“OKUMAYAN İNSAN  KURU AĞACA BENZER”
“OKUMAYAN İNSAN KURU AĞACA BENZER”

“Kutsal kitabımızın ilk emri oku, biz daha ilk emri kavrayamamışız.” 

Prof. Dr. Ertuğrul Yaman söyleşi ve imza günü kapsamında okurları ile bir araya geldi.

Novada AVM Çizgi Kitap Kırtasiyede Cumartesi günü düzenlenen programa Ertuğrul Yaman’ın yanı sıra kardeşi emekli öğretmen Sami Yaman, Tokatlı şair-yazarlar ve kitapseverler katıldı.

Prof. Dr. Ertuğrul Yaman konuşmasına okumak ve yazmak üzerine paylaşımlarda bulunarak başladı. İnsanların ve toplumun gelişmesi için okumanın gerekliliklerinden bahsetti. Kutsal kitabımızın ilk emrinin ‘OKU’ olduğunu, insanın okumadan hayatı anlayamayacağını ve anlamadan da hayatın tam anlamıyla yaşanamayacağını söyledi.

Toplumun önemli bir kısmının hiç okumadığı bilgisini veren Prof. Dr. Yaman, “Mizaç olarak olaylara pozitif bakarım, ancak konu okumak olunca çok fazla olumlu şeyler göremiyorum Türkiye’de. Bizim inancımızın Kutsal kitabımızın ilk emri oku, biz daha ilk emri kavrayamamışız. Şu anda bizim toplumu tarif et deseler bırakın çok ya da az okumayı toplumun önemli bir kısmı okumayı unutmuş durumda. Okumayı unutan bir toplumla karşı karşıyayız. Peki, ne yapıyor bu toplum okumayı bıraktı da? Bolca konuşuyor, ayrıca herkesin elinde modern cep telefonları var. Buradan takip ediyoruz, mesaj yazıyoruz, hazır mesajları birbirimize postalayıp duruyoruz. Düşünmeye gerek yok. Birisi sizin için zaten hazır Cuma mesajı yazmıştır. Onu alıp kopyalayıp gönderirsiniz. Okumak zor iştir. Ondan daha zor olan bir iş var yazmak” dedi.

OKUMADAN HAYATI ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL

            Neden ve niçin okumalıyız konusu üzerine sunum yapan Yaman, hayatın okumadan anlaşılamayacağını belirterek, “Toplumun geneli tesadüfen yaşıyor çünkü okumuyor. Hayatı doğru anlamlandıramıyor ve yitik hayatlarla dolu bir toplumla karşı karşıyayız. Oysa hayat çok değerli. Hayat kelimesi Arapça, kök anlamı da canlılık demektir. Bizi bu kadar güzel yaratan Rabbimin ilk emri tesadüfen ‘Oku’ olamaz. Dünyada tesadüfe yer yok. Toprak suya nasıl hasretse, insanın kalbi ve beyni de okumaya o kadar hasrettir. Bu kadar önemli bir şeyi biz nasıl gıdasız bırakabiliyoruz, maalesef beyinlerimiz gıdasız kalıyor. Beyni gıdasız kalan insanı yönlendirmek kolaydır. Bu gün toplum da bunu yaşıyor Türkiye’de, birçok insan okumadan uzak kaldığı için birilerine bağlanıyor” ifadelerine yer verdi.

OKUMAYAN İNSAN KURU AĞACA BENZER

Okunan her yeni kitabın insanlara yeni dünyalar, ufuklar açtığını belirten Yaman, okumayan insanın kuru bir ağaca benzediğini, o kuru ağacın da meyvesinin olmayacağını, meselenin o ağacı yeşil kılabilmek olduğunu ifade etti.

Aile, okul ve çevre ortamlarında okuma kültürünün yerleştiğini kaydeden Yaman, çocuklarına iyi örnek olmak isteyen anne ve babalara çocukları ile birlikte kitap okumaları tavsiyesinde bulundu. 

Kitap okuma ve yazma üzerine konuşan Yaman, “Okuyun ki çocuklarınızın beyni de gıdasını alsın, yarın birilerinin esiri olmasın. 15 Temmuz denilen bir musibet yaşadık bu ülkede. Bunun arka planını araştırdığınız zaman şu çıkıyor. Beynini birilerine kiraya veren insanlar. Okumak bir kültür etkinliğidir, bir medeniyet göstergesidir” dedi.

            Yaman ayrıca kitap okumanın insanın kendisini bilmesini sağladığını, okumanın insanı gerçek bilgiye götürdüğünü, okumanın huzurun kaynağı olduğunu sözlerine ekledi.

            Okumanın algılama ve anlamayı güçlendirdiğini kaydeden Yaman, kitap okumanın insana geniş ufuk kazandırdığını, özgüveni geliştirdiğini, özgün düşünmeyi kolaylaştırdığını ifade etti.

            Söyleşinin ardından Prof. Dr. Ertuğrul Yaman kitaplarını okurları için imzaladı.