bana da, bana da yer ver !

Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar.

Yurda ay yıldızın ışığı yeter.

 

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün.

Kızıllığında ısındık,

Dağlardan çöllere düşürdüğü gün.

Gölgene sığındık.

 

Ey, şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalan;

 Barışın güvercini, savaşın kartalı…

Yüksek yerlerde açan çiçeğim;

Senin altında doğdum,

Senin dibinde öleceğim.

 

Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:

Yer yüzünde yer beğen !

Nereye dikilmek istersen,

Söyle, seni oraya dikeyim !

 

Kaynakça

 

Bakiler, Yavuz Bülent, “Ârif Nihat Asya ile Son Konuşma”, Töre,  Ankara, 1975.

Birinci, Necat, Asya, Ârif Nihat Maddesi, İslâm Ansiklopedisi, 3. Cilt, İstanbul, 1991.

Kabaklı, Ahmet A. Nihat Asya, Şiirler İstanbul, 1971.

Kaplan, Mehmet Cumhuriyet Devri Türk Şiiri, İstanbul, 1973.

Kot, Ahmet “Asya, Ârif Nihat”, TDEA, I.

Tanpınar A. Hamdi, “Yastığımın Rüyası”, Görüş, Ankara, 1930.

Tural, Sadık Kemal, “Ârif Nihat Asya”, TK, 1976.

"Ertuğrul Yaman" diğer yazıları için tıklayın.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?




PressTR.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

PressTR

tokat haberleri

tokat haber

tokat haber 60

tokat gazetesi

tokat gündem

tokat merkez haberleri

son dakika tokat haberleri

tokat haberi
tokat haberi oku