"KADINLARIN BAŞ TACI EDİLDİĞİ BİR TÜRKİYE ARZU EDİYORUZ"

Türk Eğitim Sen Tokat Şubesi Kadınlar Komisyonu Başkanı Ayfer Seferoğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutladığı açıklamasında, "kadınların baş tacı edildiği, toplumsal statülerinin yükseltildiği, karar mekanizmalarına dâhil edildiği, şiddet kurbanı kadınların değil, kadınların başarılarının konuşulduğu bir Türkiye görmeyi arzu ediyoruz." ifadelerini kullandı.

            Seferoğlu, yazılı yaptığı açıklamada, toplumun içinde özel bir yere sahip olan kadınların ilk öğretmen, sevgi kaynağı, cennetin anahtarı ve evlerin direği olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

            "Türk toplumunun kadına verdiği önemi yansıtan güzel bir söz vardır: “Ev toprağın üzerine kurulmaz, bir kadın üzerine kurulur.” Evi ev yapan evin duvarı, tuğlası vs. değildir, evi ev yapan kadındır. Kadın Türk toplumlarında ezelden beridir “evin direği” olarak görülmüştür. Direk ki öyle basit bir nesne değil. Göçebe dönemlerde çadırların ayakta durmasını sağlayan ortadaki direk kastedilerek toplumun hatta dünyanın ayakta durmasını sağlayan yegâne ana unsur olarak görülmüştür.

            Türk toplumlarında kadına karşı sarsılmaz bir saygı, sevgi ve sadakat vardı. Türk toplumlarında kadınsız bir iş görülmezdi. Kadın erkeğin tamamlayıcısıydı. O sürekli erkeğin yanındaydı.

            İslam’ın kabulüyle kadına verilen değer bir kat daha artmıştır. Allah’ın Resulü : “İnsanlar tarağın dişleri gibi eşittirler” diyerek kadının yerini ve önemini tam manasıyla ortaya koymuştur.  Ayrıca Hz. Peygamberimiz: Şüphesiz ki, kadınlar, erkeklerin dengi, benzeri ve tam bir eşidir” diyerek kimsenin kimseye bir üstünlüğünün olmadığını vurgulamıştır. Dinimiz diğer sistem ve görüşler gibi kadınlar günü adı ile sadece kadına bir gün değil 365 günü kadınlara vermiştir. Kadına hak verdik, ona gün ayırdık diyen ülkelerde kadın, sahip olduğu hakları sokaklarda yürüyerek elde etmiştir.

            Batı kadını hakkını sokaklarda yürüyerek, kocası ile kavga ederek alırken İslâm: “Cennet anaların ayağı altındadır” buyurarak kadına her hakkı vermiştir.

            Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, söylemiş olduğu birçok söylemde toplum içinde kadına verilen değeri ifade etmiştir. Örneğin Atatürk, Şubat 1923'te şöyle demiştir; “Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun, bir organı faaliyette bulunurken, diğer bir organı işlemezse, o sosyal toplum felçlidir.” Sözleriyle kadının toplumdaki yerinin önemini göstermiştir. Son olarak Mustafa Kemal Atatürk; “Kadınlar içtimai hayatta erkeklerle birlikte yürüyerek birbirinin yardımcısı ve destekçisi olacaklardır.” sözleriyle kadına verilen değeri göstermektedir.

            Türk Eğitim-Sen olarak başta vatanımızın bölünmez bütünlüğü için şehit düşen kahraman Mehmetçiklerimizin anneleri olmak üzere, tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor; kadınların baş tacı edildiği, toplumsal statülerinin yükseltildiği, karar mekanizmalarına dâhil edildiği, şiddet kurbanı kadınların değil, kadınların başarılarının konuşulduğu bir Türkiye görmeyi arzu ediyoruz."