EKONOMİK KRİZ YOKSULLUĞU DERİNLEŞTİRİYOR
EKONOMİK KRİZ YOKSULLUĞU DERİNLEŞTİRİYOR

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Araştırma Birimi KAMU-ARdört kişilik bir ailenin dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için tüketmesi gereken gıda miktarlarını esas alarak belirlediği açlık sınırı ile gıdanın yanı sıra diğer ihtiyaçlarını da esas alarak hesapladığı yoksulluk sınırı araştırmasının bu yıl ekim ayına ilişkin sonuçları açıklandı.

            Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu raporuna göre; açlık sınırı ekimde bir önceki aya göre 28 lira artarak 2 bin 299 lira olurken, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 158 liralık artışla 6 bin 486 lira düzeyine çıktı. Gıda ve gıda dışı ihtiyaçların insan onuruna yaraşır bir şekilde ve yoksunluk hissi çekilmeden karşılanabilmesi için gereken toplam harcama tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise 188 liralık artışla 8 bin 785 lira oldu.

            Ekimde açlık sınırı bir önceki aya göre yüzde 1,26, gıda dışı harcamalar yüzde 2,50, yoksulluk sınırı da yüzde 2,17 oranında artış kaydetti. 2018 yılının ilk on aylık döneminde açlık sınırı yüzde 22,38, gıda dışı harcamalar yüzde 21,87, yoksulluk sınırı da yüzde 22 oranında artış gösterdi. Son bir yıllık dönemde ise açlık sınırı yüzde 25,82, gıda dışı harcamalar yüzde 24,03, yoksulluk sınırı da 24,5 oranında artış kaydetti.

GIDA HARCAMALARI

            Dört kişilik bir ailenin gıda yoksulluğu sınırının ekim ayında 2 bin 299 liraya yükselmesinde meyve, sebze, şeker ve makarna-şehriye dışındaki bütün harcama kalemlerinde yaşanan artışlar belirleyici oldu.

            Ankara’da en fazla alışveriş yapılan pazar ve marketlerden derlenen fiyatlara göre ekimde et (kırmızı et, tavuk ve balık) için yapılması gereken harcama tutarı, bir önceki aya göre yüzde 0,28 oranında artarak 671,5 liraya kadar yükseldi. Yumurta harcamaları yüzde 2,53 oranında artarak 48,7 liraya, kuru bakliyat harcamaları yüzde 7,59 oranında artarak 59,5 liraya çıktı.

Ekimde süt-yoğurt harcamaları yüzde 2,42 oranında artarak 350,8 liraya yükselirken, peynir harcamaları yüzde 8,84’lük artışla 107,1 lira oldu. Patates harcamaları yüzde 1,57 azalarak 68,9 liraya indi, kuru soğan harcamaları yüzde 7,67’lik artışla 33,7 liraya kadar tırmandı. Ekimde, bazı meyvelerin tezgâhlardan kalkmasının da etkisiyle taze meyve harcamaları yüzde 12,4 azalarak 171 liraya inerken, yüzde 0,22 oranında azalan taze sebze harcamaları ise 181,3 lira oldu.

            Ekmek harcamalarının yüzde 1,23 artışla 254,4 liraya yükseldiği ekim ayında, pirinç-bulgur harcamaları yüzde 0,46 artarak 65,1 liraya çıktı. Un harcamaları yüzde 6,68 artarak 39,9 lira oldu. Makarna-şehriye harcamaları yüzde 3,4 oranında düşerek 29,4 lirayı buldu. Katı ve sıvı yağlar için yapılan harcamalar yüzde 12,72 oranında artarak 20,85 liraya gerilerken, şeker harcamaları yüzde 0,31 azalarak 32,2 liraya indi. Bal-reçel ve benzeri maddelere yönelik harcamaların yüzde 28,37 artarak 91,4 liraya tırmandığı ekim ayında zeytin harcamaları ise yüzde 1,7 artarak 47,9 lira oldu.

            Hesaplamalar, çalışan yetişkin bir erkek için günlük 3.500, yetişkin bir kadın için 2.800, çocuk için 2.100 kalori, bir genç için de 3.780 kalori gereksinimi dikkate alınarak yapıldı. Buna göre ekimde açlık sınırı yetişkin bir erkek için 660,7 lira, yetişkin bir kadın için 528,6 lira, çocuk için 396 lira ve genç için de 713,5 lira oldu.

GIDA DIŞI HARCAMALAR

            Diğer açlık ve yoksulluk sınırı araştırmalarından farklı olarak, yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı harcamaların fiyat artışları da esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin yoksunluk hissi duymadan gıda dışındaki gereksinimlerini karşılayabilmesi için gereken harcama tutarı da ekimde eylül ayına göre yüzde 2,50 oranında arttı ve 6 bin 486 liraya yükseldi.

Ekimde giyim ve ayakkabı harcamaları 583 liraya, barınma harcamaları bin 225 liraya, ev eşyası harcamaları 718 liraya, sağlık harcamaları 207 liraya, ulaştırma harcamaları bin 498 liraya çıktı. Haberleşme harcamaları 282 lira, eğlence ve kültür harcamaları 296 lira, eğitim harcamaları 200 lira, lokanta ve otel harcamaları 652 lira, diğer mal ve hizmetlerle ilgili harcamalar 448 lira, alkollü içki ve sigara harcamaları ise 376 lira oldu.

            Gıda dışı harcamalar, bu yılın ilk on aylık döneminde yüzde 21,87, son bir yıllık dönemde ise yüzde 24,03 oranında arttı. Gıda dışı harcamalar bir yıl önce (Ekim 2018) 5 bin 299 lira olarak gerçekleşmişti.

YOKSULLUK SINIRI

            Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşayabilmesi için yapması gereken zorunlu gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise ekim ayında yüzde 2,17 oranında artarak 8 bin 589 liradan 8 bin 785 liraya çıktı. Ekimde yoksulluk sınırının yüzde 26,2’i gıda, yüzde 73,8’ini gıda dışı harcamalardan oluştu.

            Yoksulluk sınırında yılın on ayında yüzde 22 artış yaşandı. Ekim sonu itibariyle son bir yılda yoksulluk sınırında yaşanan artış ise yüzde 24,5 olarak gerçekleşti. Yoksulluk sınırı geçen yıl ekim ayında 7 bin 56 lira olarak gerçekleşmişti.

ASGARİ ÜCRET AÇLIK SINIRININ YÜZDE 18’İNİ KARŞILIYOR

            Başta gıda fiyatları olmak üzere mal ve hizmet fiyatlarında yaşanan artışlar en fazla dar ve sabit gelirlileri etkiliyor. Enflasyon karşısında korumasız olan bu kesimin satın alma gücü giderek eriyor.

Örneğin asgari ücret bu yılbaşında yılın tümünde geçerli olmak üzere yüzde 14 oranında artırılarak bin 603 liraya çıkarılmıştı. Yılın ilk 10 aylık döneminde enflasyonun yüzde 22,5’i bulmasıyla birlikte net asgari ücrette reel olarak yüzde 7 oranında bir erime yaşandı. Ocak ve temmuz aylarında yapılan zamlarla birlikte memur ve emeklilerin maaş ve aylaklarında da ortalama yüzde 15 oranında bir artış yaşanmıştı. Yine yılın ilk 10 aylık dönemindeki enflasyon bu zamma rağmen memur maaşları ve emekli aylıklarını reel olarak yüzde 6,2 oranında eritti. Bu erime kasım ve aralık aylarındaki enflasyon oranlarıyla birlikte daha da artacak.

            Asgari ücret bu yılbaşında açlık sınırının yüzde 85,3’ünü karşılayabiliyordu. Bu oran ekim ayında yüzde 69,7’ye kadar geriledi. Yine asgari ücret bu yılbaşında yoksulluk sınırının yüzde 22,3’üne yetebilirken ekim ayında bu oran yüzde 18’e düştü.

            En düşük memur maaşı da yılbaşında açlık sınırının yüzde 151’i kadar bir büyüklük oluşturuyordu. Şimdi ise açlık sınırının yüzde 123,5’i düzeyinde bulunuyor. En düşük devlet memuru aylığı bu yılbaşında yoksulluk sınırının yüzde 39,4’üne denk geliyordu, ekim ayında ise bu oran yüzde 32’ye indi.

            Türkiye’deki maaş ve ücretlerin 2019 yılı başında 2018 yılı başındaki satın alma gücüne kavuşabilmesi için en az yüzde 25 oranında artırılması gerekiyor.