VİCDAN KONVOYU KADINLAR İÇİN ÇAĞRI YAPACAK
VİCDAN KONVOYU KADINLAR İÇİN ÇAĞRI YAPACAK

Tokat Memur-Sen Kadın Komisyonunca yapılan açıklamada Vicdan Konvoyu katılımcılarının Suriye’de savaş nedeniyle mahpus durumda olan kız çocuklarının, kadınların serbest bırakılması ve savaşlarda kadınların korunmasında etkin tedbirler alınması için çağrısında bulunacağı bildirildi.

            Yazılı yapılan açıklamada, 2011’den bugüne, yedi yılı geride bırakan Suriye savaşında insanlık dramı yaşandığı belirtildi. Savaş süresince bir milyona yakın insanın rejim ve müttefikleri tarafından katledildiği, milyonlarca kişinin zorunlu göçle mülteci konumuna düştüğüne işaret edilerek, şu ifadelere yer verildi:

            "Tüm savaşlarda olduğu gibi, Suriye savaşında da en büyük mağduriyeti kadın ve çocuklar yaşadı. Suriye insan hakları kuruluşlarının verilerine göre, Mart 2011’den 2017 sonuna kadar Suriye rejimi zindanlarında 13.581 kadın tutuklandı ve istismara uğradı.  Resmi kayıtlara geçtiği kadarıyla rejimin cezaevlerinde hala tutuklu olan 417'si kız çocuğu en az 6736 kadın maalesef bu vahşeti yaşamaya devam ediyor.

            BM Suriye araştırma komisyonu verileri de resmi cezaevlerine dair bu rakamın çok üstünde bir sayının ve dramın söz konusu olduğunu teyit ediyor. Zira damgalanma korkusu ve utanç nedeniyle kayıtlara geçmeyen binlerce vaka olduğuna inanıyoruz. Suriye’de kadınlar ve kız çocukları, sadece rejim askerleri tarafından değil, çeteler ve terör örgütleri tarafından da alıkonuluyor, kötü muameleye maruz kalıyor.

            Suriye’de kadınlar, BM ve diğer uluslararası yardım kuruluşları adına kapılarını çalan kişiler tarafından cinsel istismara maruz kalıyor. Yardım dağıtımındaki bu korkunç talepler nedeniyle kadınlar yardım talep etmeye dahi korkuyor.

            Bizler, farklı görüşlere, mesleklere, STK’lara mensup lakin ortak paydası vicdan olan 52 ülkenin kadınları olarak, Suriye’deki tutsak kadınların yaşadığı zulmün son bulması için vicdan sahibi herkesin sesi olarak yola çıktık.

            Konvoyumuz insanlığın ortak paydası ve değeri olan Vicdan adını taşıyor. Vicdanı diriltmeye muhtacız zira onun kaybının bedelini tüm insanlık olarak ağır bir şekilde ödüyoruz.

            Vicdan mekanizmasının doğru işlediği bir dünyada yaşıyor olsaydık sivilleri katleden savaşlar yaşanmazdı…

Katliamların, zulümlerin neden olduğu göçler olmazdı…

Aylan bebekler kıyıya vurmazdı…

            Dünya, Myanmar’da, Somali’de, Filistin’de, Doğu Guta’da, Suriye zindanlarındaki kadınların ve kız çocuklarının çığlıklarına sağır kalmazdı…

            8 Mart dünya kadınlar gününde, uluslararası boyutta kadınların maruz kaldığı her türlü ayırımcılığın sona ermesi için birçok temennilerde bulunuluyor ve eylemler yapılıyor. Bizler de Suriyeli kadınların hapis, işkence, infaz, tecavüz gibi savaş suçlarına maruz bırakılmalarına tüm dünyanın dikkatini çekmek istiyoruz.

            Yanı başımızda bir dram yaşayan Suriyeli kız kardeşlerimize seslerini duyduğumuzu, canımızın yandığını, dertlerini dert edindiğimizi göstermek için yola çıkıyoruz. Çığlıklarının duyma eşiklerimizin altında kalmadığını göstermek için, insanlığa dair umutları tükenmesin diye, Hatay’da olacağız.

Tüm ideolojik bariyerlerin ötesinde, insanlık ailesinin vicdanlı bireylerinin sesimize kulak vermesi, Suriye’de savaş nedeniyle mahpus durumda olan kız çocuklarının, kadınların serbest bırakılması ve savaşlarda kadınların korunmasında etkin tedbirler alınması için çağrıda bulunacağız. Biliyoruz ki, bazı çığlıkları sadece vicdan sahipleri duyar ve inanıyoruz ki, insanlık yaşadığı buhrandan ancak merhamet ve vicdan ile çıkar."